Eski Eş İle İlişkiler
-
Eşinizden boşanmış bir baba olabilirsiniz,Boşanma öncesi veya sonrasında eski eşiniz ile çok ciddi kavgalar, kırgınlıklar, tatsız olaylar yaşamış olabilirsiniz. Ama artık boşandınız. Çok büyük ihtimalle çocuklarınızın velayeti de anneye bırakıldı.
Olup biteni unutmanız gerekmiyor.
Hatırlayın ama kin ve nefret duyguları ile değil. Lütfen hatırladıklarınızı sadece yeni ilişkinizde size ışık tutacak deneyimler olarak değerlendirin.
Bundan sonra, çocuğunuzun annesi ile kuracağınız ilişki çok önemli. Çocuğunuzun iyiliğini istediğinize göre eski eşinizle iletişiminizi iyileştirmek zorundasınız.
Eğer eski eşiniz ile iletişiminiz iyi ise, o da sizin çocuklarınızla olan ilişkinizi destekleyebilir.
Eğer onunla dost kalmayı beceremezseniz, çocuklarınızı size karşı kullanıp, onlarla görüşmenizi engellemeye çalışabilir.Pek çok boşanmış annenin çocuklarını maalesef babaya karşı silah olarak kullandığını ve Türkiye’de bu tip annelerin sayısının 10 binden fazla olduğunu biliyoruz.
Çoğu sağduyu sahibi anne, çocukların babaları ile görüşmelerini destekler. Bazıları ise çocukların sorumluluğunu tek başına üstlenerek zorlanmak yerine babanın desteğini almak zorunda kalır.
Öte yanda, boşanmayı istemeden kabul etmek durumunda kalan bazı anneler ise yalnız yaşama korkusu, sosyal statülerini kaybetme endişesi, eski eşin maddi olanaklarından yoksun kalmanın üzüntüsü, terk edilmenin kızgınlığı ile eski eşlerinden intikam almak isterler. Eski eşten yüklüce bir tazminat koparmayı ve onu çocuklarına hasret bırakarak cezalandırmayı düşünürler. Çocukların beynini yıkayarak görüştüklerinde babalarına soğuk ve kötü davranmalarını sağlarlar. Bu durum genellikle uzun yıllar devam eder. Daha kötüsü, bazen ömür boyu sürer. Eski eşler birbirinin en büyük düşmanına dönüşür ve herkes – ama en çok da çocuklar – zararlı çıkar. Sonuç: Biri bitmeden yenisi başlayan mahkemelerde geçen, üzüntü ve kızgınlık dolu, boşa akan zaman, ziyan olan hayatlar…
Öyleyse, velayeti annesinde olan çocuğunuzun babasız kalmaması, sizin de babalığınızı sürdürebilmeniz için en büyük görev yine siz babalara düşüyor.
İşte bazı tavsiyeler:
1. Mümkün olduğunca sakin kalın. Eski eşiniz herhangi bir sebepten (bazen sebep yokken) size bağırırsa, özür dileyin. Bir şey kaybetmezsiniz. Kazanma hissi vererek öfkesini yatıştırmış olursunuz.
2. O sizin babalar gününüzü boş verse bile siz anneler gününde çocukların ona hediye vermesini sağlayın.
3. Sizin yanınızdayken, çocuklarınız rahatlıkla annelerinden bahsedebilsinler. Çocuklarınıza anneleri ile ilişkilerini desteklediğinizi gösterin.
4. Annelerini eleştirmeye başlarlarsa eski eşinizin tarafını tutun. Onu eleştirmeyin.
5. Eski eşiniz görüşme gününüzde çocukları göstermez ve telefonlara çıkmazsa onunla kavga etmeyin. Yasal yollara başvurun.
6. Eski eşinize haddini bildirmek gerekli olabilir. Bunu da yasal yollarla yapın.
7. Kazançlı çıkmanın tek yolu, soğukkanlılığınızı her durumda korumaktır.
8. Eski eşinizle iletişim kurmaya çalışırken dikkatli olun. Sizinle tekrar bir araya gelmek istiyorsa ve sizin buna niyetiniz yoksa kelimeleri dikkatle seçin. Artık her şeyin değiştiğini net bir şekilde anlamasını sağlayın.
