Anasayfa Sizden Gelenler Birlikte yaşamak mı? Evlilik mi?

Birlikte yaşamak mı? Evlilik mi?

Yazar: Ayşe Türkmen

Ayrılıklar hüzün verir insana…
Boşanan korkar evlilikten.
Ve ben…

Yeniden evlensene dense ödüm kopar, sesim kısılır, kalbim çarpar boğulurum.
Sonra mutlu yuvalardan gelen çocuk sesleri gelir aklıma
Piknikte, salıncakta çocuğuyla ilgilenen bir baba görürüm kızımın gözlerinde,
Aklım karışır, acabalar boğazıma düğümlenir.

Peki ya birlikte olup, evlilik stresine girmeyenler
Pek çok çift boşanma seremonisi ve aile baskısını yaşamamak uğruna
Birlikte yaşamı, geleceği imzalara endeksli yaşamamayı tercih ediyor.

Bekâr insanlarsa evlenebilirler elbette ama…
Sorun çoğu zaman ikisinin ya da birinin evliliği ve ayrılığı tatmış olmasından kaynaklı.
Bir daha boşanırsam çevre ne der korkusu
Ha birde boşanmış aile çocukları var ki onlar ancak aşk evliliği düşünür.

Başta yadırgadığım bu hayat düzenini sorgulamaya başlar oldum.
Sebep sonsuza kadar böyle gitmek, toplumu yozlaştırmak,
Modern yaşam falan değil. İşin özü insanların birbirini tanıma çabası.

Zira kimse bir –iki yıldan kendini farklı gösteremiyor.
Evet, rollerimize göre giydiğimiz elbiselerimiz,
İnsanlara farklı gösterdiğimiz yönlerimiz, yüzlerimiz var. Ama bu çok sürmüyor.
Kişi evinde rahat edip çıkarıyor üstündeki sahte kimliği.
İşte o zaman tanıyorsunuz o kişiyi.
Evliliğin ilk yılı değişti, tanıştığımızda böyle değildi olayı işte burada patlak veriyor.
Birlikte yaşarken herkes kendi gibi.
Herkes doğal.

Toplum ve ben buna hazır olmasak ta, insanlar göründüğü gibi olmadıkça
Bu yol herkese açık, toplumda rağbet görecek gibi gözüküyor.

BU YAZILARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

8 Yorumlar

ümit 02 Ağustos 2011 - 23:42

Hayatımızı birleştireceğimiz kişiyi yıllar öncesi gibi çok azalan bir şekil olan görücü usulü tanımıyoruz artık,arkadaş ta seçmiyoruz neticede arkadaşlarımızın gerçek yüzlerini görmemiz pek uzun sürmüyor ya biz ler görüyoruz yada çevremizdekiler uyarıyor.Ama hayatımızı birleştireceğimiz kişiyi secerken neden söz yada nişanlıklık dönemlerinde cicim aylarını yaşarız gözlerimizi acmayız hoşumuzamı gider sorunsuz gezmeler yemekler. Birde 2 evliliklerimizde 1 evliliğimiz gibi sonuçlanacağını zannederiz Özdemir ERDOĞAN isimli şarkıcımızın dediği gibi ikinci baharı ben buna birinci baharı yakalamaya çalışmayız.

Cevapla
ali 04 Ağustos 2011 - 20:23

Evlilik zehir gibi birşey. Ne gerek var kendi kendine zindana girmeye.25 yaşındayım, en güzel yaşlarım. Bu yaşlarda sorumluluk düşünmeye ne gerek var.Hemde evlilik değişmek zorunda kalmaktır, değişmek kötü bir durum. Birlikte yaşayın, özellikle 2 farklı özellikle kadınla birlikte. Birisi kumral, diğeri sarışın olsun. Birisi evcimen, diğeri serseri olsun. Ne güzel bir yaşam süreceksiniz emin olun görürsünüz..

Cevapla
erdem 09 Ağustos 2011 - 23:37

Evlilik , saygınlığın ve ahlaki değerlerin korunduğu , sevgi ve güvene dayalı, ruhsal ve bedebsel paylaşımların doğallığının yaşandığı bir yaşam birliğidir .

Gerçek şu ki insan yalnız bir yaşama uygun bir varlık değildir. Her insanın ruhsal olarak bir arayışı, istemi vardır. Kişi öncelikle kendi içinde ne aradığını ve neyi istediğini net bir şekilde ortaya koymalıdır. Daha sonra toplumsal yapının bir parçası olarak arayışını ve isteğini nasıl ve ne şekilde gerçekleştirebileceğini sorgulamalıdır. Her ne kadar birey olarak kendi hayatımızı yaşasakta toplumun bir parçasıyız. Toplumsal olguları hiç bir zaman gözardı edemeyiz.

İnsan olmak bir değerdir ve bu değeri korumak her insanın asli sorumluluğu değilmidir? Bir insan olarak kendimiz için neyin önemli olduğuna öncelikle kendi içimizde bir karar vermeli ve bunu toplumsal yapı içerisinde nasıl yaşayabileceğimizin ve gerçekleştirebileceğimizin yolunu tespit etmemiz gerekmez mi?

