Anasayfa Sizden Gelenler Neden Sıcak Bir Yuva Kurmayalım?

Neden Sıcak Bir Yuva Kurmayalım?

Yazar: Editör

Bir evlilikte; kız tarafı erkeğin ailesiyle bir olduğunu, erkek tarafında kızın kendi ailesiyle bir olduğunu söyler dururlar anlamam doğrusu elde avuçta bir konu, bir sorun varsa neden kız kendi ailesiyle, erkek kendi ailesiyle paylaşır. Tabii ki bu paylaşımları her iki tarafta işlerine geldiği gibi kendilerini %100 haklı gösterecek şekilde ifade ederler.
Bir yuva kurulmuş olabilir veya kurulma aşamasında olabilir, hatalar tabii ki olacak neticede hepimiz birer insanız. Birde anlamam anne, baba veyahut kardeşler istemiyor diye evlilikler bitiyor bitmez demeyin inanın bitiyor. Aile olma yolunda ailelerimizi neden karıştırırız, onlarda ailemiz olmayacaklar mı?
Ya oturup karşılıklı neden sorunları dile getiremeyiz. Hatalar varsa hatalıyım diyemeyiz.
Kıskançlıklar olacak tabii ki bu sevgidir bizler insanız kıskanırız tabii ki domuz değiliz sürü olarak yaşayan hayvan toplulukları da değiliz.
Yanlış arkadaş seçebiliriz. Eşimizin bize söylediğinde neden yanlış anlarız. Yanlış arkadaş diyorum, hatalı arkadaş demiyorum arasında dağlar kadar fark var. Yeni tanıdığımız kişilere hitap ve yaklaşımlarımızda çok samimiyetli kelimeler kullanılmayacağını söylendiğinde kızarız, biz ailemizden böyle gördük denilir güzel tabii ki ama ailemizden gördüğümüz yıllardaki insanlar yok artık.
Yazı yazan arkadaşların yazılarını okudukça görüyorum ki hiç biri hata yapmamış bir tanesi de ben burada hatalıydım diyemiyor. Ne var yani hatalıyım demekte küçülür müyüz; bence hayır büyürüz, karşımızdaki anlamaza bile inanın büyürüz. Benim dediğim olsun diyerek diretmesek ona göre şekle sokmaya çalışmasak ilişkimizi.
Birde maddiyat var tabii ki tartışmalarımızda ne ki bu maddiyat önem veririz tabii ki önemli bir şey ama sevgi, aşk ve sağlık tan önemli değil inanın bence…..
Diyorsanız eğer yukarıda yazdıklarınıza siz riayet ettiniz mi diye edemedim inanın. Bu yüzden burada paylaşmak istedim. Ama bir şeyden çok emindim ben onu ve ailesini çok sevdim. Onun üstünde bir şemsiye gibi açıldım gelecek tüm yıllardır çektiği dertlere, sorunlara ve belalara önce kendimi siper ederek kolladım. Mahrumiyetten medeniyet bölgesine giderken bile yaptığım maddi veya manevi en kötüsü manevi olandı inanın bir teşekkür bile görmedi. Onları iyilik olsun diye yapmamıştım. İnanın hiç bir arkadaş dost yapmazdı bunları ancak benim gibi affedersiniz kusura bakmayın aptal âşıklar yapardı. Ama bunlar onu bunaltı, sıktı anlamadım doğrusu geleceğimizi hazırlarken geçmişteki pürüzleri yok etmek Alaaddinin sihirli lambasından istenmiyordu belli mücadele istiyordu.
Bazen tartışmalarımızda birbirimize olan saygınlığımızı yitirmemek için bulunduğum ortamdan kaçtım. Ama inanın haklı veya haksız oluşuma hiç bir zaman bakmadan ertesi günü özür dileyerek arayan veya yanına giden ben oldum. Bunu yaparken eline çok büyük bir koz vermiştim bilmeyerek.
Bence sevgi sevdiğin insanı her şeyden öne koyabilmektir. Ben yerine hep sen diyebilmektir. Her şeyden önce onun rahatını mutluluğunu düşünmek, onunlayken huzurlu olmak, onunla geçen saatleri hiç bitmesin demek, ayrıldığın saniyeden itibaren özlemek, kalp atışlarındaki ritmin artışı, sıkıntısında sevincinde yanında olabilmek, sevdiğinin varlığıyla gurur duymaktır.
Sevmek inanmak.
Sevmek tek yürek olmak.
Sevmek paylaşmak.
Sevmek hak etmek.
Sevmek gözyaşı.
Sevmek onu koklamak.
Sevmek dertlerin üstüne birlikte gidebilmek.
Sevmek hastayken onun baş uçunda beklemek.
Sevmek kâbus gördüğünde saçlarını okşayarak yanında olduğunu belli etmek.

