Anasayfa Sizden Gelenler Tükenmez Kalem…

Tükenmez Kalem…

Yazar: Meriç Gizem KOYUTÜRK

 

İki gün önce börekçide “Anne bırak da kendi zevkime göre alayım” diyen kızın bu sözleri miydi bana hayatımı sorgulatan yoksa yıllardır içimde yaşattığım o küçük kızda gördüğüm çocukluğum, gençliğim, kadınlığım mı bilmem…

Hepimiz başkasının kaptanlığıyla hayat yolculuğuna başlarız; ama çoğumuz  yolun belli noktalarında dümeni elimize alıp kendi rotamızı belirleyerek yolumuza devam ederiz.

Zorunluluklarla başlayıp kabullenmeyle bitirdiğiniz hayat akışlarınız oldu mu hiç? Başkalarının hayatını yaşadınız mı hiç?

 

Benim hiç kendi hayatım olmadı bugüne kadar. Hayatı tanıma, öğrenme aşamasında olduğum çocukluğumda ablamın eskilerini giyer, oynayıp hevesini aldıktan sonra mutlaka alındığı gibi bırakmadığı oyuncaklarla oynardım. Bayramlarda geleni yeni kıyafetlerle karşılamak, yeni kıyafetlerle komşu kapısını çalmak babamın ilkesiydi; ama benim yenim ablamın eskilerinden çıkmalardı.

Okula başladığımda da ablamın kitaplarını, artan defterlerini, kimi bitmek üzere olan kimi beğenilmeyip yarım bırakılan kalemlerini sahiplenmek zorunda bırakıldım. Ablamın kalemleri benim kullanma kıvamıma gelene kadar yeni sahiplenmelerim olamazdı. Sahiplendiğim kalemler çabuk bitmesin diye de geceleri ablam yattıktan sonra onun daha sonra sahibi olacağım kalemleriyle ödevlerimi yapardım. Arkadaşlarım, çoğu zaman bitmeyen kalemlerime rağmen biten ödevlerime şaşarlardı.

Çocukluğumda başlayıp genç kızlığımda devam ettim ablamın ikincisi olmaya ve birilerinin ikincisi olduğunuz zaman neyin yüreklerde ukde kaldığını, neyin boğazlarda düğüm olduğunu kestiremezsiniz inanın… Lise bittikten sonra evlendirilmeden önce üç hafta çalışma şansım oldu ve benim kendi kazandığım paramla kendime aldığım tek şey çocukluğumda ablamınkiler bittiği için hiç kullanamadığım “tükenmez kalem” oldu.

Biliyor musunuz hayata nasıl başlarsanız daha doğrusu başlatılırsanız o yolu hep takip ediyorsunuz ufak değişikliklerle. Hayat arkadaşımı seçme şansı verilmediği gibi evlenip koca kapısına gelince de kendi düşüncelerim, duygularım, zevklerim olmadı, olamadı. Kocamın beğendiği evde oturuyorum, onun beğenip aldığı eşyaları kullanıyorum, onun aldığı mutfak malzemelerine göre yemek yapıyorum, onun belirlediği kurallara göre çocuklarımı büyütüyorum, beğenip aldığı şeyleri giyiyorum.-çocukluğumdan tek farkıysa yeni olmaları; ama her şeye rağmen benim değil dolabımdakiler.-  Kısacası kocam planlarını, hayallerini gerçekleştirip hayatını yaşarken onun yanında olup ona eşlik ediyorum…

Memnun olmalarım ve tebessümlerim benim yapımda olduğundan çok, yıllardır boyun büküşlerimin, sessiz kalışlarımın hayatımda bıraktığı izlerdir. O yüzden bugüne kadar ailemin bilmediği gibi ne eşim ne çocuklarım bilmezler yıllardır kullandığım oturma grubunu, halıları, yıllardır eşim aldığı için giymek zorunda olduğum çoğu kıyafetimi kahverengini sevmediğim için aslında hiç sevmediğimi. Bilmezler, zamanında baba evinde sonrasında koca evinde pişirip yemek zorunda kaldığım fasulyeyi aslında hiç sevmediğimi. Hiçbir zaman söyleyemedim; çünkü benim adıma kararlarımı alan birileri oldu hayatımda hep ve inanın bana sığındığınız duygularınız varsa hayatta, söyleyecek sözleriniz de sınırlı demektir.

Bugün eşim iş için bir haftalığına şehir dışına gitti ve bıraktığı kira ve ödenecek faturaların parasını cebime koyup belki de hayatımda ilk kez sığındığım duygularımdan sıyrılıp kendim için bir şeyler yaptım. Gerçekten sahip olduğum tek eşyam olan, yıllar önce aldığım “kendi kalemimle” bir boşanma dilekçesi yazıp mahkemeye başvurdum ve hayatımın geri kalanında kaptan olabilmek umuduyla “bizimle çalışmak isteyen eleman aranıyor” yazısının asılı olduğu küçük kızı gördüğüm o börekçiye koştum…

 

BU YAZILARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

2 Yorumlar

merve 13 Temmuz 2012 - 17:47

Emin olun ben üniversite mezunu olduğum halde eşimle evlenmeden önce 6 yıl çıkmama rağmen ben hep onun istediği şeyleri yaptım çalışma dedi yaptım mastır yapma ingilizce öğrenme formasyon alma benim istediklerimi giy seçın hep toplu olsun erkeklerle sakın konuşma vb aptal saptal şeyler sonucu ne oldu evlendim daha 1 haftalıkken şiddete hakarete mağruz kaldım daha sonra 1.5 aylık evliyken kayınpederime altınlarımı vermedim diye yaşatmadıkları eziyet kalmadı son çare aileme sığındım gece 12 de beş parasız bi şekilde o kadar kıskanç olan adam beni sokakta tek bıraktı sırf babası yalandan kalbim ağrıyor numarası için sizce ben bunları hakedecek ne yaptım diye soruyorum aslında cevap net her dediğini yaptım ilk yapmayısımda terk edildim şuan hayata tutunmaya çalışıyorum boşanmak için 1 senenin dolmasını bekliyorum umutlarım tükenmiş yorgun bitkin halde

Cevapla
GAMZE 26 Aralık 2012 - 15:50

MERVE CANM SAKIN CANINI SIKMA BEN BR BAYAN ICIM GTTI SANA BNDEAYNISINI YASADM HATTA DAHA BETERINI AMA DAHA YSM 23 UDUSUN 5 AYDA HAYATM MAF OLDU BANA ÖLÜMÜ YAŞŞTIKAR AMA ASILIYRRR INN BITANEM

Cevapla

Yorumunuzu Bekliyoruz !