Anasayfa Sizden Gelenler Geçmişle Yüzleşmek ve Katilini Affetmek

Geçmişle Yüzleşmek ve Katilini Affetmek

Yazar: Ayşe Türkmen

Hadisler ve tüm din öğretileri kul hakkının önemini salık veriyor. İnsanlara mutlu yaşamanın kendinle barışık olmanın başkasını üzmemenin, üzüldüysen yaralarını tamir etmenin yollarını…

Hukuk yokken de var olan, hakkı bu dünyada koruma kollama olmadı mahşere emanet etme yolları…

Ayrılıklarda en çok bunlar gündeme gelir.
Şarkılarda bunlar dillenir, kapılar çarpılıp çıkılır hesaplar mahşere bırakılır…

Asıl önemli olan huzur bulmak için içimizdeki güzellikleri öldürenleri, bizden çalınanları unutmak çalanları affetmektir. Affedince başlar her şey.

Zaten inancınız varsa ilahi adalet er yada geç tecelli edecektir.

Mevlana’yı anlatan bir kitap okumaktayım. Rivayet odur ki Şems Hazretleri ortadan kaybolduğunda bunun Mevlana Hazretlerinin oğlu tarafından yapıldığı söylentisi yayılır. Hatta hala pek çok kaynak oğlunun öldürdüğünü yazmakta. Şems Hazretleri rüyasına girer Mevlana Celalettin’i Rumi’nin ve ben affettim onu sende affet der. Mevlana ondan sonra oğlunu affeder. Tabi rivayet bunlar. Rivayetten sonra Şems hazretlerinin büyüklüğü ve Mevlana Hazretlerinin onun büyüklüğü karşısında bir kez daha yaradanına yalvarışı vardır.

İşte bende güzel yıllarımı, umutlarımı, gözlerimdeki ışığı benden söküp alanları uzun bir süredir içimde affetme çabasına, mücadelesine girdim. Hatta yazılarıma zaman zaman yansıtıyorum.

Yarabbi ne büyük bir olgunluk, ne muazzam bir çırpınışmış bu.Bir anda olmuyor.

Yüreğinizdeki köz, kor, alev yaşananlar niyeyse hiç unutulmayacak sanıyorsunuz. Yaşananlar unutulsa o acı yerli yerinde kalacak. Acılar yerinde kalınca siz yerinizde sayıyorsunuz anladım. Acıları uçurdum içimden. Sizde uçurun ne olur.

İnançlarıma sığınıp mahşere bıraktım alacaklarımı. Zaten ödemeye gönülleri yok bırakın kalsın.

Dualarımdan da beddualarımdan da çıkardım onları. İnanın kızım ve kendim için çabalıyorum. Ne olur bizler kuzularıyla hayata yelken açanlar yada hayatta büyük kayıplar yaşayanlar elimizde kalanların kıymetini bilerek hayata devam edelim.

Bu tam bir af mı? Bilemiyorum.
Ama anladım ki cennetteyim.

BU YAZILARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

24 Yorumlar

UMİT 10 Şubat 2011 - 09:27

Gerçektende olması gerekli olan tez Dinimizin ve Dini büyüklerimizin dediği gibi, af etmek büyüklüktür.Ama neyi af etmek, bakmak ve incelemek lazım. Biri bilmeyerek çaya şeker yerine tuz koyabilir bu bir sakadır veya kasıtsız hatadır af edilir ama çaya siyanur koyuyorsa ve her eline geçen fırsatta siyanur koymaya devam ediyorsa neyi af edeceğimizi düşünmek lazım.Düşüncelerimizimi,duygularımızımı,hislerimizimi veya korkularımızımı

Cevapla
ayşe türkmen 15 Şubat 2011 - 09:29

ümit bey merhaba,
çayınıza çok siyanür koyuldu anlaşılan. Maşallah yaşıyorsunuz. neyse şaka bir tarafa hayat bizi dayanıklı kılıyor. belki bizi ayakta tutan bağışıklık sistemimizi gelştiren bu virüsler. onlar aslında hayatımızı anlamlı kılıyorlar. her birinden bir anımız kalıyor. ben mesela dizime bakınca üniversite yıllarında go kart maceramın mucizesine bakıp gülerim. birde kızımın üzüm gözleri güldürğr beni. evet affetmek zordur. ama sizin affetmenizin büyüklüğü affettiğiniz insanı birgün ezecektir buna inanıyorum. yalnız ben çok ezici olmayı zorluyorum çok affederek son zamanda onu fark ettim. sizde deneyin affetmeyi. inanın işe yarayacak bu konudaki deneyimlerinizi paylaşmanızı bekliyorum.

