Anasayfa Sizden Gelenler Özürlü çocuk Solo anne ve hayat…

Özürlü çocuk Solo anne ve hayat…

Yazar: Ayşe Türkmen

En büyük duadır eli ayağı düzgün doğsun
Allah analı babalı büyütsün demek
Duaların anlamları siz hayatı yaşarken şekillenir içinizde.

Sakat bir çocuğu olan için sağlıklı doğmuş bir çocuk analı babalı büyüsün demekten daha iyi bir temennidir.
Özür bedende değil aslında yürekte, özde, beyindeyse bedende olmasından çok daha büyük yaralar açar toplumda bunu bilende düşünende yoktur oysa.

Eğitimin herseyin başı olduğunu gördüm bugün. Arkadaşımın kızının videosunu internette izlerken. Ne sevimli bebekti ve hastalığına rağmen ne gayretli.

Kızım geldi aklıma, haline halime şükrettim.
Sağlıklıydı kızım. Yüreği öfke dolu, hırs dolu özürlü ebeveynlere sahip olmasa belki de sıradan bir çocuk olarak yaşamı kucaklayacaktı.

Kah kırılan bir camın sesi, kah içkili kapıya dayanan baba gerçeğiyle
öfkesini kontrol edemediği için babasından dayak yiyen bir çocuk olarak yaşıyor hayatı.

Annesi hep güçlü olmak zorunda olan.
Annesi hassas, annesi çaresiz. Annesi azıcık hasta olsa kızı panikte, dertli.
Sana bir şey olursa beni babam mı büyütecek diye ecel teri döken?
Ben sarılıyorum ona, hasta halimde evde seken bir minik serçe oluyorum adeta.

Simdi gözüm arkadaşımın kızında, onun için yaptıklarında verdiği eğitimle nerden nereye geldiğinde. Zira mutlu bir bebek var, mutlu bir ailede büyüyen.
Hayatın zorluklarına sevgiyle hazırlanan.
Sonra kızım geliyor aklıma, sağlıklı ama bunca hengamede korumaya çalıştığım. Mahkeme önünde, hastane koridorunda…gözü yaşlı…

Ne olur boşanırken iyi düşünün demiyorum artık insanlara
Kolay ayrılacağınız, ayrılığı kabullenen, evlatları için canını siper edecek yürekli insanlarla evlenin, arkadaşlık edin diyorum.

Ve hayatımda asla ama asla sorun istemiyorum.
Evimde kavga istemiyorum. Gece kapıma kimse dayansın istemiyorum.
Kızım sağlıklı olduğu oranda mutlu olsun ve onun mutsuzluğunu tolere etmek zorunda kalmadığım bir hayatı zevkle yaşamak istiyorum.

Asıl özrün ne olduğunu öfkesini yenemeyen, boşanmayı kabullenemeyen bir adamın gözlerinde öğrendim ben.

BU YAZILARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

7 Yorumlar

qurabiye 28 Temmuz 2011 - 09:39

Ne kadar güzel ifade etmişsiniz Ayşe Hn. KABULLENMEK mutluluğa tutulan bir fener hayatımızda.

Cevapla
Şerife 28 Temmuz 2011 - 11:50

Herşey güllük gülistanlıkken iyi. İnsanların hepimizin gerçek yüzü damarımıza basıldığında çıkıyor. O gibi durumlarda karşımızdakini acıtmadan durumun üstesinden gelebiliyorsak sıkıntı yok. Ölüme bile o insanla gidilir. Ancak tam zıttı ise arkamıza bile bakmadan oradan uzaklaşmamız gerekir:)) Doğru insanı bulabilmek ümidiyle….

Cevapla
büşra tokdemir 29 Temmuz 2011 - 05:10

Kesinlikle en büyük sorun sadece o sıfatı yanı (babalık sıfatını) taşımayı iş zanneden onun dışında hiçbirşey yapmayan zavallılarda ama zararları kendılerıne değil eş ve çocuklarına 🙁

Cevapla
ayşe türkmen 29 Temmuz 2011 - 07:23

kabullenmek zor, kabullenmek acı veriyor çoğu zaman.
hep istediğim olsun diyor herkes, umarım hayatımızda bu süeçler olduğu müddetçe az acı çekelim. sadece sevdiğimiz aşık olduğumuz insanları değil, dostlarımızın gerçekleri ile yüzleşirken de az üzülelim az üzelim.

Cevapla
ayşe türkmen 29 Temmuz 2011 - 07:25

Şerife hanım
iş damarına basılmadan o ilişkileri sürekli kılmakta bence. yada damarına basıldığında nezaketini koruyabilmesinde.
ellere ayan avaz avaz bağıran, ilişkide çirkinleşen insanlar dediğiniz gibi bizden uzak Allaha yakın olsun

Cevapla
NEROS 31 Temmuz 2011 - 10:02

Ayşe Hanımcığım,uzun zamandır yazılarınıza hasret kalmıştık.Dönüşünüzü kutlamak gerek.HOŞ GELDİNİZ.

Cevapla
ümit 02 Ağustos 2011 - 23:11

güzel laflar, lafla peynir gemisininde yürümesi ğüzel, neden damarına inadına basılan lar haksız,bazı gerçeklerle yüzleşmek insana acı veriyorsa neden tekrar ederiz bu yüzleşmelere neden olan olaylara veya kişilere bunlarla neden yüz göz oluruz,unutmaya yüz göz olmamaya inatlaşmamaya neden uğraşmayız.Sadece amaç kazanmakmı veya kaymetmek mi bazen kaybedenlerden olmak lazım çünkü kazanmayı o zaman öğreniriz ve değerini biliriz,sahte gülücüklerle yanımıza yanaşanlar neden hep haklıdırlar,adı üstünde sahte dir onların herseyi sadece sırtımızı sıvazlarlar hatalarımızı yüzümüze vurmazlar ondan değerli sayarız onları neden hatalarımızla yüzleşmeyi sevmeyiz, hatalarımızla yüzleşebilsek hata yapmamayı da öğreniriz.Gerçek dostlar insana hatalarını söyleyebilendir.

Cevapla

Yorumunuzu Bekliyoruz !