Panik Atak Nedir? Panik BozukluÄŸu
-
Panik bozukluk her 75 kişiden birinin yaşayabileceği ciddi bir ruhsal rahatsızlıktır. Genellikle ergenlik ve erken yetişkinlik zamanlarında başlayan , tam olarak nedenleri bilinmesede, muhtemelen yaşantımızdaki stresli dönemlerle ilişkili bir bozukluktur. Ayrıca genetik geçişinde mümkün olabileceğini gösteren araştırmalar da mevcuttur. Eğer ailenizde bu hastalığa sahip biri varsa, stresli bir dönemde panik bozukluğa yakalanma oranı da artmaktadır.Panik atak; hiç bir işaret vermeden ve görünürde bir sebep yokken, insanı ele geçiren ani bir korku şeklinde ortaya çıkar. Çoğu insanın sıkıntı ve stres yaşantısından çok daha yoğun bir duygudur. Panik atak sırasındaki semptomlar:
• Kalp çarpıntısı
• Nefes almada güçlük, boğulma hissi
• Korkudan donuklaşma
• Baş dönmesi kusma hissi, bulantı
• Titreme ve terleme
• Boğulma ve göğüs ağrısı
• Sıcak basması
• İğne batıyormuş hissi özellikle el ve ayaklarda
• Ölüm veya delirme korkusu
ÅŸeklindedir.
İnsan doÄŸasının tehlike algısıyla baÅŸetmek için geliÅŸtirdiÄŸi klasik ‘ kaç yada savaÅŸ ‘ mekanizması (binlerce yıllık insanlık tarihinde maÄŸara çağından beri, günümüze kadar geçen sürekli savaÅŸ, ölüm tehlikesi olan hayatta, insan türünün devamlılığını saÄŸlayabilmek için geliÅŸmiÅŸ bir sistem var vücudumuzda. Sempatik sistem adlı bu mekanizma, vücudu gerilime hazırlar ve stres anında aktive olur. Kısaca kana adrenalin salgılanması sonucu güç kol ve bacaklarımızda toplanır ve daha hızlı kan pompalamak için kalp normal atış hızının üstüne çıkar.) panik atak sırasında devreye girer ancak ortada gerçek bir tehlike yoktur. Öyleki uykudayken bile baÅŸlayabilen bu durum bir süre sonra hastanın hayat kalitesi için tehdit oluÅŸturmaya baÅŸlar.
Yukarıdaki semptomlara ek olarak panik ataklar aşağıdaki durumlarla karakterize edilebilir:
• Aniden ortaya çıkar ve hiç bir şekilde durdurulamaz gözükür.
• Korku derecesi, içinde bulunulan durumla pek alakalı değildir hatta gerçekte hiç alakası yoktur, abartılmış ve çarpıtılmıştır.
• Normalde birkaç dakika içinde geçen bir nöbettir, çünkü vücut ‘kaç yada savaÅŸ’ tepkisini daha fazla sürdüremez ancak kaygı düzeyi ve düşünceler bu tabloyu arka arkaya tekrarlayan ve saatlere yayılır bir hale getirebilir.
Panik atak tehlikeli değildir ancak korkutucudur, hasta çıldırmış ve kontrolden çıkmış hissine kapılır. Panik bozukluk korkutucudur çünkü başka komplikasyonlara yol açabilir, fobiler, madde kullanımı, depresyon gibi. Etkileri ataktan sonra yorgunluk, tükenmişlik hissinden, dış dünyadan uzak kalabilmek için tam bir sosyal izalosyana kadar gidebilir. Gerçekte, panik bozukluğu olan hastalarda oluşan fobiler, bir objeyle ilişkili olmaktan çok, tekrar panik atak yaşama korkusundan dolayı oluşmuştur. Bu durumda hasta panik atağı hatırlatacak veya tetikleyecek durumlar, yerler ve objelerden kaçınmaya başlar. Panik bozukluk tanısı için önemli semptom, tekrar atak yaşamaktan korkmak ve sürekli bunu düşünmeye başlayarak, atağı hatırlatacak veya tetikleyeceği düşünülen yer ve ortamnlardan kaçınmaktır.
Panik BozukluÄŸun Sebebi Nedir? Bedenimiz mi? Zihnimiz mi? Her ikiside mi?
Bedenimiz mi?
Anksiyete bozukluklarında genetik geçiş söz konusu olabilir, bazı hastalar ( kaygı bozukluğu, panik bozukluk hastaları) ailelerinde bu tarz bir rahatsızlık veya depresyon olduğunu bildirmişlerdir. İkizler üstünde yapılan araştırmalarda genetik geçiş olabileceğini destekler sonuçlar vermiştir. Panik bozukluk biyolojik bir bozukluktan ötürü de olabilir ancak bunu destekleyen pek çalışma yok. Kadınlarda görülme olasılığı erkeklere göre iki katı fazladır.
Zihnimiz mi?
Hayatımızdaki stresörler panik bozukluÄŸu tetikleyebilir. Kayıp veya ayrılık durumlarının panik bozuklukla iliÅŸkisi olabileceÄŸi düşünülmektedir. Bazı araÅŸtırmacılar, hayatımızdaki stresörleri ”termostat” sistemine benzetmektedirler. Stres durumları direncinizi düşürdüğü zaman, altta yatan psikolojik yatkınlık panik bozukluÄŸu tetiklemektedir.
Her ikiside mi?
Fiziksel ve psikolojik nedenler birlikte panik bozukluğu ortaya çıkartıyor gibi gözükmektedir. Keder haliyle birlikte panik atakta başlıyor gibi düşünülsede, hasta fiziksel tepkilerine odaklanarak ve kaygı düzeyini arttırarak da panik atağı başlatabilir.
Örnek vermek gerekirse; panik bozukluk hastası bir kişinin kahve içmekten, egzersiz yapmaktan ötürü kalbi biraz hızlandıysa bunu atağın başlangıcı olarak yorumlayabilir ve bu kaygı hali gerçektende panik atağı başlatabilir. Diğer yandan işin ilginç yanı egzersiz yapmak ve kahve içmek bile panik atağı gerçkentede başlatabileceğini gösteren çalışmaların olmasıdır.
Tedavi mümkün müdür?
Bir sağlık profesyonei tarafından tedavisi evet mümkündür. İlaç tedavisi ve psikoterapi birlikte daha etkin bir tedavi biçimidir. Bilişsel-davranışçı yaklaşımla yapılan terapi seansları etkin gözükmekte, kaygıyla başa çıkmayı öğretmesi açısından tedavi sonrası hastalığın nüks etmesini önlemek açısından da önemlidir.
Bu yazıyı beğendiyseniz, lütfen yandaki butona tıklayınız --->




Son Yorumlar