Cevapla
ümit 16 Şubat 2011 - 14:04

199 – Sen yine de affa sarıl, iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir. 9:43 – Allah seni affetsin. Doğru söyleyenler kimler, gerçekten yalancılar kimlerdir, bunların iyice belli olmasını beklemeden niçin onlara izin verdin?
Bunlar benim sözlerim değil Güzel kitabımızın güzel Ayetleridir.Kul hakkı harici af edilir……

Cevapla
öz 27 Şubat 2011 - 19:42

Ben asla affetmeyeceğim.Çünkü bana yapılan herşey bilinçli aklı başında bilerek yapıldı.Hakkımı da helal etmiyorum mahşere bıraktım.Yok öyle yapıp edipte bir helallik alıp gitmek bu kadar kolay olmamalı……..

Cevapla
öz 27 Şubat 2011 - 19:45

Ümit bey size katılıyorum affedilecekler ve edilmeyecekleri şöyle koyup bir tartmalı hangisi ağır basar bilinmez……

Cevapla
Şerife KİREZ 01 Mart 2011 - 15:43

Ağzınıza yüreğinize sağlık. Katılıyorum AFFETMEK büyüklüktür. Yürekten affetmek lazım. Ben kin tutmayı beceremem hatta bunu unutmamalıyım derim ama olmaz. Yaşanan kötülükler unutulur güzellikler kalır akılda. “Zaman” en iyi ilaç olur. Bir gün gelir aklınıza düşer belki, bir şeyler çağrıştırır. Görürüzki eskisi kadar yakmaz canımızı. O korun üstü küllenmiştir.
Saygılarımla…

Cevapla
ayşe türkmen 06 Mart 2011 - 10:39

sayın öz’e
affetmek büyüklük ve olgunluk düşüncesiyle affedelim-affedin derdinde değiliz aslında “affedelim” diyorum çünkü affetmeye affedeceğimiz kişiden çok bizim ihtiyacımız var. İçimizdeki kini ucurmak aklımızdan kin tuttugumuz kısıyı çıkarmak için.
hayat devam ediyor. kin tuttugunuz insanın umurundamı sanıyorsunuz kın tutmanız. oysa farkında olmadığınız o kadar çok insan için o kadar çok buyuk anlamlar ifade ediyor olabilirsiniz ki bir düşünün deger mi bir hiç için bir ömür tüketmeye-bir dakikar bile düşünmeye diye. ama tabi karar sizin.

Cevapla
öz 06 Mart 2011 - 12:33

Ayşe hanım;size çok tşk ediyorum affedebilinir mi affedilemz mi aslında buna zamanla karar veriyor insan.Eğer boşanmadan sonra iyi şeyler yaşanıyorsa insan biraz daha affedici oluyor.Fakat olumsuz birşeyler yanırsa insanın öfkesi geçmiyor.Belkide ince nokta burdadır kimbilir.Zaman diyelim eniyisi herşeyin ilacı zaman……

Cevapla
ayşe türkmen 06 Mayıs 2011 - 07:11

ÖZ;
zaman tüm yaraları sarıyor yüzeyde ama hafıza çok acımasız.
bazen bilinç altmıza attığımız bir şey rüyalarımızda gün yüzüne çıkabiliyor o sebeple affetmek karşımızdakini değil bize ıyı geliyor aslında.

onu affederek onu benliğimizden siliyoruz.
onların kabul edemediği de silinip yok olup gitmek değil mi hayatlarımızdan.

Cevapla
serdar serdar 06 Mayıs 2011 - 09:38

Ayşe hanım çok doğru yazmışınız elinize sağlık

Cevapla
umit 08 Ağustos 2011 - 14:44

affetmek mi asla birbirine kırdırmayı planladım,4 kişi yi birbirine kırdırmak güzel olacak.baktım onlar yapınca bir şey yok biz yapınca alcalma,küçülme oluyor gel böyle şemsiye yi actım birdefa……….kapanmaz………

Cevapla
özgür 18 Ağustos 2011 - 09:40

neyi afffedecem beni aldatanımı,beni düşmanıma satanımı,üç kuruşa tenezzür edenimi,ruhunu satanımı o bunları yaparak şerefini satmış af etmek mi asla yok edene kadar mücadeleme devam ederimmmmm……..

