Anasayfa Sizden Gelenler Cinsel Taciz ve Cesaret

Cinsel Taciz ve Cesaret

Yazar: Ayşe Türkmen

Taciz
Çoğu insanın başına gelen, söyleyemediği; haykıramadığı; utandığı bir gerçek.
Bugüne kadar bunun çoğunlukla bayanların hatta itiraf edeyim dul bayanların başına geldiğini düşünüyordum biliyor musunuz? Ne sığ bakıyormuşum meseleye meğer.

Bugün okuduğum gazete haberi taciz kadar önemli bir gerçeği hatırlattı.
Bu ülkede kadın olmanın ne denli zor olduğunu.

Öğretim görevlisi, evli ve çocuklu, toplumsal statüsü-prestiji, söz hakkı olan; kendini ispat etmiş bir kadının da böyle bir deneyim yaşayabileceğini yazdı gazeteler. Üstelik öyle ücra bir köyde değil, Başkentimizin göbeğinde en tarihi eğitim kurumlarının birinde…

Yaşarken paylaşmadığımız pek çok şey yaşadıklarımızın sadece bizim başımıza geldiğini düşündürür. Bekâr ya da dul hep yalnızlıktan, sahipsizlikten başımıza geldiğini düşünürüz.

Peki, evli bir bayanın başına gelirse?
Bunun gençlikle, yalnızlıkla alakası yokmuş diyor insan.
Kadın olmak yetiyor. Ha birde taciz etme kapasitesine sahip bir karşı cins lazım.

Tacizin fiziksel ya da psikolojik baskıyla yapılmasının hiçbir önemi yok bence.
Gönderilen bir ileti, ısrarcı bir yemek ya da çay daveti, rahatsız edici bir bakış, tesadüfen olmuş gibi rahatsız eden bir dokunuş. Yani kadın olmanızın yüzünüze tokat gibi vurulduğu; istemediğiniz halde devam eden her tür çirkin tavır.

Cesaretli olmak lazım aslında.
Söylemek yaşananları, saklamamak, suçlamamak anlatanı. Suçlamamak kendini.
Tüm atasözlerine inat kadının tacize davetiye çıkarmadığını anlamak. Sakince dinlemek eş olarak, arkadaş, patron olarak. Yönetici olarak üstünü örtmemek. Üstü örtülse bile ısrar etmek. Eşinizse bunu yaşayan cesurca arkasında durabilmek.

Yıllar önce adliye stajım sırasında taciz ve tecavüz davasında mağdur bir bayanın eşinin kolunda ifade vermeye gelişini hatırladım şimdi. O küçücük kadının yaşadıklarını eşinin ve salonda onca insanın önünde anlatırken daha da küçülmek için nasıl çabaladığını; yaşadıkları kendi suçuymuş gibi kahroluşunu…
Karısını getiren adam nasılda gözümde büyümüştü.

Yaşım ve hayat tecrübem eklenince anladım ki, çok zordu o adam ve kadının yaşadıkları.
Bir o kadar da cesurca…

BU YAZILARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

2 Yorumlar

umit 16 Şubat 2011 - 11:14

Erkek lerin bazıları için bazıları derken Türk erkeğinin yaklaşık %40 i için bayanın evli,bekar veya eşinden ayrılmış olması önemli değil çünkü bunlar içlerindeki bastırılmış duyguları bu şekilde ortaya çıkartmaya çalışırlar. Örneğin Yılbaşı geceleri İstanbul ilinde eğlence mekanlarında olanlar. Yine Erkeklerin %10 uda bunlar saygın ve kültür lü kendilerinin bildiklerini zanneden makamlarıyla veya paralarıyla konuları ört bas etmek isteyin erkeklerdir. Sizinde örneğinizde verdiğiniz gibi; %30 kısımlık erkeklerde vardır ki bunlar uzaklarda bayan aramazlar arayıpta vakit gecirmezler daha öncelerden tanıdıkları bayanlara asılırlar asıl tehlike li olanlar bunlardır karsısındakinin duygularından yararlanmayı çok iyi bilirler, eski dostluklarına yaptıkları hataları savuştururlar fakat kesin olarak terslenmedikleri için saldırmaya devam ederler bu savaşta galip gelmeye calışırlar.%10 lük erkeklerimizde kendi hallerinde yaşamlarını sürdürmeye çalışırlar.Geriye kalan erkeklerimizde batlamaya hazır bir Volkan gibi yukarıda % delerini verdiğim gruplar arasında hangisine katılayım diye düşüne dursun AMA İNAN INKİ TÜRK ERKEĞİ AÇ AÇLIĞININDA DOYACAĞINI ZANNETMİYORUM Duygusalığı yakalayamadığı için bayanları bir ANNE gözüyle değil bir kadın gözüyle gördüğü için dir.

Cevapla
Hayran 16 Şubat 2011 - 13:11

Ayşe Hn,

Yazılarınızı dikkatle takip ediyorum. Kendi duygularınızı ifade ederken, kaç tane sessiz kalmış hemcinsinize haykırış oluyorsunuz. Yazılarınızın ve sesinizin her daim gür çıkması dileğiyle.

Hayranınızdan sevgileri kabul edin lütfen.

Cevapla

Yorumunuzu Bekliyoruz !