9. Ne kadar çaba sarf etseniz de kavga çıkmasını engelleyemiyorsanız, onunla yüz yüze görüşmeyi kesip telefonla diyalog kurun. Telefon konuşmalarınızda da kavga çıkarma eğiliminde ise ve mutlaka bir şey konuşmanız gerekiyorsa onun daha sıkışık olduğu saatlerde konuşmayı tercih edin. Konuyu dağıtmasına fırsat vermeyin ve konuşmayı kısa tutup nazikçe bitirin.
10. Çocuklarla ilgili meseleleri konuşurken ortam gerginleşirse, konunun ilişkinize gelmesine asla izin vermeyin. Geçmişin muhasebesini yapmayın.
11. Görüşmeniz her zaman büyük problemlere yol açıyorsa, mektup veya e-mail ile haberleşin.
Bu yazıyı beğendiyseniz, lütfen yandaki butona tıklayınız --->



23 Kasım 2010 pm31 11:58
Peki erkeklerin 2. evliliklerini yaptıktan sonra da eski eşleriyle çocukları nedeniyle böyle sıkı fıkı olmaları yeni evliliklerini zedelemeyecek mi? Ben 2 yıllık evliyim. Eşimin de benim de 2. evliliğimiz. İkimizin de ilk evliliklerimizden 1′er çocuklarımız var. Eşimin çocuğunun velayeti annesinde ama buna rağmen biz evlendikten sonra çocuğu bize verdi. Ama evliliğimizin içinden bir saniye olsun çıkmadı. Sürekli çocuğu bahane ederek eşimle telefon görüşmesi mesajlaşma v.s devam etti. Evliliğimizin içinden ne zaman çıkacağını sorduğum da bu defa da çocuğu bana gönderin çıkacağım dedi. Ama yine olmadı. Yaklaşık 1 ay önce çocuk tekrar annesine gitti. Eşimin oğluna çok düşkün olduğunun farkında ve bunu sürekli kullanıyor. Bense eşime yapma dedikçe o daha fazla yapıyor. Aslında çocuğun istekleri annesinin istekleri ama bunu nedense eşim bir türlü anlamıyor ve bana ben seni değil oğlumu dinlerim diyor. Ve sürekli benimle yaptığı evliliği bir hata olarak görüyor. Bense evliliğimiz etkilenmesin diye eski eşimle en ufak bir irtibata dahi geçmiyorum. Üstelik çok sorunsuz tartışmasız bir ayrılık geçirmemize onlarsa hakaret dolu sorunlu bir ayrılık geçirmiş olmasına karşın. Artık eşim sürekli eski eşini savunur durumda ben yaptıklarından rahatsız oluyorum dedikçe o kadın ne yapıyor ki diyip duruyor. En ufak bir tartışmamızda boşanalım diyor. Başlarda insanlar ne der ikinci evliliği de başaramadı der düşüncesi korkutuyordu beni ama artık şiddet hakaret ve had safhadaki bencilliği nedeniyle boşanma korkusu, bir ömür boyu bu şekilde nasıl yaşarım korkusunun oldukça altında kaldı. Gelir düzeyi oldukça yüksek, bir sürü insana yöneticilik yapan bir kişi olmama rağmen sürekli sen bir hiçsin muamelesi görüyorum. Üstelik her açıdan eşime destek olmama rağmen. Yeterki o oğlunun ihtiyaçlarını karşılayabilsin, eski eşi sürekli para yüzünden bizi rahatsız etmesin diye her türlü sorumluluğu üzerime almaya çalışıyorum. Ama malesef yine olmuyor. Sanırım bu evliliğin bitme nedeni bir eski eş olacak (Tabi bu tek başına bir sebep değil ama sorunların arkasının kesilmemesi için çok önemli bir etken)
27 Kasım 2010 pm31 10:49
Önce merhaba arkadaslar diyerek baslamak istiyorum.Yaziyi okudum ve okurkende
yasadim.Ne yazikki arada cocuklar kullaniliyor ve cocuklarda ayni zamanda hem anneyi hem babayi kullaniyor kaba bir tabirle.Benim tavsiyem su olur…hemen
ayriligi düsünmek yerine biraz zaman tanimak mümkünse danismanlik yardimi almak…olaylara daha farkli bakarak hem kendinize hem cocuklara ve belkide
eski ese bile uzaktan yardimci olabilirsuniz…Bir cok insan yönetilebilinir belki aile iliskileri de ancak deneyimle yasayarak ögreniliyor…Siddet,agir sözlerinde cevabi mutlak verilmeli,verilmeliki bir ders olsun.Anne ve Baba kolay olunmuyor.