Sevmek belki daha neler neler saymakla bitmez.

Sorunların % 90 bitip %10 u kalmıştı ki, %10 da benim halletmem gerekli olan onu ortak etmeyeceğim benim sorunlarımdı.,

İstanbul’dan Yaşar Bey.

BU YAZILARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

11 Yorumlar

selma 10 Temmuz 2011 - 23:21

Yaşar bey bence gerçekten siz dediğiniz gibi ipleri koz olarak vermişsiniz baştan beri Aşk bu işte Ak a da konar …….da konar.sizin ki siz ce hangisine konmuş.

Cevapla
Ümit 11 Temmuz 2011 - 14:05

Güzel soru ama cevabım AK olacak ben sedace sevdiğim hoşlandığım ve aşık olduğum biriyle mutlu bir yuva kurmak için bu arkadaşlığa başlamıştım.Ama kurmayı beceremedim doğrularımla,yanlışlarımla ve daha da önemlisi hatalarımla

Cevapla
berrock 11 Temmuz 2011 - 21:46

Çünkü bir taraf her zaman daha fazla sever diğer taraftan.ve evet hatalar yaparız, insanız en sonunda.ama o hatalara da bir taraf daha az tahammül eder.ancak karşılıklı sabır gösteren nadir çiftler beraber ölürler…

Cevapla
Ümit 12 Temmuz 2011 - 08:14

Haklısınız bende kabul ediyorum.
Ve diyorumki :Sevgi emekmiş… Emek ise vazgeçmeyecek kadar ama, özgür bırakacak kadar sevmekmiş.. ÖZGÜRSÜN SONUNA KADAR..!!!

Cevapla
22 22 Temmuz 2011 - 21:40

sadece yürekte diyorum yürek olmadığında aşk sevgi hiç bir sey olmuyor hersey birer vesile oluyor…

Cevapla
ümit 02 Ağustos 2011 - 23:30

Bazen sorarım kendi kendime nereye gidiyor insanlar,çevreme baktıkça insanları kendimçe 3 e ayırıyorum. Sadece kendi çıkarları için hareket eden insanlar bunlar bukelemün gibi her zaman her şekle girerler iyi-kötü onlar için önemli değildir yeter ki alacakları nı alsınlar onlar için her seyden önce menfaatleri gelir. Diğer bir kesim sadece cevre edinmek için hayatlarına yön verirler satışı her zaman her yerde yapabilirler arkadaşlık önemli değildir günü kurtaran arkadaşlar olsun yanında amaçları yanlız kalmamaktır. Bazıları da vardır ki çevresinde 3-5 kişi olsa yeter onun için çünkü bilir ki bunlar Candır onun için satış yapmazlar,menfaat gütmezler,maddiyat buğün vardır yarın yoktur herseyden önce sağlık derler ama arkadaşlarını yürekte bir bütün olarak severler.

Cevapla
HÜSEYİN 15 Ağustos 2011 - 11:37

Mümkün değil sorunlu kişilerle birliktelik kurmak olanaksızdır.Ben hatalıyım diyemezler.

Cevapla
Erdem 15 Ağustos 2011 - 11:40

Evlilik , saygınlığın ve ahlaki değerlerin korunduğu , sevgi ve güvene dayalı, ruhsal ve bedebsel paylaşımların doğallığının yaşandığı bir yaşam birliğidir .

Gerçek şu ki insan yalnız bir yaşama uygun bir varlık değildir. Her insanın ruhsal olarak bir arayışı, istemi vardır. Kişi öncelikle kendi içinde ne aradığını ve neyi istediğini net bir şekilde ortaya koymalıdır. Daha sonra toplumsal yapının bir parçası olarak arayışını ve isteğini nasıl ve ne şekilde gerçekleştirebileceğini sorgulamalıdır. Her ne kadar birey olarak kendi hayatımızı yaşasakta toplumun bir parçasıyız. Toplumsal olguları hiç bir zaman gözardı edemeyiz.

İnsan olmak bir değerdir ve bu değeri korumak her insanın asli sorumluluğu değilmidir? Bir insan olarak kendimiz için neyin önemli olduğuna öncelikle kendi içimizde bir karar vermeli ve bunu toplumsal yapı içerisinde nasıl yaşayabileceğimizin ve gerçekleştirebileceğimizin yolunu tespit etmemiz gerekmez mi?