Cevapla
ayşe türkmen 18 Ağustos 2011 - 11:46

Özgüre,
ben içinizdeki bu kinve nefreti anlamıyor, anlamlandıramıyorum. vaktiyle bir buyugum ben o nefreti taşıyacak kadar güçlü değilim, kendime zarar vermemek için nefretlerimi bir kenara bıraktım demişti. nefret hem kendinize hem çevrenize zarar verir. ben anıların kirlenmemesine, geçmişe saygı duyulmasına inananlrdanım. Paylaşılan ekmeğin,içilen kahvenin hatrına inannan nimete değer verme kültürüne sahip bir toplumun evlatlarıyız çünkü.

bilakis öfkenin ne kadar zarar verici olduğunu gördüm. annem hala hasta mesela. öfke kaybettiğiniz şeyleri geri getirmez.bilakis yenilerini kaybetmenize sebep olur diye düşünüyorum.
ama herkes kendi gemisinin kaptanı. gemiyi götürürken diğer gemilere, yolcu ve mürettebatınıza zarar vermediğinize inanıyorsanız diyecek bir şeyim yok. ama iş fiiliyata dönüşüyorsa inanın çok üzücü. kimsenin bir diğerinin abılarındaki güzellikleri silmeye, kirletmeye yada yakıp yıkmaya hakkı olmamalı diye düşünüyorum.

saygılarıml

Cevapla
özğür 18 Ağustos 2011 - 12:11

Allaha şükür benim arkadaşlarım onurlu şerefli namus kavramının iki bacak arasında olmadığını da bilen biriyim zihniyetler bozuk olduğu müddetçe kişiliklerin de bozuk olduğunu söylemeye çalıştım.sadece yorumlarda onursuzluk ve şerefsilik yapanlara karşı büyüklerimiin şu sözüyle örnek vereyim.SÖZ İLE USLANMAYANIN ETMELİ TEKBİR, TEKBİR İLE USLANMAYANIN HAKKI KÖTEKTİR. derim.

Cevapla
AYŞE TÜRKMEN 18 Ağustos 2011 - 12:33

Özgür’e

“namus kavramının iki bacak arasında olmadığını da bilen” tanımlamanızı son derece rahatsız edici bulduğumu belirtmek isterim.Benim söylediklerimle sizin tanımlamanız arasında hiçbir bağındtı olmadığını, aramızda ebedi fikir birliğinin sağlanamayacağını farkettiğimi bildirmek isterim.

Öfkenizin elinizden gidenlere olduğunu düşünüyorum. zira insan ne yaparsa kendine yapar.
lütfen bu öfkeniz masum insanlara zarar vermesin, bunu o insanlar adına sizden rica ediyorum.

aksi takdirde kaybettiğiniz insanları asla yeniden elde etme şansınız olmayabilir kanatindeyim.

Cevapla
özğür 18 Ağustos 2011 - 13:03

Ayşe Hanım siz beni biriyle aynı kefeye koymayınız lütfen. Benim çevremde bana zarar verecek arkadaşım olmadı çünkü benim çevremde dostlarım oldu dağlar kadar fark var.
namus kavramının iki bacak arasında olmadığını da bilen”
o zihniyetteki o işi yapanlar belkide kendilerini haklı görebilirler görmeseler di yapmazlardı zaten. o zihniyetteki kişiler benim dostum bırakın arkadaşım bile olamazlar.Yarın onlarla aynı kefeye konmaktan korkarım.Ben saygın bir mesleği ve itibarı olan biriyim çevremde o tür kişilerle arkadaşlık yaptığım aman benim ne saygınlığım kalır ne itibarım.o zaman kaybetmeye başlarım.O zaman da sur eşeği niğdeye. ben o türlü onursuz ve şerefsiz arkadaşlarımı afetmeyeceğimi belirtmiştim..

