Anasayfa Boşanma ve Çocuk Aldatmalar ve yeniden evlenme çocukları nasıl etkiler?

Aldatmalar ve yeniden evlenme çocukları nasıl etkiler?

Yazar: Editör

Son yıllarda değişen ekonomik, sosyal ve kültürel şartlar nedeniyle anne-babaların boşanarak başka biri ile evlenmesi veya evlenmeden birlikte yaşaması ve eşlerin birbirini aldatması gibi durumlarda artış olduğu görülmektedir.

Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayten Erdoğan yetişkinler arasındaki ilişkilerdeki bu değişimlerin çocuklar üzerindeki etkilerini anlatarak, çocuklara nasıl davranılması gerektiği konusunda bilgiler verdi:

Eşiyle geçimsizlik yaşayan bir kadın veya erkeğin başkası ile flört etmesi çocukları nasıl etkiler?

Huzursuz, mutsuz, birbirine saygı ve sevgisi olmayan anne ve babadan oluşan evlilik ortamının çocuğun sağlıklı ruhsal gelişimi açısından sakıncaları olduğu bilinmektedir. Böyle bir durumda çocuk ruh sağlığında olumsuz etkiler kadın ya da erkeğin bir başkası ile flört etmesi değil, evde anne baba arasında yaşanan negatif olumsuz duygu ve davranışlar sonucu oluşur.

Başka biriyle flört; eve gelmeme, evde bağırıp çağırma, aşağılama gibi uyumsuz evlilik sonucu ortaya çıkan bir çok olumsuz durumun bir parçasıdır. Böyle ortamda büyüyen çocuğun bu stres faktörlerinden etkilenmesi normaldir. Çocuklar geçimsizlik sonucu ortaya çıkan bu durumlar karşısında içinde bulundukları yaş dönemine göre değişen özellikte çeşitli endişe ve kaygılar duyarlar.

Çocuklar, “annem babam birbirlerine zarar verecek mi, bana zarar verecekler mi, ayrılacaklar mı, kiminle yaşayacağım, evden taşınacak mıyım, annem veya babam nerede yaşayacak, okulum değişecek mi, bu yaz gene basketbol okuluna gidebilecek miyim?” gibi çok çeşitli kaygı ve endişelere kapılabilirler.

Ayrıca bu duruma gelmiş anne-baba daha çok kendileri ile ilgilenmek durumunda olduğu için çocuğa ayırdığı zaman, ilgi ve destek azalır, bu da çocuklarda sevilmedikleri, önemsenmedikleri duygularının ortaya çıkmasına neden olarak özgüvenlerinin düşmesine yol açabilir. Ek olarak, sorunlarla karşılaştıklarında onlardan yeterli desteği alamamalarına neden olarak yaşantılarında aksamalara yol açabilir.

Özellikle küçük çocuklar anne-babalarının evliliğinin başarısız olması konusunda kendilerini suçlama eğilimindedirler ve sık sık bunun doğru olmadığının hatırlatılması gerekir. Eşler arasındaki uyumsuzluğun hiçbir şekilde çocuğun suçu olmadığı ve anlaşamamalarının çocukla kesinlikle ilgili olmadığı mutlaka vurgulanmalıdır.

Ayrıca çocuklar kendilerine yönelik sevginin de geçici olup olmadığını sorgulayabilir: Burada karı koca ile anne-baba-çocuk ilişkisinin farklarından bahsedip, geçinemiyor olsalar dahi onu her zaman ve koşulsuz bir şekilde sevecekleri konusunda sık sık güvence vermeleri gerekir.

Geçimsizlik nedeniyle eşinden ayrılmış bir kadının erkek arkadaşının olması ve onu çocuklarıyla tanıştırması çocuklarda ne tür etkiler yapar?

Böyle bir durum oluştuğunda ortaya çıkabilecek olumlu ya da olumsuz etkiler çocuğun içinde bulunduğu yaş dönemine, anne ve babanın kişisel özelliklerine, çekişmelerin sürüp sürmediğine, çocuğun yaşadığı ortam ve düzene göre değişir.

Ayrılıktan sonra çocuğun sağlıklı uyumu için en önemli faktörler eşler arası çatışmanın bitmesi, çocuğun her iki ebeveyni de düzenli görmesi, yaşadığı ortamın sürekli ve düzenli olmasıdır.

