Anasayfa Sizden Gelenler Kızınız Babasından Şiddet Gördüğünü Söylüyorsa Ne Yaparsınız?

Kızınız Babasından Şiddet Gördüğünü Söylüyorsa Ne Yaparsınız?

Yazar: Ayşe Türkmen

Evet yine oldu,
21 aylıktı bu korkuyu ilk yaşadığımızda.
O zaman bacağında kocaman bir morlukla karşımda duruyordu kızım. Küçücük, savunmasız. Gözlerinde korkunun izleri, işte durmuş bana bakıyor, dün gibi…

Hiç yaşanmasın derken yine yaşadık 15 gün önce. Ama anlatırken bana yaşadıklarını gözlerinde aynı dehşet vardı.

Dudaklarında yine aynı cümleler “anne babam beni dövdü”

İnanmak istemezsiniz önce, sonra bir ağıt çöker gözlere, göstermek istemezsiniz kuzuya;Yere, tavana bakarsınız dehşeti dinlerken.

Sizde ağlarsanız kim destek olur ona…

Darp varsa vücutta morluklar şahittir size. Peki ya gizlemek isterseniz?
Saçlar…
Ahhh o tokalarla süslediğimiz, taradığımız, koklamaya kıyamadığımız saçlar, kafaya vurulan her bir darbeyi gizleyiverirse…

“Kafama vurdu anne babam, kafama”

İnanın yazmak çok zor, ama o an, çocuğunuza inanın, babaya yönelin demiyorum çocuğunuza inanın. Eğer bedende değilse, ispat edemem koruyamam diye düşünmeyin.Bunu yapan anneyse de babaysa da yaşayan çocuk.
Asla babaya yönelmedim ben. Sakin kaldım, babayı kötülemedim de sanılanın aksine.Dinledim kızımı içim ezilerek. Ne yapabilirim nasıl koruyabilirim diye düşündüm. Babasından değil, yaşadıklarından. Yaşayacaklarından.

Kızımın ruh sağlığı için onu en yakın Çocuk psikiyatri servisine götürdüm. Olayı yalansız yada abartısız en iyi onlar tespit ederdi.

Zira boşanan aileler devredeyse, annenin yada babanın karşı tarafı kötülemek için yaptığı ilk akla gelendir. Yaşadım çünkü bu ikinci.
Belki o zaman yetkililer bunu anne baba çekişmesi saymasaydı bugün bunu yaşamayacaktık.

O sebeple diyorum ayrılsanız da eski eş değildir artık karşınızda gördüğünüz, kızınızın oğlunuzun babası. Benim için öyle. Peki ya onun için?

Sizce hırpalanan çocuklar kimin görülüyor, insan emek çektiği gülüne kıyar mı?
Emek çeken bakmaya kıyamazken onbeşte, ayda bir alan baba yada anne çocuğuna, öz çocuğuna bunu niye, hangi ruh haliyle yapar?

Ben bunları sorgulamayı bıraktım. Yeniden başa döndüm. Kızımın yaralarını sarmaya çalışıyorum. Ruhunda kopan fırtınalarda birlikte savruluyoruz. İçimde koruyamadın, bak gene yaptı, nasıl annesin duygusunu susturdum artık. Onu, olayı sorgulamayı da bıraktım.

Şimdi odasında yalnız uyuyamayan, sokakta yalnız yürüyemeyen, uykusundan ağlayarak uyanan küçük kızıma, kınalı kuzuma destek olmak var.

Babaya mı, inanın öfkeli değilim sormadım bile neden diye?
Ben kızımın yanında olmayı seçtim.

Devamı gelecek…

BU YAZILARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

7 Yorumlar

Neroş 25 Ağustos 2010 - 10:16

Ayşe hanımcığım, kızınızın yaşadığı durumu içim acıyarak okudum.Geçmiş olsun.Bu gibi babalar gerçekten babamı?merak ediyorum.Bu babalar sadece anneye acı çektirmek için kendi çocuklarına işkence uyguluyor.Evlatlarının geleceğini kararttıklarını düşünmüyorlar.Siz boşanarak kurtulmuşsunuz allah o güzel kızınızı da psikolojisi bozuk babadan kurtarsın.

Cevapla
öykü 25 Ağustos 2010 - 11:33

Ayşe Hn, yaşadıklarınızı okuyup ta etkilenmemek insan olmamaktır.

Küçücük savunmasız bir kız çocuğuna mı üzüleyim, onun o durumunu gözlemleyen anneye mi, peki ya baba tarafından bakalım küçücük savunmasız bir çocuğa (öz/üvey/sokakta yaşayan) hiç düşünmeden şiddet uygulayan o yetişkine ne diyelim toplumda dolaşıyor!!! Bunu yapabilen bir birey başka kimlere zarar verir. Hiç düşündük mü?

Ayşe Hn. maalesef üzülerek söylüyorum ki sizin yaşadığınız bu hikayeyi yaşayan o kadar çok boşanan çift var ki ve maalesef bir çoğu sesini bile çıkaramıyor savunamıyor anlatamıyor bile. Yanlış anlaşılmasın suçu babalara atmıyorum. Ebeveynlerden biri, bu zaman zaman anne zaman baba tarafından gerçekleştiriliyor.

Benim sosyal bir toplumdan beklentim boşanmayı sadece çocuğun görüş günleri, nafaka ve mal paylaşımı çerçevesinde değerlendirmeyip, tüm ailenin psikolojik destek alarak yeni hayatına hazırlanmasına yardım edilme süreci olarak uzmanların desteğinde geçirilecek bir dönem olarak ele alınması gerekmektedir.