Cevapla
özğür 18 Ağustos 2011 - 13:10

Onursuzluk ve şerefsizliklerle yaşayan ve onları savunan insanlar masum insan değillerdir.Eski İnsanlarımızın kalmadığını toplumuzun örf adet ve geleneklerinden uzaklaştığı kısacası tabiri ricaysa Avrupalaştığımı bir toplum olma yolunda halbuki öz belliklerimizi kaybettiğimiz bir dönem me girdik.Sizinde modern görüşünüzü takdir etmek lazım..

Cevapla
özgür 18 Ağustos 2011 - 13:30

Geçmişle Yüzleşmek ve Katilini Affetmek başlıkta ki gibi siz Ayşe Hanım geçmişinizdeki hatalarınızla yüzleşemiyorsanız ve sizinle yaşam mücadelelerini onursuzlukla sağlayan kişileri af ederek yanınızda onların bulunmasını istiyorsanız o sizin tercihinizdir. Ben burada İt dalaşı yapmak için yorum yapmadım sadece umit beyin yorumuna bir söz ile katıldım. Bence umit bey en güzelini yapıyor.
SÖZ İLE USLANMAYANIN ETMELİ TEKDİR, TEKDİR İLE USLANMAYANIN HAKKI KÖTEKTİR.

Cevapla
ÖZGE 18 Ağustos 2011 - 14:45

Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.
Özellikle çıkarlarını düşünen insanların çoğaldığı, fedakârlığın azaldığı yerlerde yalan dolan, hile, ahlâksızlık artar ve insanlar iki yüzlü olurlar. Böyle bir ortamda doğru sözlü olan, sözünü esirgemeyen ve sakınmadan herkesi eleştiren kişiyi kimse sevmez. Herkes onu kınar, yanından ve yöresinden uzaklaştırmaya çalışır. Çünkü bu kişi doğru sözleriyle ahlâksızlık üzerine bina edilmiş menfaat düzenini bozmaya çalışır ve çok kimseyi rahatsız eder. Dolayısıyla çıkarları zedelenen, kusurları yüzüne söylenen, ikiyüzlülükleri yüzlerine çarpılan insanlar tarafından hor görülüp kovulurlar.

Doğru söz (ağıdan) acıdır.
Kimi insanlara (özellikle yalancı, çıkarcı, ahlâkı bozuk) kusurlarını, yanlışlarını, düzensizliklerini, yolsuzluklarını ortaya çıkaran sözleri yüzüne karşı söylemek çok acı gelir. Çünkü çoklukla bu tür insanlar ya açıklarının ortaya çıkmasını istemezler ya da doğru sandıkları hareketlerinin yanlış olduğunu kabul etmezler.
Dost kara günde belli olur.
Varlıklı, iyi, güzel ve mutlu günlerimizde bizimle dostluk kuran, arkadaşlık eden, yanımızdan ayrılmak istemeyen çok olur. Herkesin mutluluktan bir pay almaya çalıştığı böyle günlerimizde, etrafımızdaki bu kişilerin hepsine gerçek dost diyebilir miyiz? Kuşkusuz hayır. Bu ancak işlerimizin kötü gittiği, üzüntülerimizin arttığı, felâketlerin bizi boğmaya çalıştığı günlerimizde belli olur. İyi ve mutlu günlerimizde olduğu gibi, bizi kara günlerimizde de yalnız bırakmayan, sıkıntılarımızı paylaşan kişiler gerçek dostlarımızdır
Eşeğe altın semer vursalar, eşek yine eşektir.
Hiçbir yeteneği, bilgisi olmayan, kavrayıştan ve faziletten yoksun kimse, hangi mevkiye geçerse geçsin, ne kadar yetki ve mal sahibi olursa olsun değerli ve saygın kılınamaz. Kısa zaman içinde gerçek kişiliğini, bayağı ve kötü olduğunu tavır ve davranışlarıyla belli eden bu gibi kimselerin aslını kimi unsurlarla değiştirmek mümkün değildir.