Bir evlilikte, ömür boyu süren mutluluk ve aşk mümkün müdür? Mutluluk ve aşk temelde ruhsaldır. İnsanları birbirine çeken ve birbirinden iten asıl neden ruhların uyumu ya da uyuşmazlığıdır. İnsanlar evlenirken ruhsal kriterlerden ziyade sosyal ve ekonomik kriterlere göre seçim yapmaktalar. Sonrasında bu evlilikten kurtulabilmek için nerdeyse her şeyini vermek için gönüllü bir hale gelmektedirler. Doğru insan ile yapılan bir evlilikte ömür boyu sürecek aşk ve sevginin mümkün olduğuna inanıyorum ben. Karşımıza çıkan bir kişinin doğru insan olup olmadığının cevabınıda yine kendi içimizde bulabiliriz. Aşk varsa gerisi teferruattır. Amaç aşk ve mutluluk ise insan önce kendi içine, ruhuna bakmalı ve anlamalı objektif bir şekilde ve diğer kriterleri bir kenara bırakarak.

Cevapla
ÖZGÜR 18 Ağustos 2011 - 14:16

Onursuz Bir Sevdanın İhanet Tazgahında…
Şimdi bir kuş gibi kanat çırpıyorum
Sisleri dağılmış gökyüzümün
Panzerlerin paletlerinden kalkmışım
Silinmiş sırtımdan cop izlerim
Kurtulmuşum yalanların işkencesinden
Yediğim her darbeden daha güçlü kalkmayı öğrenmişim…

İhanete uğramayan mı var dostlar
Sevgisiz kalplerin gölgesinden
Aldım tasımı tarağımı
Hiçbir köle pazarında anılmaz adım
Direniş dedim
Acıyı damıttığım saatlerde

Ve sindirdim katran karasını
Ciğerlerimin en ücra köşelerine…

Şimdi kanat çırpıyorsam
Daha bir dik yürüyorsam yollarda
Gözlerime ağlamadan bakmayı
Omuzlarıma çökmeden oturmayı
Dudaklarıma ıslıklar ısmarlamayı öğretiyorsam
Daha bir onurlu duruyorsam aynalarda
İhanetlerin gölgesinde büyütüldüğümdendir…

Oysa bende isterdim elbet
En temiz sayfalarda okunsaydı adın
Gözlerim kan çanağı olmasaydı
Tütün ve is kokan
Yangın yeri gecelerimde…

Beynimin ipini çekmişler
Yürekte sızı yok gayri
Alışmışım yalanlarınıza dolanlarınıza
Masallar anlatan suratlarınıza
Kavgam bitmiş dostlar
Bir kere alınmışım
Milyon kere satılmışım
Onursuz bir sevdanın
İhanet tezgahında….

Şimdi yendim panzerlerin
Ezen paletlerini
Yarım kanat uçmayı
Yalanlara karşı durmayı
Birde ceketimi alıp
Onurla hayata tutunmayı
Kavramışım
Bir amelenin kavradığı gibi küreğini…

Ne köle pazarında
Nede ihanet tezgahında
Törpülenmiyor artık ömrüm
Tükür lanet etmiyorum yıldızlara
Daha bir dik koşuyorum yolları
Daha bir kuvvetli dinliyorum marşları
Kırık ıslıklar çalıyor dudaklarım…

Acıya çaldım bıçağımı
Alıştım her yaraya
Nasır tuttu hücrelerim
Her köşe başında ihanet tacirleri
Ve dolanmadan rüzgarlarına
Kayarak geçiyorum karanlıklarından
Onurumla baş başa…………………

Kavgam bitmiş dostlar
Bir kere alınmışım
Milyon kere satılmışım
Onursuz bir sevdanın
İhanet tezgahında…

Şimdi terki diyardaysam
Kimseler kızmasın bana…

Cevapla
EMEL 19 Ağustos 2011 - 09:52

Sevmek mi bence sevgiyi bileni sevecen sevmeyi bilmeyeni sevmeyecen,günümüz sevip sevilmeyi bilmeyenlerle dolu bu sayede boşanmalar artmış birliktelikler enses ilişkilerle dolu …. Eşin yanındaki kız arkadaşına asılabiliyorsa veya kız arkadaşın partneri olmasına rahmen senin eşine asılabiliyorsa,toplumumuz çok eşliliğe gidiyorsa insanlarımızda sevgi değil şıpsevdi sevgiler artmıştır.Mutluluk değil benim gibi boşanmış parçalanmış bireylerle dolar….

Cevapla
umit 30 Ağustos 2011 - 23:34

sevmek mi asla değervermek mi asla ama en zoru alıştığın bayram sabahı bayram namazına müteakip bayram kutlamayı babası olarak gördüğün kişinin sesini duyamamak zor öpememek koklamamak kadar zor sırf ebebeynlerin kişisel hırsları

Cevapla

Yorumunuzu Bekliyoruz !