Ya Çocuğunuz Farklı Şeyler Anlatıyorsa Size?
-
Ben hep yaşananların, tecrübelerin, duyguların, düşüncelerin dillerde sözcükle, yazılarda kalemle değil, gözlerde tüm gerçekliğiyle hayat bulduğuna, anlatıldığına inanırım. Eğer gerçekten bakıyorsanız karşınızdaki kişinin gözlerine, gözleriniz onun yüzüne değil yüreğine dokunur. Saklayamaz sizden ne acısını ne üzüntüsünü ne heyecanını ne de mutluluğunu…Genelde konuşurken bakmayız karşımızdakinin yüzüne. Ya yaptığımız işe odaklanıp konuşuruz, sözde dinliyoruzdur onu. Ya da yüzüne bakarız; ama kafamızdaki yüreğimizdeki düşünceler bir bulmacadır onun yüzünde, çözmeye çalıştığımız kendimiz olduğumuz için karşımızdakinin gözlerine ulaşamayız; ama dinliyoruzdur onu. Ya da yalan söylüyoruzdur, yüzüne bakacak cesaretimiz yoktur başka şeylerle ilgileniriz; ama dinliyoruzdur onu. O yüzden konuşmalarda sık kullanılır “ Ya, hakikaten anlayamıyorum seni” cümlesi. Peki, kaçımız “Beni gerçekten anlamak istediğini düşünmüyorum. Beni, kurduğum cümlelerdeki sözcüklerin arasından kendine göre ayıkladıklarınla anlayamazsın zaten” cevabını verebiliyoruz?
Bir gün sevgisine, saygısına en önemlisi kendisine inandığınız kişinin sandığınız kişi olmadığına karar verip duygu ve düşünce geminizin rotasını ters yöne çevirdiğinizde sizinle hayat bulan ve şekillenen, yaşı kaç olursa olsun sizin avuçlarınızda hep minik kalan ellerin gözlerine bakmayı unutmayın.
“ Aman çocuk o daha; ne anlar” denir. Ama daha konuşmayı öğrenmeden gözlem yapıp hayatı tanımaya çalıştığını, gördüğü her şeyi belleğine kaydettiğini, yüreğiyle hissedip gözleriyle hareket ettiğini, aslında gözlerinde her şeyi barındırdığını unutmayın.
Kim bilir belki de kavga ederken siz gözlerinin önünde; o gelecekte bir aile kurmamaya, kimseye güvenmemeye karar vermiştir; onun için kimseyle konuşmuyor, yalnız kalmayı tercih ediyordur.
Belki de akşam yemeğinde şen kahkahaların sesi yerine kırılan tabakların ve görünürde yüze, vücuda; ama aslında yüreklere atılan tokatların sesi yükseldiği için o, şiddetin gücü temsil ettiğini kendine kabul ettirmiştir; onun için ufacık şeylerde arkadaşlarıyla kavga ediyordur.
Belki de kötülediğiniz annesi/babası onun için haklıdır; onun için sizi üzüyordur.
Belki de annesinin/babasının evi terk etme sebebini kendisi olarak görüyor, kendini suçluyordur; onun içindir hırçınlığı.
Belki de karınıza attığınız tokatın ardından duvara dayanmış sizi izleyen çocuğunuzu görüp “ Aslan oğlum/ Güzel kızım benim, odana git sen” derken siz; o,size “Ben de ileride böyle mi olmalıyım?/ Beni de ileride kocam böyle mi döver?” diyordur.
Belki de “Çocuğum için katlanıyorum” diyen annesine karşı “Beni bahane edip durma anne. Güçlü, onurlu, dik duruşlu annem nerede?” haykırışları yükseliyordur.
Ve belki de sessiz kalışlarla veya haddinden fazla yükselen seslerle kendini savunamayan; çabuk yenik düşen; yüksek sesi güçle eşleştiren; sevgisizliğin acımasızlığı ön plana çıkardığı veya hep olumsuzluklara takılan roller yüklüyorsunuz hayat sahnesinde sizsiz replikler de yazılmış olan oyuncunuza.
Ya çocuğunuz size anladığınızdan farklı şeyler anlatıyorsa gözlerinin derinliklerinde? Duygu ve düşünce geminizin rotasını değiştirip yolunuza devam etmeye karar verdiğinizde onun gözlerine gerçekten bakın. Belki de sizin göremediğiniz şeyleri anlatıyordur gözleri ve belki de sizde olmayan cesaret onda vardır. Unutmayın her kaptanın bir yardımcıya ihtiyacı vardır…
Bu yazıyı beğendiyseniz, lütfen yandaki butona tıklayınız --->



15 Ocak 2011 pm31 10:34
ben 26 yaşında bir bayanım 10 senelik bir evliliğim oldu şu anda eşimle boşanma aşamasındayız eşimin bana ve kızına ilgisizliği,sürekli eve arkadaş getirmesi onların yanında devamlı beni azarlaması,beni rencide edip çok üzdü arkadaşlarınında bunlar mutlu değil değip,bana sarkıntılık etmelerini sağladı 10 yıl boyunca hiç bir bayramda gezemedik ne bir yemek ne çarşı parka bile gitmedik hep beni ve kızımı yanlız bıraktı bizi hep başkalarına özenti içinde yaşattı ama bu zamana kadar sevgim bitmemişti ama artık soğudum kendisinden evden çıktığımda kızım benimleydi benim haberim olmadan kuldan kaçırdı kızımı ve bakamayıp ailesinin yanına gönderdi şimdi 3 aydır göremiyom beni çok seven kızım şimdi benimle konuşmuyor neden bilmiyorum eşim benim başka kişiyle yaşadığımı idda ediyor mahkemeye böyle sundu mahkeme kararı çocuğun ve bizim psikoloğun dinlenmesiyle kararını verecekmiş kızımın 7 yaşına kadar üstüne bir kat giyisi almamış ilgilenmemiş babalık görevini yapmamıştır bakmayıp ailesinin yanına 30 hanelik bir köye göndermiştir okul bir odalık küçücük yer 1,2,3,4,5 ler aynı sınıfta okuyorlar biz antalyada yaşıyoruz kızımızsa eskişehirin arıkaya köyünde yaşıyor sizce iyi birşeymi annesinin babasının yanında olmak varken başka yerde olsun burda daha iyi eğitim alır boş zamanlarında annesi ve babasınla onun psikolojisi daha iyi olacağını düşünüyorum ne yapmam lazım bilmiyorum ben olanları kısaca özetledim bana rica etsem yardımcı olurmusunuz