Ana Kuzusu Erkekler
-
Bu yazıyı beğendiyseniz, lütfen yandaki butona tıklayınız --->
Evlilik problemlerinin bilinmeyen ana nedenlerinden birisi de bağımlı çocukların evlilikleridir. Çocuğundan kopamayan bağımlı anneler hem çocuğuna hem de onun eşine neler yaşatıyorlar? Mutluluk hayali ile başlanan evlilikler bağımlı annelerin hangi davranışları nedeniyle kabusa dönmemektedir? Eşi ve annesi arasındaki rolünü doğru belirleyemeyen erkeklerin ruh dünyalarında neler yaşanır? Anneler neden gelinlerini çocuklarından kıskanır ve neden sürekli gözden düşürmeye çalışır? Eş ve anne ile sağlıklı ilişki nasıl kurulur doğru iletişim nasıl sağlanır? Tüm bu soruların cevaplarını Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi’nden psikiyatri uzmanı Dr. Barış Önen Ünsalver Hürriyet Gazetesinden Uğur İlyas Canpolatla Konuştu.
- Anne bağımlısı kişiler evliliklerinde de neden aynı alışkanlıklarını sürdürürler, annelerinden kopamazlar?
Çünkü başka türlü bir hayatı bilemezler. Anne, hayatlarında hep birinci sıradaki yerini korumuştur ve annelerinin yerini bir başkasına bırakabileceği söz konusu olamaz. Anneleri adeta kişiliklerinin bir parçasıdır. Annenin onayı olmadan kendi başlarına karar vermeleri neredeyse imkansızdır. Verseler bile anneden gelecek tepki korkutucudur.- Anneler çocuklarının evliliklerine müdahil oluşlarından dolayı mutsuz olmalarından neden rahatsız olmuyorlar?
Anneler çocuklarının mutsuz olduğunun ya farkında değildir, ya da yaptıkları müdahalenin doğruluğundan o kadar emindirler ki çocuklarının kendilerini anlayacağını ve hatta teşekkür edeceğini bile düşünebilirler. Bu anneler hala çocuklarını gerçek bir yetişkin gibi görememektedirler ve küçük bir çocuklarmış gibi onların hayatını düzenleme hakkını görürler kendilerinde.- Anneler ikinci kadın olarak mı görüyorlar gelinlerini?
Yanıtı biraz zor bir soru bu aslında Uğur Bey. Bilinçli olarak anneler ya da babaların çocuklarına cinsel duygular beslemesi kabul edilemez bir tabudur. Ama anne için bilinçdışında oğlu bir sevgili gibiyse gelin de “ikinci kadın” olarak görülebilir. Hatta bu nedenle oğullarının seçtiği gelin adayını bir türlü beğenmeyebilirler. Bunun yanı sıra eşleriyle ilişkilerinde duygusal doyum yaşayamayan bazı kadınlar oğullarını eşleri yerine koymuş olabilirler ve bu durumda oğullarının da kendilerini terk ettiği hissine kapılıp gelinlerini bir rakip gibi görebilirler.- Oğlu ve gelininin arasında yatan annelerin de varlığını duyuyoruz. Durum bu kadar ileri boyutlara varır mı gerçekten?
Ne yazık ki varabiliyor. Az önce bahsettiğim anne oğul sevgili ilişkisi her ne kadar bir tabu olsa da bazen bu durumun bilinçdışına atılamadığını görüyoruz. Bazen de sevgili ilişkisinde farklı olarak anne hayat boyu oğlunun ruhsal gelişimini o kadar çok engelliyor ki oğlu ruhsal yapı olarak adeta bir bebek gibi kalıyor. Nasıl bir bebek her şey için annesine ihtiyaç duyarsa o da kocaman bedenine rağmen bir bebek gibi davranıyor.- Anne bağımlılığı nedir tam olarak? Tanımlar mısınız?
Yetişkin bireyin sorumluluklarını yerine getirememe ya da yerine getirmesi gerektiğinde yoğun sıkıntı bunaltı yaşama ve kendi başına karar alamama, böyle durumlarda çözümü hep anneden bekleme tablosuna anne bağımlılığı denebilir. Hem kadın hem de erkekte olabilir. Aslında “anne” ile kastedilen her zaman biyolojik anne olmayabilir. Bebeklikten itibaren birincil bakıcıdan bahsedilmektedir. Doğumdan itibaren çocuk annesine bağımlıdır, bu bağımlılık bağlılığa geçemediğinde anne bağımlılığı oluşuyor.- Anne bağımlılığı nasıl oluşuyor?
