Anasayfa Evlilik Psikolojisi Evlilik ve Aile Terapisi

Evlilik ve Aile Terapisi

Yazar: Psikolog Beyhan Budak

Ülkemizde, belli bir yaştan sonra erkek ve kadınların çok büyük bir çoğunluğu evlenmektedirler. Çoğu insan evlilik hakkında çok fazla fikir sahibi olmadan evlenip ve aynı evde iki yaşayıp belli bir düzen kurup, ortak karar almanın kendi kendine oluşan bir durum olduğunu zannetmediktedirler. Fakat birçok sebepten dolayı eşler arasında problemler çıkmakta ve eşler bu problemlerin çözümü için ya uzun yıllar uğraşıyorlar ya da boşanma yolunu seçiyorlar.

Ayrıca çatışmanın çok olduğu, eşlerin evlilik doyumlarının az olduğu ya da hiç olmadığı evliliklerde, aldatmanın çok daha fazla olduğu, eşlerin birbirlerinin olumlu yönlerini tamamen görmezden gelip olumsuz yönlerine odaklandığı yapılan çalışmalarda ortaya çıkmaktadır. Bu durum sonucunda, eşler çoğu zaman bağırmaktan ve kavga etmekten dolayı birbirlerinin ne dediklerini dahi anlamaz hale gelebilirler. Zamanında birbirini severek evlenen iki insan, aynı ev içinde yaşarken birbirini tanıyamaz hale gelmiş ve savaş halinde olabilirler.

Bu tarz çatışmaların çok fazla olduğu evliliklerde, kişilerin hem hayat kalitesi düşer, hem de evlilik dışı aktivitelerde başarı gitgide zorlaşabilir. Bununla birlikte çatışmanın çok yoğun olduğu evliliklerde yetişen çocukların bu durumdan olumsuz yönde etkilenmeleri yüksek ihtimaldir.
Bu tarz durumlarda, eşler kendi problemlerini kendileri çözemeyecek hale geldilerse, artık birbirlerini anlamıyor ve bu hale nasıl geldiklerini dahi bilmiyorlarsa, evlilik ve çift terapisi iyi bir çözüm olabilir.

Evlilik ve çift terapisi, birbirleriyle çatışmada olan iki insanın etkileşimini değiştirmek için düzenlenmiş bir psikoterapi biçimidir. Evlilik ve çift terapisinde, bu alanda uzman bir kişi, belirli teknikler aracılığıyla, eşlerin kendi aralarındaki iletişimi yeninden şekillendirmelerini, evlilik uyumunu bozan davranışları tersine çevirmeye ya da değiştirmeye ve kişilik gelişimini ve olgunlaşmasını sağlamaya çalışır.

Yukarıda bahsettiğim üzere, çoğu insan evliliği sürdürme ve tatminkâr bir evlilik oluşturmanın kendi halinde oluşacağı fikrindedir. Halbuki çoğu insan evliliğe mükemmel bir eş olarak başlamaz. Evlilik içinde tartışmak, kendi ailemizle ilişkilerimizi düzenlemek, ortak bir sosyal hayata uyum sağlamak, çocuk yetiştirmek gibi konularda zorlanabilir ve kendi aramızda bir çözüm yolu bulamayabiliriz. Evlilik terapisi bize bu noktada, iletişim şekillerimizi yeniden düzenleme, ailelere bağımlı değil bağlı bir evlilik oluşturma, etkin problem çözme becerileri oluşturma, karşı tarafın kişiliğini yıpratmaya yönelik değil sorunları çözmeye odaklı tartışma becerilerini kazanma yolunda yardımcı olabilir.

Evliliklerde Hangi Konular Problem Oluşturur?

