Boşanma Mal Paylaşımı
-
Mal rejimi genel olarak üç şekilde sona erer;
Kendiliğinden; Eşlerden birinin ölümüyle mal rejimi kendiliğinden sona erer.
Anlaşmayla; Eşler aralarında bir sözleşme yaparak da mal rejimini sona erdirebilir.
Mahkeme kararıyla; Mahkeme kararıyla sona erdirme üç şekilde olabilir;
Boşanma,
Evliliğin iptali,
Haklı nedenlerin varlığı halinde mal ayrılığına karar verilmesi.
Eğer mal rejimi Mahkeme kararıyla sona ermiş ise bu durumda sona ermenin başlangıcı dava tarihine göre belirlenir. Ve mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer. Mal rejiminin tasfiyesinde malların tasfiye anındaki değerleri göz önüne alındığından, birinin davayı olabildiğince uzatarak diğer eşin edinilmiş mallarındaki artışa ve bu artış dolayısıyla kendi payını arttırmasına engel olunmuştur.
Bu hususları düzenleyen 225. Madde hükmü şöyledir;
“Mal rejimi, eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin kabulüyle sona erer. Mahkemece evliliğin iptali veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hallerinde, mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer.”
Boşanmada mal paylaşımı,uzun, ayrıntılı ve zor işlemleri gerektirmektedir. Bu safhaları genel olarak yedi aşamada sıralamak mümkün;
1. Aşama
Sona erme malların geri alınmasıyla başlar. Md. 226 hükmüne göre; “Her eş, diğer eşte bulunan mallarını geri alır. Tasfiye sırasında, paylı mülkiyete konu bir mal varsa, eşlerden biri kanunda öngörülen diğer olanaklardan yararlanabileceği gibi, daha üstün bir yararı olduğunu ispat etmek ve diğerinin payını ödemek suretiyle o malın bölünmeden kendisine verilmesini isteyebilir. Eşler karşılıklı borçlarıyla ilgili düzenleme yapabilir.”
Eğer paylı malı kendisi alacaksa üstün yararını muhakkak kanıtlamalı (örneğin mal varlığında bir poliklinik var eşlerden sadece birisi doktorsa bu durumda üstün yarardan bahsedilebilir) ve diğerinin payını da peşin ödemelidir.
2. Aşama
Mallar geri alındıktan sonra değer artış payı hesaplanır. Değer artışı hesabı hem kişisel mallar hem de edinilmiş mallar yönünden geçerlidir.
Madde 227/1’e göre; “Eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur ve bu alacak o malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır; bir değer kaybı söz konusu olduğunda katkının başlangıçtaki değeri esas alınır.”
Sözü edilen katkı, para, ayın şeklinde olabileceği gibi emek şeklinde de olabilir. Madde 227/2-3’e göre “Böyle bir malın daha önce elden çıkmış olması halinde hakim, diğer eşe ödenecek alacağı hakkaniyete uygun olarak belirler. Eşler, yazılı bir anlaşmayla değer artışından pay almaktan vazgeçebilecekleri gibi, pay oranını da değiştirebilir.”
3. Aşama
“Bir eşin kişisel mallara ilişkin borçları edinilmiş mallardan veya edinilmiş mallara ilişkin borçları kişisel mallardan ödenmiş ise, tasfiye sırasında denkleştirme istenebilir.” (md. 230/1). Mal rejiminin sona ermesi halinde, sona erme anındaki mal değerleri esas alınır. Eşlerden her birinin bir grup mala ilişkin borçları, diğer gruba ait kısımla ödenmişse bunlar denkleştirilir (Örn; Eşlerden biri kendi maaşıyla sadece kendisi kullanmak üzere bir bilgisayar almışsa, (maaş edinilmiş mal olduğu için) edinilmiş malla kişisel mal elde etmiş olur. O zaman bu bilgisayarın değeri kadar kişisel mallardan değer azaltması yapılır.)