0-3 yaş çocuğunun vereceği tepki, uyum ile 12-18 yaş arası çocuğun tepki ve uyumu çok farklılıklar gösterir. Küçük yaş çocuğu için diğer faktörler sağlanabilmişse annenin yeni bir arkadaşı olması bu kişinin olumlu biri olması halinde büyük sorun teşkil etmez.

Asıl babanın olumsuz bir figür olması, çocuğa yeterli ilgiyi gösterememesi durumunda ise aksine annenin olumlu özelliklere sahip, çocuğa sevgi ve destekle yaklaşabilecek erkek arkadaşının çocuk üzerinde olumlu etkileri olabilir.

Yetişkin bir erkek tarafından sevilip desteklenmel çocuğun özgüvenini arttırır, erkek çocuk için özdeşim yapılacak bir olumlu bir rol modeli oluşturur, kız çocuk içinse karşı cins tarafından sevilme ve değer verilme ihtiyacının karşılanmasına yardımcı olur.

Böyle bir durum ergenlik yılları içindeki çocukların daha değişik tepkiler göstermesine neden olabilir. Bazı ergenler için yukarıda bahsedilen olumlu etkiler sağlanabilirken, bazılarında bir çok negatif olumsuz duygu ve davranışların ortaya çıkması gözlenebilir.

Erkek çocuklar bu yaşlarda bazı çatışmaların yeniden uyanması, cinselliğin tanınması sonucu hem anneye hem, birlikte yaşadığı bireye olumsuz tavırlar sergileyebilirler. Kız çocuklarda ise cinselliğin abartılı yaşanması, anneye öfke gibi sorunlar ortaya çıkabilir.

Ergenler anne-babalarını mutlu görmek isteseler de, anne babalarının başka insanlarla birlikte olması karşısında karışık duygular beslerler. Anne ya da babanın başka biriyle çıkmasını hoş görmenin diğer ebeveyne sadakatsizlik olacağını düşünebilirler.

Anne ve babalar yeni eş seçiminde çocuklarının seveceği birini mi tercih ediyorlar ve eğer böyleyse, bu doğru mudur?

Anne ve babaların yeni eş seçiminde çocuklarının seveceği birini mi tercih ettikleri konusunda yapılmış bilimsel araştırma sonuçları olmadığı için bir yorum yapmam mümkün değil.

Eş seçimi çok karmaşık bir olay olup kişilerin eş seçiminde bir çok faktör rol oynar, çocuklarla uyumlu kişi olup olmaması bir çok faktörden sadece biri olabilir.

Eş seçiminde kişi için önemli olan kendi beklentilerine yanıt verip vermediğidir, anne-babanın kendine uyan bir eş seçmesi, onunla mutlu ve kendi ile barışık olması en azından mutlu bir ebeveyne sahip olma açısından çocuğa dolaylı olarak olumlu yansır.

Kendi sorunlarını çözmüş, üreten ve mutlu bir anne-babanın şüphesiz çocuğa önemli faydaları olur.

Çocuklar babalarının yeni eşi ile ilişkilerinde ne sorunlar yaşıyorlar, üvey annenin çocuklara yaklaşımı nasıl olmalı?

Burada en çok yaşanılan yanlış çocuktan yeni eşi annesinin yerine koymasının istenmesidir. Halbuki, çocuğun annesi vefat etmiş ya da ayrılmış olsa bile onun öz annesidir, yeni gelen kişi ancak bakım veren kişi olarak görev yapar, annenin yerini almaz. Bakım veren olarak çocuğa çok sevgi göstermesi ya da fedakarlıklar yapmış olması da bu durumu değiştirmez. Tabii ki çocuk ve bu kişi arasında bağlılık gelişebilir, iyi ve sağlıklı ilişkiler kurulabilir.

Diğer bir yanlış da ikinci eşin çocuklar tarafından sevilmesi ve kabul görmesi için annenin hatalarının vurgulanması ve hakkında olumsuz konuşulmasıdır. Bu durum da hem çocuğun özgüveninin zedelenmesine hem de her iki tarafa da tepki duymasına neden olur.

Çocuğun annesi hakkında olumsuz konuşmamak, bunu başarmak mümkün olmuyorsa hiç bahsetmemek daha uygundur. Çocuğun annesi hakkında konuşması, sorular sorması ise özellikle desteklenmeli, duygu ve düşüncelerini rahatlıkla ifade edebileceği ortamlar sağlanmalıdır.

