Anasayfa Evlilik Psikolojisi Evlilikte Mutluluğun İlk Şartı

Evlilikte Mutluluğun İlk Şartı

Yazar: Aile Danışmanı Bülent Şen

Evlilik, yaklaşık M.Ö.2000 yılından günümüze kadar temel niteliklerini koruyarak devam eden ve vazgeçilemeyen bir kültür olgusudur. Evlilik, birbirinden farklı ilgi, istek ve ihtiyaçlara sahip iki insanın, birlikte yaşamak, yaşantıları paylaşmak, çocuk sahibi olmak ve yetiştirmek gibi niyetlerle kurdukları bir ilişkiler sistemi, karşılıklı bir dayanışma ve toplumsal onaylamayla gerçekleşmiş bir sözleşme ve tüm toplumsal yasaklamalar dışında tutulan cinsel gereksinmelerin karşılıklı olarak doyuma ulaştırıldığı bir kaynaşmadır diyebiliriz.

Mutlu bir evliliği birbirlerine karşı sorumluluk duygusu taşıyan, birbirlerini sosyal açıdan destekleyen, birlikte isteyerek zaman geçiren, üyeler arasında açık iletişim olan, kriz durumunda birbirine kenetlenen bireylerin oluşturduğu sistem olarak da tanımlayabiliriz.

Evliliğe hazır mısınız?” diye gençlere sorduğum zaman birçoğu “Tabii ki hazırız, herkes nasıl evleniyorsa biz de öyle evleniriz” diyorlar. Hemen şu örneği veriyorum. Evlilik, Gençlik Parkındaki gölette küçük bir kayıkla bir saat gezinti yapmaya benzemez. Evlilik, İzmir limanından Amerika’nın New York limanına gitmek için yola çıkmak demektir. Küçük bir kayıkla birkaç deniz mili ancak gidersiniz ve dalgalar biraz büyüyünce kayığınız devrilip hayati tehlike yaşayabilirsiniz. Amacınız 40 yıl aynı yastığa baş koymaksa, pardon, okyanusu aşmak ve New York’a ulaşmaksa o zaman bu yolculuğa her yönden hazır olmamız gerekir. Öncelikle okyanusu geçebilecek büyüklük ve sağlamlıkta, teknik donanımlara sahip bir tekneye sahip olmamız gerekir. Rahmi Koç’un dünya turu yaptığı teknesi gibi. Bizim de bu tekneyi kullanabilecek teknik düzeyde bilgiye, rotayı çizebilecek seyrüsefer bilgisine ve fırtınalı havalarda tekneyi kullanabilecek bilgi, tecrübe ve cesarete sahip olmamız gerekir.

Ayrıca bu uzun yolculuk için yeterli yakıt, yiyecek ve paraya da ihtiyacımız olacak. Tekneyi nasıl iki kaptan aynı anda yönetemez, batırırsa bazen bizim, bazen de eşimizin tekneyi yönetmesine izin vermeliyiz. Biz kaptanken eşimiz tayfa, eşimiz kaptanken biz tayfa olabilmeliyiz. Yani mürettebat arasında uyum şart. Teknenin mürettebatının amacı tekneyi su üzeride yüzdürmek ve hedefine götürmek olmalı. Eğer mürettebattan biri okyanusun ortasında bu geziden sıkılır ve denize atlarsa bundan tüm mürettebat zarar görür. Kısaca eğer amacımız bir tekneyle dünya turu yapmaksa bunun için fiziki, ruhsal, duygusal, sosyal, ekonomik yönden yeterli olgunluğa ulaşmış, özellikle iletişim ve denizcilik hakkında yeterli bilgiye sahip, denizciliğin zorluklarını biliyor olmamız beklenir. Eğer amacımız Gençlik Parkının göletinde kısa kayık gezileri yapmaksa, hiçbir zaman büyük denizlerde yelken açmanın zevkini ve heyecanını yaşayamayabilir ve bu durumumuzdan bir süre sonra sıkılabiliriz.