Mal sona erme anından daha önce elden çıkarılmışsa, değeri hakkaniyete belirlenir (md. 230/son). Eğer borcun hangi kısma ait olduğu belirlenemiyorsa edinilmiş mallara ilişkin sayılır (md. 230/2).
4. Aşama
Tasfiye sırasında bir takım değerlerin, edinilmiş mallara eklenmesi gerekmektedir. 229. Maddeye göre edinilmiş mallara eklenecek değerler şunlardır;
1) Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar.
2) Bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler.” Bu mallar yok olsa da değeri kadar ekleme yapılır.
“Bu tür kazandırma veya devirlere ilişkin uyuşmazlıklarda mahkeme kararı, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla, kazandırma veya devirden yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir.” (md.229/son).
5. Aşama
Belirlenen malların toplam değerinden edinilmiş mallara ait borçlar çıkarılır. Her mal grubunun borcu kendi grubunda kalacağından, kişisel mallara ilişkin borçlar çıkarılmaz. Burada değer eksilmesi göz önüne alınmaz.
6. Aşama
Altıncı aşama, Artık değere katılma aşamasıdır. “Her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar. Alacaklar takas edilir.” (md. 236/1). “Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma halinde hakim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.” (md. 236/2).
Eşler madde 237’ye bu pay oranını kendileri de belirleyebilir. Ancak mirasçıların saklı paylarını engelleme amacıyla yapılan sözleşmeler geçersizdir.
7. Aşama
Son olarak katılma alacağı hesaplanır ve değer artış payı ödenir. “Katılma alacağı ve değer artış payı ayın veya para olarak ödenebilir. Ayni ödemede malların sürüm değeri esas alınır” (md. 239/1). Ayni ödeme yapılacaksa bu durumda bir mesleğin icrasına ayrılmış birimler ve işletmelerin ekonomik bütünlüğü gözetilir.
“Katılma alacağının ve değer artış payının derhal ödenmesi kendisi için ciddi güçlükler doğuracaksa, borçlu eş ödemelerin uygun bir süre ertelenmesini isteyebilir.”
“Aksine anlaşma yoksa, tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür; durum ve koşullar gerektiriyorsa ayrıca borçludan güvence istenebilir.” (md. 239/2-3)
Eşler anlaşmayla sadece bazı paylarda belirleme yapabilir; tasfiyenin nasıl yapılacağına dair bir belirleme yapamazlar. Tasfiyenin aşamaları amir hüküm niteliğindedir.
Üçüncü kişilere karşı dava hakkı; Eşlerden biri, üçüncü bir kişiye karşılıksız kazandırmada bulunmuşsa ve tasfiye sonunda da borçlu eşin malvarlığı katılma alacağını karşılamaya yetmiyorsa, alacaklı eş madde 241 uyarınca üçüncü kişiye dava açabilir. Dava hakkı terekenin yetmemesi durumunda alacaklı eşin mirasçılarına da tanınmıştır. Bu durumda istenebilecek değer, edinilmiş mallarda hesaba katılması gereken karşılıksız kazandırmalardır ve üçüncü kişiden sadece eksik kalan miktar kadarı istenebilir.
“Dava hakkı, alacaklı eş veya mirasçılarının haklarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her halde mal rejiminin sona ermesinin üzerinden beş yıl geçmekle düşer.” (md. 241/2).
Bu konu hakkındaki Kanun Maddesi:
“Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önce evlenmiş olan eşler arasında bu tarihe kadar tabi oldukları mal rejimi devam eder. Eşler Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıl içinde başka bir mal rejimi seçmedikleri takdirde, bu tariihten geçerli olmak üzere yasal mal rejimini seçmiş sayılırlar.
Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girmesinden önce açılmış olan boşanma veya iptal davaları sonuçlanıncaya kadar eşler arasında tabi oldukları mal rejimi devam eder. Dava boşanma veya iptal kararıyla sonuçlanırsa, bu mal rejiminin sona ermesine ilişkin hükümler uygulanır. Davanın redle sonuçlanması halinde eşler, kararın kesinleşmesini izleyen bir yıl içinde başka bir mal rejimini seçmedikleri takdirde, Kanunun yürürlük tarihinden geçerli olmak üzere yasal mal rejimini seçmiş sayılırlar.