Anne baba anlaşarak boşanan şanslı çocuklarımızda var bunlar da bu örneklerin çokluğundan toplum tarafından sorunlu çocuk etiketi ile damgalanıyor.

Büyüklerin kararları sebebiyle bu sorunları yaşayan masum çocuklarımıza uygulanan AİLE İÇİ ŞİDDET’in biran evvel son bulması ve savunmasız çocuklarımızın hak ettikleri şekilde yaşamalarını diliyorum.

Cevapla
Meriç Gizem 27 Ağustos 2010 - 19:43

Ayşe Hanım,
İki yazınızı da küçüçük yüreğin yaşadığı korkuyu düşünerek okudum ve aynı oranda etkilendim.
iNSAN BİR ZAMANLAR SEVDİĞİ İNSANIN BU HALE NASIL GELDİĞİNE Mİ ŞAŞIRSIN YOKSA CANI OLAN CANINIZ OLAN MİNİĞE YAPTIKLARINA MI?…
Siz tırnağına zarar gelmesin diye üstüne titrerken babası olduğu için yaşattıklarından dolayı güvensiz ama kızınıza güvenmeyi öğretebilmek için güvenerek gönderdiğiniz kızınıza en büyük zararı onun vereceğini nerden bilebilirdiniz?
Ama göbek bağından mıdır içinde minicik tohumu büyüttüğü için midir bilinmez anne daha düşüncelidir, daha hassasdır, daha ilgilidir… Babalar hep sevme işini üstlenir; anne gibi yaklaşamaz çocuğa. Ama ne olursa olsun yarım yamalak da olsa dünyanın en güzel varmamızda da büyümelerinde de onların payı vardır ister istemez:)
Kızınızın babasında insan sevgisi de olmadığı kanısı uyandı ben de; insan kendi canına bunu yaparsa başkasına neler yapmaz?
Umarım bu durumu çabucak atlatırsınız.

Cevapla
Meriç Gizem 27 Ağustos 2010 - 19:51

Ayşe Hanımcığım affınıza sığınarak çok merak ettiğim için sormak istedim: acaba kızınızın babası ne iş yapıyor? Gerçi bu şiddet olayında mesleğin okumuşluğun pek önemi yok. Nice okumuş cahiller dolanıyor ortada.
Kızınızın baba adı altındaki “sözde baba”sından bir an önce kurtulması ve onsuz güzel günleri yaşamak için yeni bir yaşama başlamanız dileğiyle…

Cevapla
aslıhan 27 Ağustos 2010 - 20:08

Sevgili Ayşe Hanım biliyormusunuz ben her işte bir hayır olduğuna inananlardanım. Kızınızın ve sizin bu yaşadıklarınızda ne hayır var derseniz: Kızınız bu vesileyle babasını erken yaşta tanımış oldu. Birçok çocuk gerçekten emek verenle korkuluk olanı ileri yaşlarına gelince bile ayırtedemiyor. Bu sebeple tanımış olması güzel.
Gençmisiniz yeniden evlenmeyi düşünüyormusunuz bilmiyorum ama eğer gençseniz bence yeniden deneyin herkes bir değil. Gerçekten değerli şeref veren ve şeref verebileceğiniz erkekler de var. Kızınız küçük yaşta belki öz babasından görmediği “BABALIĞI” yeni eşinizden görür, bir aile ortamının sıcaklığını tadar belki bir kardeşi olur hayatta ileride başı sıkıştığında sığınacak bir limanı olur kimbirlir? Hiç birimiz baki değiliz yaşlanıyoruz bir kardeş yeri geldiğinde en yakın dert ortağıdır, kimselere anlatamayacanız sırlarınızı paylaşır.
Cesur olun ve yeniden deneyin derim. Hayat kısa ve mutlu olmak sizinde hakkınız. Sevgiler

Cevapla
hakkı 27 Ağustos 2010 - 20:22

Doğrusu bir erkek ve bir baba olarak yazdıklarınızı okuyunca kendimi sorguladım. Ben de eşimden ayrıldım bir babayım, benim ne gibi hatalarım oldu oğluma diye? Eşimi benden ayrıldığı için hiç suçlamadım oğluma ise bu ayrılıkla daha da bağlandım. Ayrılık kararından döndüremediğim eşim ile aramdaki yıkık da olsa bir köprü oğlum.
Anladığım kadarıyla eşiniz ayrılığı sindirememiş. Size zarar vermenin yolunu da en sevdiğiniz varlık olan kızına zarar vermede bulmuş. Ama bunu yaparken onun kendi kızı da olduğunu unutmuş.
Bundan sonraki süreç daha da zorlu. Görüşmelerine izin verseniz ayrı sorun izin vermeseniz ayrı sorun. Umarım kızınızın en az zarara göreceği bir orta nokta bulunur. Çabucak toparlanabilmeniz dileğiyle…

Cevapla
DEMET 07 Şubat 2012 - 01:40

CANI YANAN SABRETSİN,CANI YAKANDA YANACAĞI GÜNÜ BEKLESİN.
HZ. MUHAMMED (S.A.V.) EFENDİMİZ BUYURLAR. ELBET BEN İNANİYORUM YAPILAN HAKSIZLIKLARIN ÖYLE VEYA BÖYLE BİR ŞEKİLDE CANLARININ YANACAĞINA…….

Cevapla

Yorumunuzu Bekliyoruz !