Özgür bey Kadınlarımıza hatalarını kabul ettirmemiz çok zordur imkansızdır…

Cevapla
zeynep kara 16 Ekim 2011 - 20:50

İÇİMDE YANGINLARIN YANDIĞI BİR ZAMANDA OKUDUM YAZINIZI….YARAMI KAPATMASADA BİR TEDAVİ YÖNTEMİ SUNDU ASLINDA…İNSAN HAYATTA EN DEĞER VERDİĞİYLE İMTİHAN OLURMUŞ,RABBİM BENİDE EVLİLİKLE İMTİHAN ETTİ,ÇOK KISA OLSADA AYLARIN YIL GİBİ GEÇTİĞİ BİR 5 AYDI.ŞÜKÜR RABBİM BUNLARDA GEÇTİ,DİYORUM ANCAK SİNDİREMİYOR,KENDİME YAKIŞTIRAMIYORUM….AMA ŞU BİR GERÇEKKİ HER ŞARTLARDA ŞÜKREDİLECEK NİMETLER VAR…ŞÜKÜRLER OLSUN RABBİM….SİZDEN DE ALLAH RAZI OLSUN GERÇEKTEEN GÜZEL BİR PAYLAŞIM OLMUŞ…

Cevapla
ayşe türkmen 17 Ekim 2011 - 06:12

Sn. Zeynep Kara,
Aslında o kadar benzer öyküler birleştiriyor ki bizi. bu uzun yolda kısacık ömrümüzde ne bitmeyecek sandığımız bir acıyı kuşanıyoruz. ama en önemlisi yeniden sevince başlıyor değişim. sevince acılarınız eskisi gibi kanamayıyor, bu affedttiğiniz eşinizi yeniden sevmekte olabilir; yeni bir hayat arkadaşı da. bir başkasını, yeni bir hayatı evliliği biliyorum insan ilk anda düşünemiyor. ama inanın zaman en ıyı ilaç. hataları affetmeye, yaraları sarmaya, acıları unutmaya. umarım hersey gönlünüzce olur.

çektiğim acıların birilerine yol gösterdiğiniz, iç sızısını bir an olsun dindirdiğini bilmek bile inanın beni mutlu etti. mutlu olmamız dileğiyle.

Cevapla
zeynep kara 17 Ekim 2011 - 20:41

Bana göre yeniden başlamak olan fakat aynı dönemde dünyaya geldiklerime göre başlangıç olan hayat bana artık imkansız gibi geliyor.Aynı durumdaki herkes mi aynı şeyi yaşar bilemem ama bu durum benim kendime güvenimi kaybetmeme sebep oldu,insanları tanıyamadığım hissini uyandırdı.Nitekim doğruda bir tesbitti ama sonuç yıpratıcı oldu…Bir sürü acı tecrübe edindim.sıkıntımda kimlerin yanımda olduğunu,kimin ne kadar destek olduğunu gibi çevremdeki hatta en yakınımdaki kişilerin analizini yaptım…Keşke demek kaderi tenkit etmek aslında ama nedense görmek istemediğim gerçeklerle keşke karşılaşmasaydım ve keşke o eski saf ve temiz ben olabilseydim,keşke anlam dolu o bakışları eskisi gibi anlayamasaydım….yada keşke gözüm şuandaki kadar açılsaydı da bu kadar bariz olan hatayı etrafımda hayat tecrübesi benimkinden kat ve kat fazla olan çevremden önce bu hataya ben dur deseydim…Ama rabbim çok büyük hani kelimeler kifayetsiz der ya bir şair işte bende bunu diyorum artık benim anlatmaya gücüm yetmesede o gördü ve şahitti bana..ŞUAN TESLİM OLMAK ÇOK ZOR OLSADA ASLI OLANI YAPIP RABBİM SANA TESLİM OLDUM,SEN ŞER GÖRDÜĞÜMÜ HAYRA ÇEVİR DEMEK LAZIM ASLINDA!!!
SİZEDE MUTLULUKLAR PAYLAŞIMINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER

Cevapla
özgür 18 Ekim 2011 - 22:45

Özge Hanım haklısınız son cümlenizle katılmamak elde değil.Hani derler ya ölen mi haklı öldürenmi düşünmek lazım toplum olarak ne hale gelmiş durumdayız.Örflerimiz geleneklerimiz ananelerimiz tükenmiş,kötü arkadaşlar la kendimizi gaza getiren ler makbül gördüğümüz birer toplum olmusuz özellikle kadınlarımız..

Cevapla
SEFA 12 Eylül 2012 - 01:59

Zaten inancınız varsa ilahi adalet er yada geç tecelli edecektir.
Güzel bir söz İlahi adalet evet o da bir adalet….

Cevapla

Yorumunuzu Bekliyoruz !