Anasayfa Boşanma Davası Kur-an’ı Kerimde Boşanma

Kur-an’ı Kerimde Boşanma

Yazar: Editör

Kur’ân-ı Kerim‘e göre, başta Allah’a ve diğer iman esaslarına inanma olmak üzere; Allah’ın dünya ve ahiretle ilgili emir ve yasaklarına muhatab olup, onların gerektirdiği ceza veya mükafata ermekte, cennete veya cehenneme girmekte kadınla erkek arasında bir fark yoktur. Yaşantısını iman ve güzel amelle düzene koyan her erkek ve kadın, dünyada da ahirette de mutlu olacaktır. Bir kadın iman etmemişse, kocası peygamber de olsa bir değer ifade etmez.32 Buna karşılık, imanlı bir kadının, ilahlık id-diasmda bulunacak kadar azan ve sapan Firavun’un karısı olması da, ona değerinden bir şey kaybettirmez.33 Zira, Yaratan katında üstünlük; renk, ırk, cinsiyet, makam ve mevki farkıyla değil, Allah’a saygı (takva) ölçüsüyle gerçekleşebilir.

Gerek Kur’ân-ı Kerim ve gerekse Hadis-i Şeriflerde, temel taşları erkek ve kadından oluşan aile yuvası ile ilgili hüküm ve prensiplere bakıldığında, İslâm’da ailenin ne kadar önemli olduğu, Allah katında meselenin ne denli önem ifade ettiği anlaşılacaktır. Seyyid Kutub, İslam’ın aileye verdiği önemi şöyle ifade eder: “Aile yuvasına bu derece önem verilmesi, ilahi takdirin hayatı temelden aile yuvası üzerine kurmayı planlayan akışına uymaktadır. Çünkü ilahi irade, beşer denilen varlığın, yeryüzüne inen ilk insan Hz.Adem ve eşi Havva’dan ibaret bir aile yuvası halinde oluşumunu uygun bulmuş ve insanların bu iki canlıdan çoğalıp gelişmelerini murad etmiştir. Halbuki yüce Allah, dileseydi tüm insanları bir anda da yaratabilirdi. İnsan hayatında, aile yuvasının son derece büyük önemi olması sebebiyle, bize gizli kalan birçok hikmetlerle beraber, insanın fıtrat ve kabiliyyetlerinin aile yuvasında gelişmesini, kişiliğinin orada olgunlaşıp faziletlere ermesini dilemiştir. Bu nedenledir ki Kur’an, bir aile nizamı planlamış, erkek ve kadına (karı-kocaya) da bu planın uygulanışında büyük sorumluluklar yüklemiştir.

Kur’ân, ailede kararlılık ve sürekliliği öngörmektedir ki bu da, karı-koca arasındaki maddi manevi, ruhi bedeni kaynaşmaya, karşılıklı sevgi, merhamet ve şefkate bağlıdır. Eşler, birbirlerinin hak ve hukukunu gözetmeli, aile fertleriyle beraber, Allah’a karşı sorumluluklarının idrakinde olmalıdırlar.

Kur’an, aile düzeninin devamında ortaya çıkabilecek birtakım anlaşmazlıklara da işaret etmekte ve boşanmayı değil, evliliğin devamını tavsiye etmektedir. Kur’ân, erkeklere hoşlarına gitmese de kadınlarla iyi geçinmelerini emretmektedir. Zira olur ki bir “şey hoşumuza gitmediği halde sabredip tahammül göstermemiz sebebiyle Allah onda bizim için birçok hayır takdir etmiş bulunur. Kadınlara da, kocalarının geçimsizliğinden yahut kendilerinden yüz çevirmelerinden endişe etmeleri durumunda aralarında anlaşma yapmalarında bir sakınca olmayacağım, hatta anlaşmanın daha hayırlı olacağını, nefislerde kıskançlık ve bencillik duygusunun daima var olduğunu, dolayısıyla fedakarlık göstererek iyi geçinmeyi ve Allah’dan korkmayı tavsiye etmektedir. Bütün bu emir ve tavsiyelere rağmen farklı huy ve mizaca sahib karı koca arasında başgösteren geçimsizlik kendi aralarında çözümlenemezse Kur’ân, konunun iki tarafın ailesinden birer hakeme havalesini emretmektedir. Hakemler de bütün gayret ve iyi niyetlere rağmen geçimsizliğin önüne geçemezlerse Kur’an son çare olarak boşanmaya izin vermektedir. Bütün bu yolların denenmesinden sonra Kur’an boşanma konusunda şöyle buyurmaktadır: “Eğer (eşler) birbirinden ayrılırsa Allah bol nimetinden herbirini zenginleştirir (diğerine muhtaç olmaktan kurtarır). Allah’ın lütfü geniş, hikmeti büyüktür.”

Kur’an, boşamanın şekli, niteliği, sayısı ve bunlarla ilgili konularda da hükümler içermektedir.

Kur’an-ı Kerimde boşama, “talak” “sirah” ve “firak” sözcükleri ve türevleri ile ifade edilmiştir. “Talak” kelimesi ve türevleri on yerde,”Sirah” kelimesi ve türevleri yedi yerde,”Fırafc” kelimesi de türevleri ile iki yerde geçmektedir.

BU YAZILARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

Yorumunuzu Bekliyoruz !