  • İş ve Ekonomik Konular: Paranın nasıl kazanılacağı ve nasıl harcanacağı ile ilgili netlikler olmaması, eşlerden birinin onaylamadığı biçimde başkalarına mali destek sağlaması (özellikle karı veya kocanın kendi ailesine) , eşlerden ikisi de çalıştığı zaman, paranın kimde toplanacağı, bütçenin kimin tarafından yönetileceği gibi konular evlilikte sorunlara yol açabilir.
  • Aile Olamama ve Aile Olmaya Hazır Olmama: Ülkemizde giderek azalmasına karşın oldukça sık rastlanılan bir durum eşlerden birinin, genelde de erkek olanın ailesiyle birlikte yaşamak ya da eşlerden birinin anne ya da babasıyla birlikte oturması eşler arasında sorun oluşturabilir. Ayrıca, eşlerin anne veya babalarından yeterince bağımsızlaşamaması sonucunda, ailelerin evlilik ilişkisine çok fazla karışmaları ve eşlerin bu duruma karşı müdahale edememesi de bir başka sorundur.
  • Cinsellik: Eşler arasında cinsel iletişimin kurulamaması, yeterince sıcak ve doyum sağlayan bir cinsellik hayatının mevcut olmaması ve çeşitli cinsel işlev bozuklukları (vajinismus, erken boşalma, iktidarsızlık, cinsel soğukluk) yaşanması evlilik ilişkisini olumsuz yönde etkileyebilir.
  • Zaman Ayırma ve İletişim: Eşlerin birbirlerine, çocuklarına, arkadaşlarına, akrabalarına ayırdıkları zamanın miktar ve kalitesi çok önemlidir. Eşlerin birbirlerine yeterince ve kaliteli zaman ayıramamaları, çift olmalarını engeller. Çiftlerin sıklıkla yakındıkları şeylerden biri “biz konuşamıyoruz” veya “artık konuşacak bir şey bulamıyoruz” olmaktadır.
  • Ana-Baba Olma: Çocukların bakımını kimin üstleneceği, eğitimlerinin nasıl olacağı, disiplinlerinin nasıl sağlanacağı da tartışma konularındadır. Genellikle eşlerden birinin ebeveynlik işini tamamen üzerine aldığı ailelerde ya da bir tarafın bu konuları daha iyi bildiğini düşündüğü ailelerde bu benzeri şikâyetler daha fazla olmaktadır.
  • Krizlerle Mücadele Edememe: İnsanların yaşamlarında olduğu gibi ailelerin yaşamlarında da beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan, ailenin dengesini altüst eden olaylar olabilir. Aile üyelerinden birinin ölümü, eşlerden birinin işten çıkarılması, iflas edilmesi, yaşanılan bir kaza, afet ailenin dengesini bozabilir. Bu tür durumlarda bazen aileler tek başlarına bu olaylarla baş edemeyebilirler.
  • Yaşam Döngüsüne Uyum Sağlama: Ailenin yıllar içinde içinden geçtiği çeşitli aşamalar vardır. Bu aşamalar da yukarıda bahsedilen krizlere benzer fakat beklenmedik değildirler. Bu aşamalar ilk olarak çocuk sahibi olmayla başlar ve çocuğun okula başlaması, ergen bir çocuğa sahip olma, çocukları evlendirme, çocukların evden ayrılışı, orta yaş kendini sorgulama evresi, emeklilik ve yaşlılık dönemi gibi olaylarla devam eder. Bazı aileler bu yaşam evrelerine etkin bir şekilde uyum sağlarken bazı ailelerde bu olaylar çeşitli krizlere sebep olabilir.

Evlilik Terapisi Kimler İçin Yararlıdır?

  • Araların çok sık çatışma yaşayan çiftler,
  • Nişanlılık döneminde evliliğe hazırlanmak ve evlilik konusunda kendisini tanımak isteyen çiftler,
  • Sadakat sorunu yaşayan eşler,
  • Cinsel problemler yaşayan çiftler,
  • İletişim problemleri yaşayan çiftler,
  • Yeni çocuk sahibi olma, ergen çocuk sahibi olma konusunda problem yaşayan aileler,
  • Ailelerin evliliğe karışması gibi problemler yaşayan eşler içi aile ve evlilik terapisi çok faydalı olabilir.

Psikolog Beyhan BUDAK
İletişim İçin: beyhanbudak@gmail.com

BU YAZILARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

3 Yorumlar

inci 28 Haziran 2010 - 16:28

Merhaba,ben 23 yaşında iki bucuk yıllık evliyim eşim ise 29.Eşim hiçbir şekilde uzlaşmıyor öz olarak şöyle diyebilirim;eşim bir evlilikte yapılmaması gereken şeyleri(…???),evliliği bitiren şeyleri yapıyor ve onu gayet sessiz bir şekilde medeni bir şekilde uyardığım halde halen yapıyor acilen sizinle görüşmem şart fakat yeriniz nerede ve seans başı muyene ücretlimi?

Cevapla
yusuf erdoğ*an 18 Aralık 2012 - 19:39

meraba ben 24 yaşında daha 3 aylık evliyim eşimle cok zıttız birbirimizi dinlemiyor cok sık kavga edip sürekli boşanma konusu oluyor şimdi eşiminde hamile oldunu duydum ne yapmalıyımben eski şeyleri yani kıskaclık gibi hularım vardı onları bıraktım ama eşim cok dik huylu kavga etmeden zap etmek zor sözle kısacası ben evlilimi kurtarmak 0 dan başlamak istiyom ama eşim eski konuları acıp rad ediyor ne yapmalıyım yardım edin

Cevapla
erbil 12 Şubat 2013 - 23:47

Kusura kalmayın elim takıldı devam edemedim.
Bahs ettiğim gibi gelinkızların anaları kızlarını ailede yapıcı bir rol olmaktan ziyade hep yıkıcı ve bölücü olarak zihinlerini dolduruyorlar.