Şu kadar ki; eşler yukarıdaki fıkralarda öngörülen bir yıllık süre içinde mal rejimi sözleşmesiyle yasal mal rejiminin evlenme tarihinden geçerli olacağını kabul edebilirler.”
Bu yazıyı beğendiyseniz, lütfen yandaki butona tıklayınız --->




02 Mart 2011 am31 10:19
eşim ile bosanıyoruz.babada miras kalan evde oturuyorum.babam vefat etti.evin tapusu babamın üstüne.yakında tapuyu üstüme geçirecem.bu evdem eşim hak talep edebilirmi
23 Haziran 2011 am31 21:41
slm bn balıkesirde okuyan 17 yaşında bi lise talebesiyim ailem ggçimsizlikten dolayı boşanıyolar fakat şöle bi durum var hiç bi konuda anlaşamıolar özelliklede mal konusunda ve bn babamla kalıcağım çünkü annem beni istemiyor bn nafakamı alağaım zaten seneye öss sınavı var babam bi tek maaşıyla yetemez bana da mal konusu ne olacak şu an annem yazlıkta kalıyor ve eve sokmuyor gireyim attil yapayım diorum kabul etmiyor eşyalarımı alayım diorum vermiyor ne yapabilirim evde kalma imkanım doğarmı beliri zamanlarda ve nafkayı toplu miktardamı alırım nafaka dışında biş talep etme hakkım varmı üniveriteyi kazanırsam inş alacğım para yetmeyecek bana ne yapabilirim bu konuda yardımcı olabilirmeisniz bana
05 Ağustos 2011 am31 06:25
5 yıllık evliyim.Evlenmeden önce kooperatif usulu ev almıstım.Ne hıkmektir nıkahtan 2 ay sonra tapular dagıtıldı.Eşim ev üzerine bir hak iddia edebilir mi?
09 Ekim 2011 am31 19:59
Merhaba, ben iki yil once bosandim, mal paylasimi talebi hakki bosanma karari kesinlestikten bir yil sonra bitiyormus sanirim.Bu konuda bir kanun degisikligi varmi? Dava acip mal paylasimi talebinde bulunabilir miyim?Tesekkurler.
10 Ekim 2011 am31 07:43
ALACAK (EVLİLİK BAĞI İLE İLGİLİ, KATKI PAYI) – ZAMANAŞIMI SÜRESİ
Esas Yılı : 2003
Esas No : 12079
Karar Yılı : 2004
Karar No : 741
Karar Tarihi : 28.01.2004
Daire No : 13
Daire : HD
ÖZET: Evlilik bağı ile ilgili katkı payından kaynaklanan uyuşmazlığa ilişkin davada uygulanacak zamanaşımı süresi, BK.nun 125. maddesindeki 10 yıllık zamanaşımı süresi olup bu süre, boşanmanın kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
——–
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün sünesi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, davalı ile boşandığını, boşanma sırasında mala ve nafakaya ilişkin bir hüküm kurulmadığını, evliliği sırasında çeşitli işlerde ücret karşılığı çalıştığını, aldığı ücretin tamamı ile bütün ziynet ve takıları eşine verdiğini, birlikte kooperatif hissesine girmelerine ve otomobil almalarına rağmen her ikisinin davalı eşi adına işlem gördüğünü ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000.000.000 TL katkı payını istemiştir.
Davalı, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık taraflar arasındaki evlilik bağı ile ilgili katkı payından kaynaklanmaktadır. Davanın bu mahiyeti itibariyle uygulanacak zamanaşımı süresi sebepsiz iktisap hükümlerine ilişkin BK.nun 66. maddesi hükmü olmayıp, BK.nun 125. maddesi hükmüdür. Durum böyle olunca 10 yıllık zamanaşımı süresi boşanmanın kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağından ve bu süre henüz dolmadığından mahkemece işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken zamanaşımı süresi dolduğundan bahisle davanın zamanaşımı nedeniyle red edilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına (BOZULMASINA), peşin harcın istek halinde iadesine, 28.1.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.