Sevgiler,selamlar…
Keriman Kaskan
29 Aralık 2010 pm31 22:46
Merhabalar. bende boşanmış bir kız annesiyim. Pek çok yazı okudum benzer şeyler yazıyor hemen hemen aynı şeyleri ezberlemiş şekilde kızımın babası halaları ve babaanneside HERKESLERE söylüyor. Boşanalı 2 yıl oldu ve kızım 2,5 yaşında. babasıyla aramızda 16 saatlik yol farkı var ve bu onun isteği, ben olduğum yerde kızımla kaldım o ailesinin yanına gitti. Maddi durumu iyi (5 MİLYAR ÜZERİ MAAŞ ALIYOR) olmasına rağmen bayramlarda vs arayıp kızımı yanıma getir deyip; maddi olarak uygun olmadığım ve küçük çocukla uzun yola çıkma cesareti gösteremediğim için götüremiyorum tabi bunu ona böyle açıklamayıp sadece hayır getirmicem gel sen al diyorum defalarca o ve ailesi tarafından bunun için kızını ona göstermemekle suçlanıp BİNBİR hakarete uğruyorum. KIZIMI MADDİ VE MANEVİ DESTEK ALMIYARAK BÜYÜTMEME,ONUN İSE KIZINI YILDA 1- 2 KEZ GÖRMEYE GELMESİNE RAĞMEN, KIZIM İÇİN BABASINI İYİ ANLATARAK HAYALİ BİR BABA YARATMAK ZORUNDA KALAN ANNE OLARAK BEN; HALA YAZIDAKİ TÜM HATALI ANNE DAVRANIŞLARIYLA SUÇLANIYORUM (KIZINI BABADAN SOĞUTAN ANNE, BABAYI KÖTÜLEYEN ANNE, BABAYI ELDE ETMEK İÇİN KIZI KULLANAN ANNE, BABANIN İLİŞKİSİNİ BOZMAK İÇİN KIZI KULLANAN ANNE).LÜTFEN HER YERDE HEP AYNI KLİŞE YAZILAR VAR AMA BOŞANAN ANNELERİN ÇOĞU BENİM GİBİ LÜTFEN BUKADAR TARAFLI OLUP BİZLERİ BU KADAR EZİP BOŞANMIŞ BABALARI DAHADA GÜÇLENDİRMEYİN
29 Aralık 2010 pm31 22:48
Merhaba Yasemin Hanım,
Biz kimsenin tarafını tutmuyoruz.Hatta bu konuda özellikle bir gayret sarfediyoruz diyebilirim.Sitemizde boşanmış babalar seslerini duyurabildiği gibi boşanmış annelerin de birçok yazısı bulunmakta.Her iki tarafın da düşüncelerini özgürce ifade edebilmeleri gerektiğini düşünüyoruz.Eğer sizin bu konuda yazacaklarınız varsa sitemizde seve seve yayınlayabiliriz.
