Anasayfa Aile İçi Şiddet Kadın Cinayetleri ve Aile İçi Şiddet

Kadın Cinayetleri ve Aile İçi Şiddet

Yazar: Ayşe Türkmen

Sırf ayrılmak istedi diye…

Yine bir kadın, yine bir anne öldürüldü.
Genç yada yaşlı, üniversite mezunu yada değil, kırsalda yada şehrin merkezinde
İcra müdürü, ev hanımı, doktor, öğretmen fark etmiyor.
Kadınlar mahkum sanki bu vahşeti yaşamaya.
Erkekler yenilmeyi, terk edilmeyi, ayrılmayı kabullenemedi diye bu son niye?

Sevilmek, bağlanmak, evlenmek kadar doğal aslında ayrılmak.
Fikirler, kollar; kalplerde sevgi tükenince gidilen yollar yaşanan evler ayrılıyor. Sevgi nasıl birleştiriyorsa sevgisizlikte ayırıveriyor sevenleri.

Sevginin tek taraflı olması işe yaramıyor. Israr, tehdit işi zora sokmaktan başka işe yaramıyor.Sevgi asıl gitmesini bildiğiniz anda gösteriyor kendisini.Sessizce kibarca diğerinin hayatından çıktığınız anda.

Sevgi gitse de hafızada saygı yerini sonsuza dek alıyor. Sevmediğiniz, hayatınızdan çıkardığınız yada sevgisini unuttuğunuz bir insanı saygıyla anlatıveriyor, anılarda yolculuk yapıyorsunuz bazen.

“Duruştur asıl olan hayatta; severken de arkanı dönüp giderken de, biri seni terk ederken de dik durabilmeli insan.

Kendi hayatımda ikisini de yaşadım. Terk ederken insan daha dik oluyor; terk edilirken daha bir yıkık.Tek mesele bu süreci bekleyip beklememenizle ilgili. Bekliyorsanız zaten yıkılmıyorsunuz da. Yada nezaket gösterip ortak karar alıp ayrıldık diyorsunuz dostlarınıza. Böylece kimse terk edilen olmuyor. Kimsenin egosu incinmiyor.

Terk edildiğimi anladığım anda tek damla göz yaşı dökmemiştim mesela, gidene dur dememiştim. Sonra defalarca gıyabında ona ve Allaha şükretmiştim, teşekkür etmiştim.Sadece o benden daha cesur demiştim. Sonra ben cesur olmayı öğrendim. Gidiyorum demeyi de…

Sonra fark ettim. Asil duruş sergileyen bendim. Gidene dur demeyen, ağlayıp inlemeyen. Rezillik çıkarmayan. Gidişe sessizce tanıklık edendi saygı duyulması gereken.Terk edişime sessiz ve kararıma saygılı tanık bulamadım oysa.

O sebeple anlamıyorum terk edilen niye bu kadar çıldırır, feveran eder. Önemli olan yanlışı fark edip yeniden kazanmaktır sevgiliyi. Eğer değdiğine inanıyorsanız. Sizin için gerçekten hala ilk günkü gibi değerliyse. Onun yeni başladığı hayatında ayağına takılan bir kaya değil, sevgiyle gülümseyeceği bir çakıl taşı olmaktır.

Önce yüzlerde, nefretin silinip yerine güvenin almasını sabırla beklemektir.

O sebeple diyorum ki; İnsan anlamaya çalışsa da bunun bağışlanır algılanır bir yanı, mazereti yok Bir baba niçin karısını öldürüp çocuklarını anasız bırakır? Niçin bir dönem sevdiği bir kadına hayatı zindan eder, onun elinden yaşama hakkını alır?

BU YAZILARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

4 Yorumlar

NEROS 16 Mart 2011 - 09:22

Hangi yaşta olursa olsun kişinin kendine olan güven duygusu çok önemlidir.Bu özgüven adım atışınızı, kararlılığınızı ve her yerde,her konuda dik duruşunuzu etkiliyor.
Bizim kadınlarımız; evlilikle kocalarının başına kral tacını takıp,kendilerini de onun emrinde olmayı ve krala hizmet etmeyi kutsal görev adlederek yaşarken,gelecek kuşaklara(Özellikle kız evlatlarına) da aynı öğretiyi aşılayarak yaşamayı seviyorlar.Aslında karısının desteği olmadan bir hiç olan erkek de KRAL olduğunu kabullenip hakimiyetini korumaya çalışıyor.
Erkeklere kadına şiddet dugusunu,tecavüz etme cesaretini,aşağılama,hor görme vs. gibi özellikleri anne olarak erkek evlatlarımızı yetiştirirken biz öğretiyoruz.Eş olarakda yine ceremesini biz kadınlar çekiyoruz.
Kız veya erkek evlatlarımızı yetiştiriken ruhlarını iyi beslemeliyiz.Dik duruşlarını sağlayacak öğretileri ve kişilik karakterlerini olgunlaştırmalıyız.Kız veya erkek farketmiyor evlat bizim evladımız.
Ayşe hanımcığım,yazınızda beni anlatmışsınız.Bu yazınızda vurguladığınız hemen hemen herşeyi ben yaşadım.Ama ‘Hiç kimse ve hiçbir şey vazgeçilmez değildir’ felsefesiyle 33 yıllık evliliği bitirip hayata sıfırdan başladım.Çok şükür.Pişman değilim.Başım dik.
Yüreğinize sağlık.Başarı ve huzur sizinle olsun.