20 Ekim 2011 am31 22:06
Merhabalar!!! Ben eşimden şiddet gordugum için, boşanma davası açtım.Asıl sorum; evlenmeden once eşimin bir dairesi vardı,evlendikten 2 yıl sonra dairesini bana sattı, borçlarım var diye,karşılıgında elden para alarak tapuda satış gerçekleşti,Ben boşanma davasını açmadan bir hafta once daireyı sattım,evdeki eşyaları alarak taşındım.Şimdi eşim bana dava açmış,evi geri alacakmış benden,onu dolandırdıgımı soyluyor, bana borcu oldugu halde yok diyor,ama elimde kendi el yazısıyla yazımış borç kagıdı var,zinet eşyalarımı borç olarak almıştı benden, ama geri odemedi,birde bir miktar senet var. 1 Evi geri alabilirmi? 2 Sattıgım paranın yarısını alırmı? İcraya versem bana olan borcu, zaten dairenin satış parasının yarısına denk geldigi için bu dava nasıl sonuçlanır acaba, ne olur bana yardım edin, bana olan borcunu geri istemezsem,daire parası bana kalırmı? imdiden çok teşekkur ediyorum her kese!!
26 Ekim 2011 am31 12:47
Sayın Zeygal,
Öncelikle eşiniz size dolandırıcılıktan dava açamaz. Zira ortada dolandırıcılık suçunu oluşturan maddi ve manevi suç unsurları bulunmuyor anladığım kadarıyla. Eşiniz sanırım size muvazaalı bir sayış yapmış. Yani evin rayiç bedelinin altında o evi size satmış. Bir kimse muvazaalı işlemine dayarak hak talep edemez. Evi geri alması mümkün değil. Eğer sattığınız kişiyle aranızla muvazaalı bir işlem yoksa. O kişi kanunda iyiniyetli üçüncü kişi olarak geçmektedir, ve evi gerçekten aldıysa artık onun üzerinden ev alınamaz. Sattığınız paraya gelince. Satılan ev sizin tarafınızdan evlilik birliği içinde alındığına göre yasal mal rejimine göre evet yarısı eşinizin olacaktır. Ancak boşanma davası açtım diyorsunuz. Davada tazminat talep ettiniz mi.Maddi tazminat ayrı manevi tazminat ayrıdır. Saydığınız bu ziynet eşyanızın alınıp verilmediği borcunun olduğu gibi delilleri maddi tazminatta kullanın.Ancak benim yazdığım cevaplar tamamen sizin yazdıklarınız bilgiler dahilinde.Detaylı bir şekilde ele almak lazım konuyu. Mutlaka bir avukata başvurunuz hak kaybına uğramamanız için.Zira kulaktan dolma bilgilerle yürütülmesi zor bir dava sizinki.
15 Kasım 2011 am31 19:58
ben 25 yıllık evli ve 3çocuk annesiyim.evliliğimin ilk yılından beri yani 25yıldır aklınızın alamayacağı hertürlü şiddeti,küfürü,aşağılanmayı yaşadım.eşim çok zengindir yalnız üzerine sadece oturduğumuz ev kayıtlı olarak görünüyor.boşandığımız zaman bana birşey vermemek için malvarlığını çocuklarımızın ve başkalarının üzerine yaptığını söylüyor.lütfen söylermisiniz eşimden ayrılırsam sadece oturduğumuz evin yarısınımı alacam diğer mallarını alamayacakmıyim.bana yol gösterirmisiniz neyapmalıyım..