Bu ikilik şu noktalarda beliriyor
1- Kocasına kendi ailesini eleştirip güya gelinlere olumsuz hatta zulmedici gösterip kocalarını ailesine düşman edip ayırmak istiyorlar.

2- Gelin, Kaynatası gile, gelin olarak gidip çalışan hizmetçi değilmişde (zaten bu iddia saçma)o evlenmeyi ‘yaşamak’ için yaptığını ve bunu kabullenmesini bekliyorlar gelinanaları ve kızlarını resmen aile kurmaktan engelliyorlar.

3- kocalarını alıp kendi ailesi gilde İçgüvey yapıp kendi ailesi için çalışmasını istiyorlar.

4- Evlilik sorunlarını üstlenmeyip bunun için hep kocasını kullanıp beceriksizliklerini örtmeye çalılıyorlar

5- Evlenirken kocalarının soyadlarını istemiyorlar ve kendi soyadlarını kalmasını istiyorlar.

6- Gelinler Dügünden takılan altınların sadece kendilerine ait oldugunu ve bunu kendi anası gile götürebileceğini iddia edip gerçekleştiriyorlarda. fakat bizim gelenek ve örf ve adetlerimizde Takılar dügün sebebiyle yani iki kişinin evlenme kararıyla onlara takılıyor ve onlara bir destek bir bagış bir yardım olarak hediye ediliyor. Şahsa yani özellikle geline yada damada takıldığı için sadece onun değildir. Ancak bu çift takılara sahip çıkıp zamanı gelince eşdeğerde, yani beraberce ortaklaşa harcayıp aileyi maddi konularda yada acil durumda koruyabilmek için kullanırlar. Sadece gelinindeir diye bir kayıt Medeni kanuna göre gecerliyse de hakikaten ve ailebirliği anlayışıyla ters olan bir saçmalıktır. Geline Şahsen verilen Takı ancak Nikah Aktinde Mehir olarak geçer ve bunun sahibi de kadındır. Düğün ve Kınagecesi vs. takı ve hediyeler ikine damat ve gelinin ortak mülkiyeti.
7- Gelinler Bu saçma anlayışla bile kocalarına kızdıklarında altınları gizlice çalıp anaları gile götürüyorlar ve bu şekil kocasnın ve aslında kendi namus ve şerefini ayak altına alıyorlar. Buda tabiki kocaların boşanmaya sebeb kılıyor. Bu zihniyeti ne yazık ki gelinin anaları kızlarına ınjekte edip kızlarının yuvasını bilerek adice ve şerefsizce yıkıyorlar.

Bu gibi saçmalıklar saymaynan bitmez bunlar sadece Gelin annesinin kızına ettiği kötülüklerden bazısı…

Bu durumlarda damatda gelin de kendilerine saglıklı bir hayat kurma fırsatından yoksun kalıyor ve üzüntü ve ayorlmaya yol acıllıyor.

Gelin anaları bu çiftleri biribirlerine karşı düşürmekten alıkoymuyorlar ve evlilik içinde hep anlaşmazlık ve kötü ortamların ta boşanmaya kadar götürmesinden çekinmiyorlar. hatta boşansa bile şu şekil kendilerini haklı görüyorlar: zaten benim kızımın degerini bilmiyordu, kızıma koca mı yok yani. Daha iyisine layik. Ama kızlarına ne derece Kötülük ve zulüm ettiklerinin farkında değiller ne yazıkki. Kahrını acısını ve sonuçlarını ayrılan çift ağır bir bedelle ödüyor.

Bu gibi olaylar ne yazıkki Gelin analarının Aşağılık kompleksinden meydana gelip kendi yaşıyamadıklarını kızlarından çıkarmak istiyorlar ve ne yazıkki batırıyorlar.

Lütfen bana söylermisiniz ben eşimi bu durumun hakiim olduğuna nasıl ikna edebilirim çünkü o anasının kötü niyyetli oldugunu inamaz ve aksine daha kötüye gider ilişki. Öbür türlüde ansının ona yaptığını ancak iş işten geçtikten sonra anlar ama o da kimseye yaramaz aksine insanı kahreder.

Lütfen ban ayardım edin, yada bu konuda çalişmalar olmuşsa bana kaynak ve kitap gösterın yada ipucları verin . Çünkü boş yere gencçiftler boşanıyor ve birdaha da hayatlarını düzene koyamıyorlar.

Samimi ve acil yardımlarınız için zize şimdiden canı gönülden teşekkür ediyorum efendim

Cevapla

Yorumunuzu Bekliyoruz !