Cevapla
ayşe türkmen 17 Mart 2011 - 15:47

Neroş’a
yorumunuz için teşekkür ederim.
İnsan yıkılıp yeniden ayağa kalkınca aslında yaşadığının kimliğinin ve kişiliğinin farkına varıyor. Sınırlarını öğreniyor. Kendini keşfediyor.
Ben ayrılırken yatacak yatağım yoktu amcamın evıne kendimi zor atmıştım hey be ne günlermiş diyorum bazen ve şükrediyorum.

keybetme duygusunu tatmak aslında elimizdekinin kıymetini öğretirken asıl önemli olanın kendimiz ve yaşadığımız bu an olduğunu öğretiyor. Yani en azından bana bunu öğretti. Ama yorumlardan fark ediyorumki her yıkılış bir şeyler öğretiyr. Her ayağa kalkış eskisinden daha bir güçlendiriyor kadınları. Çok şanslıyız aslında kadınız ve anneyiz. Evlatlarımız bize destek.
Sevgiyle kalın. Yorumlarınızı daima bekliyorum.

Cevapla
umit 18 Mart 2011 - 00:37

Zamanında bir erkek arkadaşım daha doğrusu bir kardeşim vardı bir de onun bayan partneri, bayan partneri ondan hiç bir sey beklemiyordu gel dediğinde gelmesi dışında ama erkek arkadaşım yapamadı neden mi sevmiyordu aşık değildi gününü gün ediyordu cünkü bu bayanın çok erkek partneri vardı, aninde bıcagın kestiği gibi bıraktı ama karsı taraf ve arkadaşları nasıl bırakır cekip gider bu kadar kolaymı dediler ama 3-4 ay da olsa alıştılar gitmesine, Çünkü bu bayanın girdiği ilişkiler sevgiye dayalı deyildi bu bayana haz sadece dediklerim.
Ayşe hanım sizde burada
”Sevilmek, bağlanmak, evlenmek kadar doğal aslında ayrılmak.
Fikirler, kollar; kalplerde sevgi tükenince gidilen yollar yaşanan evler ayrılıyor. Sevgi nasıl birleştiriyorsa sevgisizlikte ayırıveriyor sevenleri”
Yanılıyorsunuz bence sevmek sevilmek aşık olmak o kadar kolay değil ki bir anda hayatınızdan silip atmak.Sevgi GERCEK AŞK SA GEL DEDİĞİNDE GELİP GİT DEDİĞİNDE GİTMEK DEĞİLDİR.o olsaydı yukarıda verdiğim örnekteki gibi çarpık ilişkiler cevremizde coğalırdı üzülerek söylüyorum ki bunları anlamakta zorluk cekiyorum ben çünkü at gözlüğü taktım(!) .Genelde evlilik aktinin bozulma nedenleri ilişkileri devam ettirirken GECİNEMİYOZ LAFININ ARKASINDA ALDATILMAK, ŞİDDET ,ALKOL VE KUMAR ALIŞKANLIKLARI,BİRDE GÖRÜCÜ ÜSÜL EVLİLİKLER YATIYOR. Aşkta sevgide tamamlayıcı unsurlar olduğu müddetçe aşk bitmez

Cevapla
VOLKAN 09 Şubat 2012 - 01:31

AİLE İÇİ ŞİDDET DE NEDEN HEP ERKEKLERİN ŞİDDETİ KONUŞULUR.BİRDE BAYANLARIN SUSMAYAN ÇENELERİ, ALİ, KEMAL ODA OLMAZSA VOLKAN OLUR DEDİRTEN KENDİLERİNİ İYİCENE BATIRACAK YALAN DOLU SÖZLERİ, BİRİNİ TANIYORDUM ZAMANINDA AYRILDIĞI EŞİNİN KENDİSİNE ŞİDDET UYGULADIĞINI ANLATAN SÖZLERİNİ ZAMANLA GÖRDÜM Kİ YALAN OLDUĞUNU, ÇÜNKÜ BU KİŞİ HAYATINI YALANLAR ÜZERİNE KURDUĞUNU, AMA BİLİYORUM Kİ YALANCININ MUMU YATSIYA KADAR YANACAĞINI ONUN DA BİLMESİNİ İSTERDİM.

Cevapla

Yorumunuzu Bekliyoruz !