Çocuklar genelde kendi öz babalarını mı yoksa annelerinin evlendiği ikinci babayı mı daha çok sevip kabulleniyorlar?
Asıl babanın olduğu, çocuk ile düzenli görüştüğü, çocuğun ihtiyaçlarını karşıladığı durumlarda annenin ikinci eşi çocuğun babası değil sadece annenin ikinci eşi konumundadır.

Böyle durumlardaki sağlıklı olanı budur çocuk her ikisinin yerini bilir ona göre uyum ve davranış geliştirir, kavram olarak da annenin ikinci, üçüncü eşinden bahsedilirken ikinci baba, yeni baba şeklinde bahsedilmesi yanlıştır. Bu durumda çocuğa gerçek babasının olduğu, eşler ayrı olsa bile bunun değişmeyeceği, eve gelen kişinin sadece annenin ikinci eşi olduğu babalık görev ve sorumluluğu olmadığı açık olarak söylenmelidir.

İkinci eşin tabii ki eşine ve onun yakınlarına karşı sorumlulukları vardır ve iyi bir eş karşı tarafın çocukları ve yakınlarına olumlu davranır.

Çocukların baba olarak sevip kabullenecekleri kişi olumlu özelliklere sahip olarak olumlu rol modeli yaratma, çocuğa yeterli ilgiyi gösterme, çocuğa sevgi ve destekle yaklaşma, ihtiyaçlarını karşılama gibi babalık görevlerini yapan ve sürdüren kişidir. Ancak babanın bu görevleri kendisinin yapmadığı durumlarda bu eksikliği karşılayan kişi ister amca, dayı ister ikinci eş olsun babanın yerini alabilir.

Çocuğun annenin yeni eşini çok sevmesi öz babasıyla arasındaki ilişkiyi nasıl etkiler?

Baba çocuk ilişkisi doyurucu ise annenin ikinci eşi ile çocuğun iyi ilişkiler içinde olması bir sorun yaratmaz, aksine babada olumlu duygular ortaya çıkmasına neden olur. Eğer karı-koca arasında boşanmaya rağmen çatışmalar sürüyorsa, babanın kendi yeterliliği hakkında şüphesi varsa baba-çocuk arası ilişki olumsuz etkilenir.

Aldatma sonucu bitmiş evlilikler çocukları nasıl etkiler?

Boşanma, ölüm olayları ve taşınma gibi stres yaratıcı doğal yaşam olaylarından biri olup, anne-babalar için olduğu kadar çocuklar için de sıkıntılı bir durumdur. Boşanma nedeni genel olarak eşlerin uyumsuzluğu olup, aldatma sadece bunun bir sonucudur. Boşanmanın çocuk üzerindeki etkileri, boşanma nedeni ne olursa olsun benzerdir.

Erişkinlerden farklı olarak, çocukların boşanma karşısında duygusal tepkileri içinde bulunduğu yaş dönemine göre farklılık gösterir. Genel olarak üzüntü, suçluluk, öfke ve kaygı hisseder ve bu duygularını da davranışları ile gösterebilirler. Anne baba arasında boşanma sırasında oluşabilecek çekişmelerden çocuğu uzak tutmak, çocuğun endişeleri karşısında açık ve dürüst davranmak, çocuğun yaşadığı ortamda sürekliliğin ve güven ortamının oluşmasını sağlamak çocuğun bu zor süreci daha kolay atlatmasına yardımcı olabilir.

Çocuğun boşanmanın getirdiği değişikliklere uyum sağlaması zaman alabilir. Boşanma sonrası bazı duygusal ve davranışsal tepkiler aylar boyunca ve hatta bir yıl boyunca devam edebilir. Bazı tepkiler ise daha geçici olup, ailenin durumu istikrara kavuştuğunda veya çocuğun rutini yeniden oluştuğunda kaybolabilir.

