Anasayfa Sizden Gelenler Anne Babamla Evlensene

Anne Babamla Evlensene

Yazar: Selda ÇAKALOĞLU

Sil baştan yapmak çözüm getirecek miydi bir türlü düzene sokamadığı yaşantısına ve evliliğine? Ya incinen kadınlık gururu ve sarsılan güveni ne olacaktı? Affederdi affetmesine de unutabilecek miydi bütün olanları? Çok zor olacağını biliyordu ama oğlunun oyun haline getirdiği, gelip gidip yarı muzip yarı buruk bir ifadeyle söylediği söz kulaklarında çınlayıp duruyordu: “Anne, babamla evlensene!”.


Sırf oğlunun hatırı için denemeye karar verdi. Belki de endişeleri yersizdi; her şeyi unutup yeni bir başlangıç yaparlar, hatalarını telafi ederler, mutlu bir aile yaşantısına kavuşurlardı…


Bunun böyle olmayacağını ne yazık ki daha evlerine döndükleri ilk gün anlamıştı. Her ne kadar belli etmemeye çalışsa da pişmanlığı ve sıkıntıları ister istemez yüzüne yansıyordu. Oğlunun masum bakışlarla gözlerini ona dikip;”Anne, yoksa sen mutsuz musun?” diye her soruşunda gözyaşlarını boğazında düğümleyip zorla gülümsemeye çalışsa da bunda pek de başarılı olduğu söylenemezdi.


Kocasının değişmediğini ve de değişmeyeceğini daha ilk günden anlamıştı; huylu huyundan vazgeçmezdi ve güveninin, inancının kalmadığı bir insanla yaşamak eziyetten başka bir şey değildi.


“Dal, rüzgârı affetse de dal kırılmıştı bir kere!” Ayrıldığı zamankinden çok daha fazla çaresiz hissediyordu kendini. Hiçbir şeye tahammülü kalmamıştı; eskiden sabırla, sessizce katlandığı şeylere şimdi tepki veriyor, sürekli onun alttan almasına alışkın olan kocası her tartışmalarında iyice çığırdan çıkıyordu.


Bozulmuş bir saat gibiydi evliliği, her ne kadar tamir edilse de düzgün işlemiyor, geri kalıyordu. Oğlu da boşandıkları dönemdekinden çok daha mutsuzdu ve endişe içerisinde izliyordu anne ve babası arasında olan biteni, gitgide içine kapanıyordu biraz da onları kendisinin barıştırmış olmasının sorumluluğuyla…


Daha fazla zorlamanın bir anlamı yoktu, zararın neresinden dönülse kardı. En azından denemiş ve olmayacağını bu kez kesin olarak anlamıştı. Oğlu da iki yaş daha büyümüş olduğu için “boşanma” kavramını artık tam manasıyla idrak edebilirdi. Geçmişi silmek, acıların üstünü örtmek ne kadar zor olsa da artık geriye bakarak yürürse önünü göremeyeceğini ve tökezleyip düşeceğini biliyordu. O yüzden, bütün acılara sırtını dönüp yaşamın getirdiği yeniliklere kapı açmalıydı…

BU YAZILARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

2 Yorumlar

HASAN 27 Aralık 2010 - 12:09

CAN ÇIKMAYINCA HUY ÇIKMAZMIŞ 2. KEZ KİMSE DENEMESİN. BEN DENEDİM ACI BİR ŞEKİLDE HALA ÇEKİYORUM. EN KISA ZAMANDA DA KURTULMAYI ÜMİT EDİYORUM. 40 LI 50 Lİ YAŞLARDA OLUP DA ELELE GEZENLERİ GÖRÜNCE İMRENİYORUM. DEMEK Kİ YAŞ İLERLEYİNCE SEVGİ AZALIYOR DEMEK YANLIŞ. ÖNEMLİ OLAN O SEVGİ PINARINI KURUTMAMAK.

Cevapla
ceren 06 Ağustos 2011 - 13:08

aynen katılıyorum yazdıklarınıza deneyen biri olarak hakikaten huy değişmez

Cevapla

Yorumunuzu Bekliyoruz !