Anasayfa Boşanma Psikolojisi Boşanma: Psikososyal Bir Süreç

Boşanma: Psikososyal Bir Süreç

Yazar: Editör

Boşanmanın psikososyal analizi en ayrıntılı bu modelde yapılmıştır. Kessler’in analizleri ; çeşitli evreleri yaşayan yetişkinlerde yaptığı klinik çalışmalara dayanmaktadır. Kessler boşanmayı psikolojik süreç olarak 7 duygusal aşamaya ayırmıştır. Bu süreçteki evrelerin başlangıç ve bitiş noktaları açık değildir. Bu evrelerin süreleri, kişilerin yapılarına göre değişmektedir. Bu 7 emosyonel evre şu şekildedir”

Gözünü açmak, tatsız olan gerçeği görmek, eşlerin birbirlerinden beklentilerinden feragat edip, gerçekle tanışma zamanıdır. Bu evrede farklılıklar açığa çıkar ve eşler realite ile zihinlerindeki ideal eş algısı arasındaki ayırımı yapma dönemine girerler. Burada algılamanın derecesi gelecekteki hayal kırıklıklarının şiddetini belirler.

Erozyon evresi, bir önceki evrede baskılanmış olan acı, hayal kırıldıkları ve kızgınlıklar açığa çıkmaya başladığı evredir. Bu evrede eşler birbirleriyle, iletişimleri olumsuz bazda olsa bile, birbirlerine çok müdahale etme tarzında ilişkidedirler.

Ayrışma evliliğe yatırımın anlamlı derecede azaldığı anlamına gelir. Buradaki baskın tavır umursamazlıktır. Bu evrede çatışmalar üzere yoğunlaşmadan ziyade ilgisizlik gelişmesiyle karakterizedir. Eşlerin aktiviteleri başka alanlara kaymaya başlar. Bu ayrışma eşlerin birinde daha baskın olarak yaşanır. Eşler veya eşlerden biri artık boşanma sonrası yaşam hakkında düşünmeye başlamış ve tek başına yaşama hakkında düşlemler ve planlar kurmaya başlamıştır.

Duygusal boşanma sürecinin en travmatik evresi fiziksel ayrılıktır. Eşler yalnızlık, anksiyete ve karmaşık düşünceler içine girerler ve yeni kimlik oluşturma gereksinimi hissederler. Boşanmanın başlaması sıklıkla eşlerde suçluluk ve yetersizlik hislerinin oluşmasına yol açar, bu duygular kolaylıkla kızgınlık hislerine dönüşebilmektedir. Suçluluk duyguları! eşine ve çocuklarına ayrılığın verdiği incinme ve acıdan sorumlu olduğu düşüncesine dayanmaktadır. Yas kızgınlık, incinme, yalnızlık ve çaresizlik duygularını içerir.

İkinci ergenlik, kendini rehabilitasyon için sıçrama tahtası olabilir. Bu aşamada iyileşme duygusu ve özgürlük için yeterlilik ve hazırlık vardır. Boşanmaya ait kızgınlığın yerini objektif bakış almıştır. Araştırma ve sıkı çalışma evresinde tekrar oto kontrol oluşur. Kendine ve başkalarına karşı oluşan iç görü, ilave girişim ve araştırmalar için cesaret verir. Önceden tanımlanan amaçlar şimdi özgün ve gerçekçi hal alır. İlişkilerde yeterlilik, pasiflik yerini aktif katılım almıştır.

BU YAZILARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

1 Yorum

emel 22 Mart 2012 - 23:05

birde biz hala aynı evi paylaşıyoruz ve dava süresincede böyle olmak zorunda bu dava sürecini etkilermi

Cevapla

Yorumunuzu Bekliyoruz !