Bu tepkilerin mutlaka kalıcı sorunlara işaret etmediğini de unutmamak gerekir. Huzursuz, mutsuz, birbirine saygı ve sevgisi olmayan anne ve babadan oluşan evlilik ortamının çocuğun sağlıklı ruhsal gelişimi açısından sakıncaları olduğu bilinmektedir. Bundan dolayı anne babanın boşanma konusundaki suçluluklar üzerinde yoğunlaşmaktansa, yeni şartlar altında çocuk için en tutarlı ve huzurlu ortamın nasıl yaratılabileceği üzerine yoğunlaşmaları gerekir.

Çocukların boşanmayı izleyen duygusal endişelerinin çoğu, hassasiyetle ele alınmaları halinde, geçicidir. Çocuğun duygularına ilişkin olarak verdiği sinyaller konusunda dikkatli olmak ona yardımcı olmak açısından yol gösterici olacaktır. Ayrıca sancılı boşanma süreci sonrası yaşamını istediği gibi yönlendirebilen, düzenli bir yaşam tarzı oluşturabilen mutlu anne babalar çocuklar için de iyi bir model olabilirler.

www.aile.org

BU YAZILARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

3 Yorumlar

emin 05 Ekim 2012 - 08:58

eşimden ayrılalı 2 sene oldu şiddetli geçimsizliğinden dolayı kendi istegi tarafından ayrıldık cocukların fazla zarar görmesinden üzüntü duydugumdan onlar hakkında en ıyı olanı yaptım biliyorum çocular annesine verdi hakim yaş itibariyle olanlar çok büyük boyutlara geldi haksız olarak suç duyurusunda bulunması çocuklarımı benden uzak tutması kendi telefonlarını değiştermesi çocuklarıma aldığım cep telefonları dinleyerek yönlendirmesi çocukların telefonu kapatıp görüştürmemesi çocuklarım sağlık ve düzeni benden uzak tutması ve en son evlenmesi beden hala nafaka talep edip teddit etmesi çocuklarım aklına girip babalarını kötülemesinden kendimi kendisine karşı beni şiddet davet çıkartıyor sonuçlarını bildiğimden dolayı kendimi zor tutuyorum.ne yapmam gerektiğini avukatım vardı bundan dolayı seyirine bıraktım cünkü karşı tarafında 3 çocugu var bana ettiğini allah tan bulsun diyorum acaba diyorum çocuklarıma bi zarar gelirmi teşekkürler.

Cevapla
Seçil 14 Aralık 2012 - 13:47

Benim nişanlım evlenip ayrılmış eşiyle hiç görüşmüyor. 2.5 yasındada çok güzel bir oğlu var 2 haftada bir gün alıyoruz. Ben evlenince acaba buyudukce problem yaşarmıyız? Ben onu çok seviyorum oda beni çok seviyor ama öz annesi beni ona kötü tanıtıyor. Acaba büyüdükçe beni sevmezmi, ben ona çok içten bir ablası gibi davranırsam ileride annesine rağmen haksız olduğunu düşünüp bana adil davranırmı?

Cevapla
ÇAKIR 21 Şubat 2013 - 22:58

ERKEK KARDEŞİM 5 YILDAN SONRA AYRILDI.(6 AY OLDU.)KARISI AKRABAMIZDI.6 YAŞINDA BİR KIZI VAR.KARISI BUNU ALDATTI.AŞIĞINA DÖVDÜRTÜP KOLUNU SAKAT BIRAKTI.İŞSİZ KALDI BU YÜZDEN.AİLECE MADDİ MANEVİ DESTEKTE BULUNARAK ONA BİR CAFE AÇTIK ANTALYADA.ŞİMDİ BİR ARAYA GELMEK İSTİYORLAR.DAHA DOĞRUSU HERŞEYİ HALLETMİŞLER.ANLAŞMIŞLAR.EN SON DUYAN BİZ OLDUK.AİLECE HİÇ BİRİMİZ İSTEMİYORUZ.HATTA ANNEM BABAM REDDEDERİM DESE DE VAZGEÇMİYOR.KIZIM İÇİN YAPIYORUM DİYOR.KARISI YALANCI,DÜZENBAZ,HİLEKAR,HIRSIZ,….ANLAYAMIYORUZ.BUNU BİLE BİLE 2.KEZ NASIL EVLENİR?EVLENİRSE MUTLU OLUR MU?AYNI ŞEYLERİ YAŞARLAR MI? BUNA BENZER PEKÇOK SORU KAFAMIZI KURCALIYOR?

Cevapla

Yorumunuzu Bekliyoruz !