16 Kasım 2011 am31 06:34
ben usuluna ve şartlarına uygun terk nedeniyle boşanma davası açtım. artık mahkeme boşanmamıza karar vericek ama eşim düğünde takılan takıları talep etti mahkeme altın fiyatlarının belirlenmesi çin bilirkişi tayin etti. ançak söz konusu takılan altınlar kendi ailem tarafından takıldığını şahitlerle ve mahkemeye sunmuş oldugum düğün cd siyle ispatlanıyor.ve söz konusu takılar düğün sonrasında borç altına girdimizden eşiminde rızasıyla bozduruldu borçlara ödendi. şimdi eşim bu altın bedelini benden alabilirmi? eşimiz aileside kendi takılarını evlerinde topladılar bende onları isteyemezmiyim ? hiç bir delil kanır olmadan varsayım olarak altınların 10-12 gram olan degeri 20 gramdan fazla gösterilmiş bu konu hakkında yorum yazarsanız sevinirim..
19 Kasım 2011 am31 15:28
merhabalar.ben 1 buçuk yıl evli kaldım.takıları biriktirdigimiz maaşlarımızı ve benim ailemin bana yolladıgı parayı eşimim üstüne bankaya verdik.boşandık ve mağdur oldum.ben bu parada hak talep ediyor muyum.
20 Kasım 2011 am31 21:07
Evlilikte çocuk yoksa eşlerden birinin ölümü veya boşanma durmunda edinilen malların durumu nasıl olur
02 Ocak 2012 am31 08:10
merhabalar.boşanma sırasında taraflar mal paylaşımı konusunda anlaşamazsa boşandıktan sonra mal paylaşım davası devam edebilir mi??
14 Mart 2012 am31 18:28
merhabalar ben 5 yıllık evlıyım ve 3 yasında kızım var evlılıgımızın ılk 2 senesınde evım yoktu daha sonra esımın kardesının evınde oturduk ve ben kendı calıstıgım parayla bırtakım esyalar aldım ve borcları hala tek basıma oduorum sadece ıkıncı el bı yatak odam vardı ve sırf o yatak odası ıcın benı karakola sıkayet ettı esım ve aılesı dger esyaların dekontları duruor bunlarda hak talep edebılırmı ve bu ıkıncı el esya ıcın suclu duruma dusermıyım bana yardımcı olursanız sevınırım lutfen mahkeme zamanı benım aleyhım de olurmu ve ayrıca bu ınsanlar bana agır hakaret ve suclamalarda bulunuolar napabılırım
16 Mart 2012 am31 09:20
bu yasayla sırf para için evlenen kadın veya erkeklerin evliliği arttı. Bir yakınımın maddi durumu gayet iyiydi, sırf para avcısı bir kadın aklını çeldi ve evlenmeye ikna etti, evlenir evlenmezde bir çocuk yaptı ve sonra planını uygulamaya koydu,şimdi çocuğu bir para aracı olarak kullanıyor, eşinin edinilmiş mallarına ortak olmaya çalışıyor ki evlilikleri süresince çalıştığı halde evliliğe 1 kuruşluk katkısı olmadığı halde…
bu çok büyük bir adaletsizlik değil mi? adalet sistemimizin buna karşı aldığı bir önlem yok mu? şimdi mal paylaşımıyla, yakınımın saf saf evlilik süresince aldığı bütün maillara ortak olmaya çalışıyor.
21 Haziran 2012 am31 08:16
mrb.ben 9 yıldır evliyim.şiddet gördüğüm için eşime boşanma davası açtım.bu sürede banka kredisi ile bir v satın aldık.evin kredisi benim maaşımdan kesiliyor.aylık 2.500 tl civarında.eşim tapuya evi satamaz diye tedbir koydurmuş.borç benim üzerime olduğu için geriye kalan 120.00 tl krediyi benim mi ödemem gerekiyor.eğer ödersem ev satıldığında parayı yarı yarıya değilde eşimde daha fazla bir miktarda damı alırım.yoksa evin ödemelrini yapmayıp bankanın satış yapması durumunda para yine ikiye bölünürmü?teşekkür ederim
03 Temmuz 2012 am31 10:53
ben 2003 te 6 ayında evlendim 2004 te 4 ayında yani 8 ay sonra daire aldım babam aldı daha dogrusu boşanırken eşim daireden hak idda edebilirmi sonuçta 8 ay gibi bir kısa sürede daire alınmaz diye düşünüyom yanlışmı düşünüyom bilmiyom
14 Ekim 2012 am31 04:39
Babamdan 2 ev kaldi alipp evi gecindiriyorum. 2 cocugum var onlarin masraflarini ssk maasimla karsiliyorum. Bosanmayi dusunuyorum. Esim Bosanirsak o kiralarin yarisi benim diyor . Bosandiktan sonra ne kadar sure ile Ben bu kiralarin paylasacagim. Bosandigim kisiyi babamdan kalan malin kirasiyla gecindirmek zorundamiyim olunceye kadar. Bu paylasacagim sure ne kadardir ?
