Anasayfa Evlilik Psikolojisi Evlilikte Yaşanan Problemlerin Sebepleri Nedir?

Evlilikte Yaşanan Problemlerin Sebepleri Nedir?

Yazar: Editör

Evlilik insan hayatında en önemli basamaklarından biridir.. Evlilik büyük bir yolculuktur. Yol arkadaşlarımız seyahatimizin iyi ya da kötü geçmesi açısından çok önemlidir. İnsanlar elbette mutlu olmak için evlenir. Kurdukları yuvada insanlar hayallerindeki mutluluğu yakalamaya çalışırlar.

Günümüzde gerçekleştirilen evlilikler acaba bu beklentiye ne kadar cevap veriyor? Gerçekten bu beklenti ailede veya evlilikte karşılığını bulabiliyor mu?

Evlilikler neden çabucak bitiyor? Aileler neden parçalanıyor? Aslında bu soruların cevabı evlilik öncesine dayanıyor. Evlilikler hatalar üzerine kuruluyor. Sonuçta ilk sarsıntı yıkımla sonuçlanıyor. Evlilik öncesinde yapılan hatalar şunlar:

Yanlış Eş Seçimi

Adeta “Hele bir evlenelim de o zaman doğruyu ve yanlışı anlarız.” mantığı hakim pek çok evlilikte. Düşünün bir kere trafikte bir araç kullanabilmek için aylarca kursa gitmek gerekiyor, bir çocuğa tarih dersini anlatabilmek için ise üniversite bitirmek. Ama eş seçip evlenmek ve dünyaya çocuklar getirip onları yarınlara hazırlamak için ne kadar az şey gerekiyor. Daha birlikte yaşamanın anlamını ve sorumluluğunu bilemeden bir ömrü birlikte yaşayacağı insanı seçiyor. Sonra da deneme yanılma süreci başlıyor. Olmadı hadi bitirelim bu evliliği deniliyor ve mutluluklar başka bahara kalıyor.

Eşler Birbirlerine Vakit Ayırmıyorlar

Adeta insanlar birbirlerinden kaçmakta. En basitinden aile bireyleri birlikte olabildikleri en değerli vakitlerini televizyon karşısında, internet başında ya da kulaklıkla müzik dinleyerek geçirmekteler.

Anne ve babalar, çocuk avutmakta kullandığı televizyonun bağımlısı oldu. Akşamları en verimli vakitler daha çok babalar haber izlemekle, anneler dizi izlemekle ve çocuklar ne bulurlarsa onunla yetinerek geçiyor.

Evliliklerde kişiler belki fizikî olgunluğa ulaşıyor; fakat kişilik olarak ve sosyal sorumluluklar açısından yetersiz kalıyorlar. Evliliğin sadece zevk ve sefa yönü öne çıkıyor ve insanlar çabuk kırılıp dökülüyor. Karşılaşılan sorunlar bilinçli bir rehberlikle aşılamadığı zaman gereksiz yere büyüyor. Önce aile içi şiddet ve son olarak boşanma yolu seçiliyor. Sonuçta eşler evlilik mi yapıyorlar yoksa evcilik mi oynuyorlar anlayamadan mahkemelere koşuyorlar.

Eşler Doğru Bir Şekilde İletişim Kuramıyorlar

Hayat boyu her zaman insanlar ilişkimiz olmuştur.Hem kendimizi tanıtmak hem de karşı tarafı tanımak için iletişim yollarını kullanırız.Evlilik içinde ise, eşler çoğu zaman birbirlerini suçlayıcı, bazen aşağılayıcı ifadeler kullanarak evlilikte mutluluk yollarını kapatabiliyorlar.Eşler birbirlerini suçlamadan, karşı tarafın kişiliğini değil de davranışlarını eleştirseler, uygun iletişim yolları kullanırsalar, yanlış anlaşılmalar ve sorunların bir kısmında düzelmeler olabilir.

Ortak Özellik ve Kişilik Yapısı Önemsenmiyor

Evlilikler sadece çiftlerin haz duygularını tatmin alanı değildir. Bizim inanç ve kültürümüze göre evlilik ve aile hem bu dünya hem de ahiret hayatının kazanımları için yapılır. Yani insanlar yaşadığı birliktelikle ve yetiştirdiği yeni nesillerle bu dünyada ve ahirette mutlu olur. O nedenle seçilen eşin ahlaklı ve inançlı olması da önemlidir. Bir zamanlar (eli yüzü düzgün biri, helal süt emmiş biri) ile bu kastedilirdi. Şimdilerde bu kaçıncı sıralarda acaba? Bizim için ailelerde olması gereken; saygı, sevgi, vefa, edep, hoşgörü, samimiyet, itaat duygusu ve namus anlayışı acaba ne kadar anlamlı bir şekilde bilinip yaşanıyor?

BU YAZILARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

Yorumunuzu Bekliyoruz !