29 Aralık 2010 pm31 23:02
HERKESE MERHABALAR
YAZIYIYLA İLGİLİ ELEŞTİRİLERİMİ İLETMEK İSTİYORUM
(Eğer onunla dost kalmayı beceremezseniz, çocuklarınızı size karşı kullanıp, onlarla görüşmenizi engellemeye çalışabilir.)DEMİŞSİNİZ ANNELİK ÇOK KUTSALDIR ÇOĞU ANNE BUNU YAVRUSUNA YAPMAZ TABİ İSTİSNALAR VARDIR GERİSİ BABANIN KENDİNİ AVUTMA ÇEVRESİNİ KANDIRMA TAKTİĞİDİR BENİM YORUMUM
(pek çok boşanmış annenin çocuklarını maalesef babaya karşı silah olarak kullandığını biliyoruz.) DEMİŞSİNİZ BÜYÜK İHTİMALLE BU YAZIYI YAZAN ANNE DEĞİLDİR ÇÜNKİ ANNELER BİLİRLER ÇOĞU ANNE BUNU YAVRUSUNA YAPMAZ TABİ İSTİSNALAR VARDIR
(Öte yanda, boşanmayı istemeden kabul etmek durumunda kalan bazı anneler ise yalnız yaşama korkusu, sosyal statülerini kaybetme endişesi, eski eşin maddi olanaklarından yoksun kalmanın üzüntüsü, terk edilmenin kızgınlığı ile eski eşlerinden intikam almak isterler. Eski eşten yüklüce bir tazminat koparmayı ve onu çocuklarına hasret bırakarak cezalandırmayı düşünürler. Çocukların beynini yıkayarak görüştüklerinde babalarına soğuk ve kötü davranmalarını sağlarlar. Bu durum genellikle uzun yıllar devam eder. Daha kötüsü, bazen ömür boyu sürer.) demişsiniz biraz taraflı cümleler yada annelik duygusunu bilmeyenler tarafından yazılmış cümleler değil mi?
30 Ocak 2011 pm31 09:49
Sayın Fatma;
Siz de böyle annelerdensiniz demek ki.
27 Şubat 2011 pm31 15:16
merhabalar gerçekten merak ediyorum hangi anne veya baba bu kadar cahilce düşünüp çocuğunu annesine veya babasına karşı bu kadar dolduruşa getirebilir…..hiç kimsenin farkına varamadığı varsada tam olarak düşünemediği şey herkese söylüyorum zaman o kadar kısa ki hangi birimizin 1 bir saniye sonra ne olabiliceğini bilme şansımız var , cahilliği bırakın da çocuklar bunu çekmesen … annesine gitsin … babasına gitsin mutlu olmak sizlerden çok onun hakkı kim ister ailesinin ayrı olmasını ama tabii şartlar uymayınca ayrılık kaçınılmaz ama çocuklar bu olaylarda hiç bir şekilde kullanılmamamlı bende babayım ve eşimle benimde problemlerim var ve emin olun her baba gibi bende çocuğumu çok seviyor ve onsuz bir dakika bile düşünemiyorum,,, evet evlendim ,,, mutlu olurum diye bekledim olmadı ama bunu hiç bir zaman çocuğuma ne yansıttım ne de yansıttırdım…çünkü benim çocuğumda her çocuk mutlu ve huzurlu olmayı hakediyor…. 3 günlük dünya … hepimiz kiracıyız bu dünyada ,netice de ölüm var sonun da unutmayın
27 Şubat 2011 pm31 16:06
benim sizlerden istediğim bu konuda yardım ne yapmalıyım: boşanmak bana dünyanın sonu gibi geliyor ve herşeyden önemlisi oğlumdan vazgeçemiyecek gibi onu görmeden birgünüm geçmeyecek gibi düşünüyorum onu çok seviyorum….eşimle 3 sene önce tanışıp 6 ay gibi süre içinde hem nişan hem düğün yaptım ve şimdi 9 aylık bir oğlumuz var fakat inanın hiç mutlu değilim eşim yönetici ve işyerindeki konumu çok çok iyi ben ticaretle uğraşan ve iyi bir konuma sahip bir işadamıyım bugüne kadar eşim ne isterse yaptım inanın yıllardır çalışırım … kendime yapmadığım imkanları eşime yaptım .eşimin adına ev aldım .değeri yüksek pırlantalar aldım….. dünyalar tatlısı oğlumun doğumunda eşime hediye olarak ne istersin dediğimde…….ben jeep istiyorum dedi. inanın hiç sorgusuz jeep aldım.ve ilk defa son 8 aydır hissediyorum ki ve herkesede söylüyorum parayla ne mutluluk ne huzur ne de sağlık hiç biri alınmıyor.. eşimi hiç birşeyden mutlu olmuyor sürekli yeni istekleri kendime yapmadığım şeyleri sırf mutlu olsun diye ona yaptım ve anladım ki kimseye olduğundan fazla değer vermeyeceksin….