Anasayfa Boşanma ve Çocuk Ergen ve Üvey Ebeveyn

Ergen ve Üvey Ebeveyn

Yazar: Editör

Boşanmalar arttıkça, ikinci evlilikler çoğalmakta, bunun sonucu üvey ana baba ve üvey çocuk sorunu öne geçmektedir(Yörükoğlu, 1988).

Üvey anababa ve üvey çocuk ilişkileri toplumsal bir sorun olarak aile ilişkilerinin önemli bir yönünü oluşturmaktadır. Üvey çocuk olmak ve üvey ana ya da babaya sahip olmak, çocuğun ya ana ya da babasımn öldüğünü, ya da boşandıklanm ifade eder. Bu yüzden hayatındaki bu büyük eksikliğe katlanmaya çalışmak çocuğu kendi iç dünyasında sürekli çatışmaya yöneltmektedir. Ayrılığın nedeni ölüm bile olsa çocuk kendisini terkeden babaya kırılıp gücenir. Bundan soma kendisini kimin koruyacağını, kime güveneceğini merak eder.

Çocuk, üvey ana ya da babayı, ana veya babasıyla yakın ilişkisinden dolayı en yakın çevresinde yer alan, ana ya da baba gibi sorumluluk ve hakları olan apayrı ve yepyeni bir insan tipi olarak algılamaktadır. Bu yeni kişi ile ilişkisinin nasıl düzenleneceğini pek bilememektedir. Çocuğun yaşı bu yeni kişiyi kabul ya da reddetmekte etkilidir. Bir yaşamda annesi ölmüş bir bebeğe üvey ana kolay ana olabilir, ancak annesini sık sık gören bir lise öğrencisi için üvey ana kolayca ana yerini alamaz.

Çocuk, üvey ana ya da babanınkinden ayrı bir hayat sürdürmüş, üvey velinin beklentisine uygun düşmeyen çok alışkanlıklar edinmiştir. Çocuk içinde gizli bir yerlerde evliliğin başansız olmasını istemektedir. Çünkü eski yaşamı bazı açılardan kötüdür ama tanıdıktır da. Kişiliği belki de onlann beklediğinden farklı özelliklerden oluşmaktadır. Bu açıdan onlarla uyumlu bir yaşamı paylaşmaları, gerekli dayamşmayı hemen kurmaları pek beklenemez. Böylesi bir beklenti gerçekçi değildir.

Ailede bir üveylik olması, gençte çoğu zaman bir huzursuzluk yaratmaktadır. Aile samimiyetine oldukça yabancı birinin hem de otoriteye sahip olarak girmesi, bir takım çatışmalara yol açmaktadır.

Üvey ana babalar çocuğa herhangi bir nedenle yoksun kaldıkları bakımı vermeye hazırdırlar. Bu nedenle normalde çocuğun bakımından sorumlu olan ana babalardan daha duyarlı davranmaktadırlar. Ancak çocuğun tek başına sevgi ve borçluluk duygularıyla yetinmemelerini anlamakta zorlanmaktadırlar. Özellikle ergenlik çağındaki çocuklar genellikle karışık duygular beslemektedirler. Yeni ana babalarını hem sevmekte hem de onlardan nefret etmektedirler. Daha önceki terk edilme ya da ana babadan birisini yitirme deneyimi, yeni bir ilişki kurmalarını zorlaştırmakta ve tedirginlik güvensizlik yaşatmaktadır. Ergenler oldukları gibi kabul edilip edilmediklerini anlamak için de bu ilişkiyi sınama gereği duymaktadırlar.

Çocuklar üvey ana babayı sevmeye başladıklarında, suçluluk duygusuna kapılmaktadırlar. Öz ana veya babasına haksızlık yaptığını düşünmekte ve bu da çelişkili duygulara neden olmaktadır.

Genç, bağımsız olmayı istemekle birlikte, evde kendisiyle ilgilenilmesini, şefkat gösterilmesini beklemekte ve güven aramaktadır. Evde bir üveyliğin bulunması, bu güven duygusunun sarsılmasına yol açmakta, hatta onu tamamıyla ortadan kaldırmaktadır. Ergenin yeni evliliğe uyumu, çocuğuııkinden daha güç olmaktadır. Gencin aile hayatında alıştığı bir düzeni bulunmaktadır. Ebeveyni ile arasında yakın bir ilişki bulunabildiği gibi, aralarında olmayan ebeveyni idealize etmiş olabilmektedir. Her iki halde de ergen, üvey ebeveyne eleştirel bir gözle bakmaktadır.