Tesekkurler.
18 Kasım 2012 am31 19:24
20 yıl evli kaldık eşim emekli oldu.ankaradaki evimizi satıp altınlarımı birikimlerimizi ev aldık tapu aşamasında şiddet karşılığında evi terk ettim sonradan eşim evi satıcıdan eltimin uzerine almış nasıl hak idaa edebilirim
20 Aralık 2012 am31 20:50
2002′den önce iki adet daire aldılar. daireleri alırken erkek,ihtiyaç kredisi kullandı.Çevresinden borç para aldı.Borçlarını ödedi.Ancak tapularını kadının üstüne yaptı.2008′de 100.000TL banka kredisiyle kendi üstüne bir daire daha aldı.Kredilerini ödemeye başladı.İçkisi.kumarı,sigarası,ahlaksızlığı,geçimsizliği yoktu.Hanımına çok güveniyordu.Oysa kadın çoktan planlarını yapmış,herşeyi hesaplamıştı.Hayatında eşinin ve iki çocuğunun üzerine titreyen,şiddet uygulamayan kocasını yalan dolan ve iftiralarla bir belgeye dayanmadan bizzat gören bir tanık olmamasına rağmen şiddet gördüğünü öne sürerek,yasayı kendi menfaati yönünde kullanarak erkeği evden uzaklaştırdı.Erkek boşanmayı kabul etti.Diğer suçlamaları kabul etmedi.Kadının evden çıkmasını istedi.Ancak kadın iki evi olduğu halde evden çıkmıyor.Erkek boşandıkları halde tapulu evine giremiyor,mahkeme de kadını çıkarmıyor.Kadın iki evin kirasını alıyor. erkekten daha fazla geliri var.Bu evi de almak istiyor.Erkek kirada kalıyor.Çocuk için nafaka ödüyori?Bu konuda ne yapmak gerekiyor? Saygılşarımla…
03 Ocak 2013 am31 10:59
eğer çocuk varsa boşanma sırasında(taraflar anlaşırsa) tüm taşınmazlar çocuğun üzerine yapılıp 18 yaşına kadar satılamaz kaydı konulabilir mi
14 Ocak 2013 am31 07:33
1979 yilinda evlendim 2011 yilinda ayrildim bosanma sonuclandi mal paylasim makemesi halen sürüyor esimle evledigim tarihten beri hep calistim ve esim benle evlenmeden önce hic bir mal varligi yoktu beraber calisarak aldik malesef aldigi her seyin tapusunu kendi uzerine yapti yeni cikan yasada evlilik süreci icinde alinan malardan benim hakim varmi? saygilarimla
27 Ocak 2013 am31 21:53
2005 yılında evlenmeden önce arkadaş olduğum bayan parasını ödiyerek benim adıma ev aldı, ve biz bu bayanla 2006 yılında evlendik,daha sonra dan ayrılmak istediğini söyledi ve 2011 yılında ayrılmıyalım diye ben evin tapusunu onun adına satış yaptım, fakat 2012 yılında boşanma davası açtı ve resmen boşandık, şimdi bu durumda adıma evlenmeden önce kayıt yapılan bu taşınmaz kişisel malmıdır? evlilik içersinde iken ben evin tapusunu eşimin üzerine yapmam bu evi edinilmiş mal olarakmı gösterir ? ayrıca evlilik öncesi bankada bulunan bir miktar paranın evlilik halinde devamlı olarak faiz getirisi edinilmiş malmıdır? cevaplarsanız teşekkür ederim.