Bülent Şen Evlilik ve Aile Danışmanı OLGU Psikolojik Danışmanlık ve Aile Danışma Merkezi (0505 892 30 64)

BU YAZILARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

5 Yorumlar

GÖZDE 10 Eylül 2010 - 10:12

Benin evlenmem imkansız erkek arkadaşım oluyor ama en fazla 3 ay sürüyor görüşmemiz terkediliyorum.Aldatılıyorum.Yalan söylüyorlar bana.Bunu görünce güvenemiyorum onlara.Onlardan benimle evlenip evin ihtiyaçlarını karşılamalarını bekliyorum çünkü çocuk yapmak ve kendim büyütmek istiyorum daha bunları konuşmaya fırsat olmadan terkediyorlar.Anlamadım. Avukatım bende para kazanabilirim ama çok zorlanıyorum bu konuda.Derdim evlenmek evlenmeden cinsellik yaşamak istiyorlar.Bunu yapmayınca kaçıyorlar evlenmekten. Bir sene sonra yine kimisi beni bulup görüşmek istiyor.Anlamadım bana anlatırmısınız neden böyle insanlar?

Cevapla
Psikolog Beyhan BUDAK 10 Eylül 2010 - 10:58

Gözde Hanım, yaşadığınız olumsuz tecrübeler sizi ümitsizliğe yöneltmesin.Eğer istediğiniz halde evliliğe imkansız derseniz, yakın ilişki yaşadığınız insanlara karşı güven duygusunu yitirip bakalım bununla ne zaman ayrılacağız diye düşünürseniz, bu durum sizi olumsuz yönde etkileyecektir.Psikolojide “kendini gerçekleştiren kehanet” dediğimiz durum buraya uygun düşmektedir.Eğer yaşadıklarınızda ciddi bir problem olduğunu düşünüyorsanız, bir uzmandan yardım almak size çok yardımcı olacaktır.İyi bayramlar…

Cevapla
GÖZDE 10 Eylül 2010 - 10:54

Teşekkür ederim yazdığım yorumu yazar yazmaz yayınlamışsınız.buda bişeydir.

Cevapla
ELİF 09 Ekim 2010 - 09:47

merhaba ben 22 yasında 3 yıllık evli bir bayanım 20 aylıkda bir oğlum var eşimle büyük sorunlar yaşıyoruz bana resmen psikolojik baskı uyguluyor 3senede psikolojimi bozdu açıkçası.çalışmıyor sorumsuz yalancı ve ona zerre kadar güvenim yok buda beni çok sarsıyo ve ondan boşanmayı düşünüyorum bu boşanma süreci nasıl olur nasıl atlatırım onuda bilmiyorum ne olur bi fikir verin yardımcı olun sözlerinizle şimdiden çok teşekkür ederim saygılarımla

Cevapla
hasan 27 Aralık 2010 - 11:57

5 yıl evli kaldıktan sonra eşimin hakaretlerine daha fazla dayanamadım ve kızımın velayetini alarak boşandım. 2. kez evlendim. evlendiğim kişi önce kızımı kabul ettiği halde 2 ay geçmeden ya ben ya kızın dedi. ben de kızımı tercih ettim. aradan 8 ay geçti eski eşim ailemi ve beni aradı. hatalarını bildiğini aynı şeyleri tekrar yapmayacağını söyledi. kıymetimi anladığını ifade etti.bir bakıma yalvardı tekrar bir araya gelmek için.
bende sonuçta kızımın nannesi dedim ve kabul ettim. bu arada bir oğlumuz oldu ve 2 evliliğimizin şu an 5. yılındayız. eşim evliliğimizin 1-1.5 yılından sonra tekrar aynı şeyleri yapmaya başladı. 2. evliliğimi ve ailemi bahane ederek hakaret etmek için devamlı adeta fırsat kolluyordu. ben çocuklarımın hatırına sesimi çıkarmadım .bu arada borçlanarak bir ev aldım tapunun yarısını eşimin üzerine yaptım ki artık bazı şeyleri daha iyi anlasın da aile içi saadetimizi sağlayalım dedim. evi aldıktan sonra da malesef eşim düzelmedi. şu an ana para olarak 45000 tl borç var 33 ay kaldı. aylık 1600 tl ödüyoruz. eşim öğretmen. ama öğretmene yakışmayan dav.
sergiliyor evde. ben şunu anladım. evlendiğimizde ben eşimi seviyordum . eşime karşı sevgim çok fazlaydı.fakat malsef eşimin bana sevgisi yokmuş. bu sevgisizlik sonucu oluşan davranışları bende olan sevgiyi de bitirdi.
hayattan zevk almamaya başladım. kendisinden iyice soğudum .yüzüne dahi bakmak istemiyorum. her anlamda sağlıklı bir insan omamam rağmen eşime karşı hiçbir cinsel istek duymuyorum. bu durumda bu evliliği sürdürmek ne kadar sağlıklı olur?

Cevapla

Yorumunuzu Bekliyoruz !