Bir evlilikte, ömür boyu süren mutluluk ve aşk mümkün müdür? Mutluluk ve aşk temelde ruhsaldır. İnsanları birbirine çeken ve birbirinden iten asıl neden ruhların uyumu ya da uyuşmazlığıdır. İnsanlar evlenirken ruhsal kriterlerden ziyade sosyal ve ekonomik kriterlere göre seçim yapmaktalar. Sonrasında bu evlilikten kurtulabilmek için nerdeyse her şeyini vermek için gönüllü bir hale gelmektedirler. Doğru insan ile yapılan bir evlilikte ömür boyu sürecek aşk ve sevginin mümkün olduğuna inanıyorum ben. Karşımıza çıkan bir kişinin doğru insan olup olmadığının cevabınıda yine kendi içimizde bulabiliriz. Aşk varsa gerisi teferruattır. Amaç aşk ve mutluluk ise insan önce kendi içine, ruhuna bakmalı ve anlamalı objektif bir şekilde ve diğer kriterleri bir kenara bırakarak.

Cevapla
kemal 17 Ağustos 2011 - 12:31

Namus onur şeref in olmadığı birliktelikler cıkar ilişkidir.Her zaman cevrelerinde bu türlü arkadaşlar olduğu için mutluluğu bırakın sadece cinsel mutluluğu bulurlar gerçi onların amacı da budur.

Cevapla
ÇİCEK 17 Ağustos 2011 - 14:15

Ayşe Hanım neden bekarlar evlenebilir ikinci baharını yaşamak isteyenler yapamaz diyorsunuz. Ben eşinden ayrılalı 6 sene olmuş bir bayanım 2 tane evladım var şu an birbirimizi çok iyi anlayan saatlerce dertleşebilen başkalarına ve hayat mücadelesine karşı el ele tutusup,az da olsa insanlarımız arasında onur şeref ve haysiyetine önem veren 2 birey olarak aile olma kararı aldık. İnanın gayette mutlu olacam.

Cevapla
HAYAT 04 Eylül 2011 - 18:42

Ayşe Hanım neden bireyler 2.evliliklerinde mutlu olamazlar düşüncesindesiniz.Katılıyorum bir yerde size ama sunu da acıkça ifade ediyorum mutlu olmayı kendinize layık gördüğünüz anda mutlu olacaksınız inanın önce kendinizi mutlu olmaya alıştırın.Geçmiş evliliğimizde yasadıklarımızı bir kenara atamadıktan sonra 2. evliliği yakalamamız zordur.Her seyi gecmişle bağdaştırırsınız.Birlikte yasamak mı eger ileride ufukta Güneş’i görebiliyorsanız neden olmasın, 7 kocalı hürmüz gibi değil. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Dini nikahı zamanında bekar bayanların da birer aileleri olduğunu belli etmek amaçlı sünnet kılmıştır.Ama sizinde dediğiniz gibi zamanımızda böyle mi sadece yapılan işi meşrulaştırmak olmuş.Her iki taraf ta istediği gibi ilişkilere devam ediyor.Oh ne hala ilişkilerde sahiplenme yok sahiplenme de olmayınca rollerimize göre giydiğimiz elbiselerimizi çıkatmak zorunda değiliz. Katılıyorum rolere göre elbise değiştirmenin arkasında ailesine sahip cıkmayan,zorlukların üstüne gitmeyen,Dayakcı,Alkolük,Hanım evlatları eşler olduğu zaman dediğiniz gibi sahte kimlikli eşler dir.Bir de Güven ama buda artık eşlere göre değişmekte.Ben güveni birbirimize bağlılıkla ölçerim bir diğeri kafasındaki senaryolara göre irdeler.İnanın hayat devam ediyor öyle veya böyle ama neden yanınızda sizi bir ailesi gibi koruyan,gözeten ve herseyden cok sahiplenme hırsı olan bir eş olmasın.

Cevapla
melek hoca 05 Eylül 2011 - 14:25

boşanmak kadınlarda marıfet olmuş rahat gezebılmek onuda taşımıyorlar dost deyıp başa bazı mevzuları kalka bılmek bıraz düşünün biz ne istıyoruz ağlamakmı başkasını harcamakmı yoksa ufacık bır evlatları alet edıp arkasına sığınmakmı evet kendınıze bu soruyu sorarsanız bız sız halk yorulmaz çunkı ınsan olarak hepımız değerlıyız eğerkı bır mevzu vaktımızı bır dosta harcıyorsak bu hak eden ınsanımız olsun cınsıyet ayrımı yapılmaz
kaqlbın kapısı ıçerden açılır eğer kazanmışsak yoksakı boşa bır fedakarlık kımseyı mutlu etmez

Cevapla
Mathilde 04 Haziran 2012 - 18:25

Aşıkken değil,aşk sevgiye dönüşünce evlenmeli insan.

Hem aşk öyle ömür boyu sürmez. Biyolojik olarak, bir kadınla bir ereğin çiftleşip meyve vermesi için 3 yıl boyunca salgılanan hormonlardır aşk hissini yaratan. “Ay evlenince çok değişti” cümlesi de, o 2-3 yıl salgılanan hormonların son kullanma tarihinin gelmesiyle başlar.

Başarılı evlilik, sevgiye dönüşen aşkla yapılır…

Cevapla

Yorumunuzu Bekliyoruz !