Buluğ çağından çıkmak ve yetişkinliğe adım atmak üzere olan çocuklar, ebeveynin yeni evliliğine kolay uyum sağlamaktadırlar. Çünkü aileden ayrılıp, kendilerine yeni bir hayat kurma sürecini yaşamaktadırlar. Hatta bazıları, ana ya da babalarının onlarla ilgilenecek ve destekleyecek bir hayat arkadaşı bulmuş olmalarını rahatlatıcı bile bulmaktadır. Diğerleri ise rahatlama ile birlikte öfke de duymaktadırlar. Bir ebeveynin yemden evlenmesine ve üvey ebeveyne en çok tepki gösteren çocuklar, yaş grubu olarak, buluğ çağma girmek üzere veya girmiş olanlardır. Buluğ çağı kendi başına zor bir dönemdir. Onları yaşıtlarından ayıran, kendilerini farklı hissetmelerine neden olan herşey (tek ebeveynli olmak veya üvey ebeveyni olmak gibi) bu yaşta normal olarak duydukları stresi arttırmaktadır.

Annenin ve babanın tekrar evlenmesi ergenlerde, başa çıkamadıkları güç ve utandırıcı duygular uyandırmaktadır. Annenin ya da babanın, kendileri dışında da bir hayatı olduğunu görmekte ve şaşırmaktadırlar. Aynı zamanda ebeveynin cinsel olarak, dolayısıyla bir rakip olarak algılamaya başlamaktadırlar. Üvey babaya karşı da karışık cinsel duygular beslemektedirler. Hem bu hem de üvey babanın tepkileri onları sürekli kaygı duymaya itmektedir. Erkek çocuklar ise, annelerinin babalan dışında bir erkeğe ilgi duymasından rahatsızlık duymaktadırlar. Üstelik anneleri, arkadaşlan ile hayalini kurdukları ve zaman zaman cinsel içerikli konuşmalara konu olan bir biçimde davranmaktadır. Bütün bunlar, onlann ana ve babalanna fiziksel temas biçimlerini de değiştirmeye çalıştıklan bir zamana denk gelmektedir. Örneğin, artık babanın kucağına oturmak veya anneye sımsıkı sarılmak yerine, yanaklanna bir öpücük kondurmaktadırlar.

Çocuklann cinsiyeti üvey ana babaya uyumda farklılık göstermektedir. Hem kız hem de erkek çocuk aynı cinsten üvey ebeveyne uyum sağlamada çeşitli zorluklar yaşamaktadır. Ancak karşı cinsten üvey ebeveyne daha kolay uyum sağlamaktadırlar. Kız çocuğu anasının yokluğunun acısını, onun yerini doldurarak hafifletmeye çalışırken, eve gelen üvey ana umutlannı yitirmesine neden olmaktadır. Bu yüzden öç alma duygusuyla elinden gelen tüm terslikleri yapmaktadır. Daha ileri boyutlan ise, evde konan her kurala karşı çıkmak, yalan söylemek, para çalmak, huzursuz, dikkatsiz, uyumsuz davranmak gibi davranışlar göstermektedir. Üvey ana-erkek çocuk ilişkisinde bir tehlike, yaşlanmn yakın olmasıdır. Erkek çocuğun sevgisi şekil değiştirebilmektedir (Bilen).Ergen çoğu kez, üvey ana ya da babasım nasıl çağıracağını bilememektedir. Başka bir husus da çocuğun üvey babamn soyadım alıp almayacağıdır. Bu yasal bir sorun olmakla beraber, küçük yaştaki çocukların üvey babalarının soyadlarını almaları iyi sonuç vermektedir.

Boşanmış ebeveynlerin tekrar evlenmesi durumunda çocukların yeni duruma alışma tepkilerinde kişisel farklılık görülür. Bazı çocuklar için üvey anababamn gelişi çok olumlu sonuçlar yaratabileceği gibi, bazı çocuklar da olumsuz sonuçlar yaratabilir. Bu durum ayrı olan ebeveyne düşkün olan çocuğu daha fazla etkilemektedir. Kız çocukların erkeklere göre üvey anababaya daha çok tepki verdikleri görülmektedir.

Çocuklar arasında yemden evliliğin kısa süreli etkileri farklılık göstermektedir. Genellikle, yemden evliliğe uyumda kızlar erkeklerden ve büyük çocuklar küçük çocuklardan daha fazla zorluk çekmektedirler ve doğası zor olan çocuklar, kolay çocuklara oranla daha fazla zorluk çekmektedirler.

Suç işleme konusunda üvey aileleriyle yaşayan ergenler, tek ebeveynli ailelerde yaşayan ergenlerden daha fazla risk taşımaktadırlar. Aynı zamanda üvey aile ortamında büyüyen ergenler, erinlik döneminde akran baskısına daha az karşı koyabilmektedirler .

BU YAZILARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

Yorumunuzu Bekliyoruz !