şu an evliliğimiz çok kötü ama hiç bir zaman bunu oğluma ne yansıttım nede yansıtırım asla yanın da tartışmalara girmem……ve şimdi sona geldim … hani çoğumuzun çıkmazda olduğu o sondayım ne yapacağımı bilmiyorum. eşim sürekli olarak tartışmak için elinden geleni yapıyor ve inanmayacaksınız belki ama bizim evimizde yemek pişmez evlendiğimizden beri 2 kez yemek pişti onuda nimettir söylenmez ama nohut yemeğini sanki yerken ağzınızda kırılmamış kabuklu fındık varmış gibi yedik..ve beğenmiyorsan sofradan kalkarsın……gibi terimlerle tartışytık….çocuğum şu anda 9 aylık ve inanın daha yeni yeni kıyafet almama izin veriyor daha önce ne aldıysam hiç birini beğenmedi ve giydirmedi…balkon da sigara içerken 5 dakikadan fazla kaldığımda bile tartışma konusu yapıyor….bugüne kadar sevgi saygı ve isteklerinin tümünü verdim ama ondan hiç bir şekilde saygı göremedim,benim yanımda kendi annesini bile çok rahat bir şekilde azarlıyor… gerçi annesi de çok rahat bir şekilde kendi eşini aşalarcasına bir kaç sefer benim yanımda bu tarz diyologlara girdiler.. ve eşim her defasında kızın ca tartışmalarımızda elini kolunu duvara vuruyor , bayılıyordu hastaneye götürdüğümde doktor sakinleştirici yapıp psikolojik olduğunu söyledi…ve eşim o günden beri sanki sorunlu olan o değilde benmişim gibi sen şizofrensin sen psikolojik sorunlusun ve rahatsızsın gibi ithamlarda bulunuyor ve inanın tüm samimiyetimle söylüyorum ben bu söyledikleri karşısında saece tamam sende psikologsun deyip hep sustum….şimdi diye bilirsiniz ki aile terapistine gitseydiniz gittik… eşim benden habersiz randevu almış beraber gittik ve doktor bana sizinle 4 seans yalnız görüşecez dedi tabii hay hay dedim .. ve ikinci seansda tek gittim derken test soruları başladı 200 soruluk ilk soru kendinizi ne kadar deli hissediyorsunuz…. gülermisiniz yoksa ağlarmısınız….. durun cevaplamayın ben söylüyorum … ben güldüm sesli kahkahalarla ve bu testi çözerken hastanenin içinde bekleme salonunda çözüyorum daha seans saatine 10 dakika var ve bu soruları görüşmeden önce çözmemi istediler…neyse aklınız karışmadan detaylara girmiycem ben kahkaha atıyorum ilk soruya tabiki deli değilim şıkkını işaretledim ve 5 metre yanımda tahminimce yeni evli bir çift oturuyor … gelen konuşma sesi aynen şu…….. beyfendi eşine bu arkadaş deli herhalde kendi kendine gülüyor diyor…..tabi ben sustum… doktorun yanına girdiğimde siz aile terapisti olarak böyle saçma soruları niye verdirttiniz dediğimde…. bana biz aile terapistliğinden önce kişinin psikolojisine bakarız dedi……ve o anda anladım güzel bir oyuna geldim…..kalan 2 seansada gittim ve doktor bana son seansa eşinizde gelecek dedi tabi dedim ve beraber son seansa geldik ikimizede test soruları verip ayrı ayrı çözün size yarım saat süre dedi 100 soruluk test sorular bitti ve doktor 1 hafta sonra gelin konuşalım dedi….1 hafta sonra gittik doktorumuz bize ikinizin de test sonuçlarına baktım ama hanım efendi kusura bakmayın siz hayatta herşeyi mükemmel olmasını isteyen ve bencil bir yapıya sahip olduğunuz ortaya çıktı dedi…..ve ben bu cevabı bildiğim halde bana bu olaylar 2800.tl ye patladı önemi yok ama bana en çok koyan şey eşimin hastaneden çıkıp eve giderken bu doktor hiç birşey bilmiyor…demesiydiiiiii………..işte ben bu sorunların altında boğuluyorum….. evde huzur kaçınca işyerinde de hiç birşey yapmak istemiyorsunuz o hale geliyor insan . ve inanın bir erkek olarak söylüyorum ki…eve gitme tek sebebim dünyalar tatlısı oğlum canım….sizden tek isteğim bu süreci nasıl atlatabilirim….. boşanmak istiyorum ama oğlum u kaybedecekmişim gibi korkum var… ona kıyamıyorum….
27 Şubat 2011 pm31 16:19
Merhaba Erol Bey,
İnsanlar mutlu olmak ve bir aile olabilmek için evlenirler.Bütün çabalara rağmen bir aile olamadığınızı, mutlu olamadığınız düşünüyorsanız, oturup bir değerlendirme yapmalısınız.Elinize kalem kağıt olarak, evliliğinizin artılarını ve eksilerini yazıp sizin için ne ifade ettiğini değerlendirebilirsiniz.Gerçekçi olmayan kaygıların sizi yönlendirmesine izin vermeyin.Kararsız kaldığınız bir konuda, o alanın uzmanından yardım almalısınız.Örneğin çocuğunuzun velayeti konusundan bir avukata danışmalısınız.Ya da kendinizi bir karar verecek durumda hisetmiyorsanız, kendinizin bulduğu bir psikologdan bireysel olarak yardım alabilirsiniz.
02 Kasım 2011 pm31 18:29
Sayın Fatma,
Yazımda (sizin de alıntı yaparken yazdığınız gibi) annelerden bahsederken “bazı”, “pek çok” ve “çoğu” gibi ifadeler kullanmaya özen gösterdim. Bu ifadelerin benim genelleme yapmadığımı göstermesi gerekiyordu.
Yani yazılanlar elbette tüm anneler için geçerli değil.
Boşandıktan sonra çocuğu ile ilgilenmeyen “bazı” kötü babalar olduğu gibi,
boşandıktan sonra çocuğunu babadan soğutmaya çalışan “bazı” kötü anneler de vardır.
Siz kabul etseniz de vardır, etmeseniz de.
Konumuz da zaten budur.
Kabaca bir genelleme yapmak gerekiyorsa “tüm anneler ve tüm babalar iyidir” dememiz gerekir. Keşke bu ifade gerçeği yansıtsaydı.
Benim yazımda söz edilen “bazı” anneler dediğim, sizin de “istisnalar” dediğiniz gruptur. Bu “istisnalar grubu” tarafından “babadan uzak tutulma işkencesi”ne maruz bırakılan çocukların sayısı, bizim tespitlerimize göre
2010 yılı itibarı ile 100,000 cıvarındadır.
Demek ki bu “istisna” rakamı pek de yabana atılmayacak cinstendir.
Bu rakamın nedeni de maalesef bu “istisna” anneleri göremeyen ve tüm anneleri iyi ve karşısına gelen tüm babaları da kötü zanneden “bazı” aile mahkemeleri hakimlerinin genelleme hastalığıdır.
(Lütfen tüm hakimleri kötülediğimi düşünmeyin, çünkü yine “bazı” sözcüğünü kullandım)
Saygılarımla,
Necil Beykont
10 Şubat 2012 pm31 15:47
Çocuklarını eski eşine göstermeyecek kadar medeniyetten uzak yaşayan kişiler burda yazan şeyleri umursarmı dersiniz? Boşanmadan önce “Hülya Avşar ne kadar medeni, çocuğu için eski eşiyle tatile bile gidiyor” diyen kadın şu an bana çocuklarımı göstermiyor. Tekrar evlendim diye beni cezalandırmaya çalışırken yavrularım baba hasretiyle yaşıyorlar. Kötülüyor beni sürekli. Bunun vebali kolay ödenirmi?