Ortalama üç yaşına kadar çocuk anneye bağımlıdır. Üç yaştan itibaren çocuk yavaş yavaş anneden ayrılarak birey olmaya başlar. Artık annesi sürekli orada yanında olmasa da, anneye duyduğu özlem ve rahatsızlığa rağmen anneden ayrı olarak hayatını sürdürebilir. Bu döneme kadar doğumdan itibaren bebeğin yanında olma, ihtiyaçlarını karşılama, yani bebekle olumlu, doyurucu ve tutarlı bir ilişki kurmanın sonucu olarak çocuk anneden ayrılmayı başarabilir. Böylece anne yanında olmadığında ondan nefret etmez. Kendi başına oyun oynayabilir. Arkadaşlık ilişkisi kurmaya başlayabilir. Bu aşamalarda sorun yaşanmışsa, yani anne özellikle ilk üç yıl yeterince doyurucu olmamışsa çocuk anneden uzaklaşmaktan korkuyor. Ayrıca bebeğin ayrılmasında annenin verdiği tepki de önemli. Anne ne kadar doyurucu bir anne olursa olsun, eğer bebeğinden ayrılmaya hazır değilse ve bebeğin kendinden uzaklaşıp kendi dışındaki dünyayla tanışmasını engelleyen bir tavır sergiliyorsa gene anne bağımlılığı oluşuyor. Mesela çocuğu düşüp yaralanmasın diye sokağa çıkmasını engelleyen ya da hasta olmasın diye başka çocuklarla oyununa izin vermeyen anne çocuğun hayata karışmasını engelliyor. Böyle anneler “yapamazsın, beceremezsin” diyerek çocuğun becerilerinin gelişimini köstekliyorlar. Bazen de aşırı doyurucu bir anne çocuğun başka kişilere merak duymasını kendi sınırlarını zorlamasını engellemiş oluyor. Çocuğun her işini onun yerine yapıldığı, daha dile getirmeden istekleri anlaşılıp yerine getirildiği zaman çocuğun kendi başına bir şeyleri başarmak için arzusu olmuyor, bu yüzden de yalnız kalınca eli ayağına karışıyor.- Bu durumda yanlış eğitimin etkisi nedir?
Yanlış eğitimin pek bir rolü yok. Çünkü bu annenin kendi kişiliği ve eşiyle kurduğu ilişkiden etkilenen bir durum.- Anne bağımlısı erkeklere gölge tipler diyebilir miyiz?
Evet diyebiliriz rahatlıkla. Annelerinin gölgeleri ya da annelerinin bir uzantısı. Birey olamamış kişiler.- Hem anneyi hem de eşini idare etmek zorunda kalan erkek neler yaşıyor?
Sürekli yetersizlik, gerginlik, suçluluk duyguları yaşıyor ve bunlara tepki olarak kolay sinirlenme ve huzursuzluk gelişiyor.- Anne bağımlısı erkeklerde sanırım özgüven sorunu yaşanıyor? Neden burada dik duramıyor dersiniz?
Hayatta bir şeyleri kendi başına yapmasına izin verilmemiş kişi elbette ki kendine güvenemez. Dik durmanın kabul edilemez olduğu, öğretilmediği ve teşvik edilmediği yerde boyun eğmekten başka davranış beklememek gerekir.- Bu çocuklar neden eşine değil de annesine yönelerek mutsuzluğu seçiyorlar?
Anneyle kurulmuş olan bu sağlıksız ilişkide kendi başına var olamamış erkek adeta halen annesinden beslenmeye devam ediyor. Böyle olunca anneden ayrılmak ölüm demek olur. O halde yaşayabilmek için annesini seçmekten başka çare yoktur. Mutsuz da olsa bildiği tek yaşama biçimi budur.- Anne bağımlısı olan erkeklerin sık yaşadığı evlilik sorunları nelerdir?
Eşle sık sık tartışmalar, evlilikte mutsuzluk, cinsel ilişki sorunları olabiliyor.- Çocuğunu kendine bağımlı eğiten anneler baskın karakteri olan kişilerden mi çıkmaktadır?
Baskınla kastedilen müdahaleci, herkese kendi istediğini yaptırmaya çalışan, tüm dünya kendi etrafında dönüyormuş gibi hisseden kişilerse, evet böyle anneler kendilerine bağımlı erkekler yetiştirebiliyor. Bununla birlikte, kendi annelerinden yetersiz ilgi görmüş, evlenince de kocasından ilgi görememiş kadınlar anne olduklarında mağduriyetlerini sızlanarak, hasta olduklarında sıkıntılarını abartarak çocuklarının ilgisini alan geri plandaki kişiler de olabilir.- Bu anneler çocuklarına davrandıkları gibi eşlerine de davranmakta mıdır?
Çoğunlukla hayır. Zaten eşlerinden yeterli ilgi göremeyen kadınlar ilgiyi oğullarına aktarmaktadırlar denebilir. Kendisi de kendi kararını verme becerisine sahip olamamış anne ancak çocukları adına karar vererek neredeyse yetişkin bir insan gibi olur.- Oğlunu kendine bağımlı yetiştiren annelerin bazı korkuları olduğunu düşünebilir miyiz?
Yalnız ve ilgisiz kalma korkusu olabilir. Zaten çoğunlukla çocukluklarında kendi anneleriyle doyurucu olmayan bir ilişkisi olan kişilerdir.- Sevgi açlığı yaşamış olmanın bu yaklaşımda bir etkisi var mıdır?
Evet. Az önce söylediğim gibi anneyle babayla doyurucu bir ilişkisi olmayan kişi kendini güvenli hissedemez. Hayata bağlanması güvensiz biçimde olmuştur. Anne de aslında yetişkin olamamıştır.- Bir yandan da kendisini oğlu olmadan eksikli görme eğilimi var gibi geliyor bana ne dersiniz?
Elbette, anne olan kadın oğluyla birlikte bütün bir insan olabilmiştir çünkü. Oğlu onun eksik parçalarını tamamlama işlevi görmüştür hep.- Burada erkeğe düşen nedir? Bu durumu nasıl düzeltebilir?
Erkek, eşini ön plana almalıdır. Anneyi dışlamamalı, ama ona sınırlarını göstermelidir.- Bağımlılık ilişkisinde bir mesafe sorunundan bahsedilebilir mi o halde?
Elbette, bağımlı olunan kişiyle sınırlar karışmış gibidir. Anne çocuğunu halen karnındaki bebek gibi görmekte ve çocuk da hala annesinin bir parçası sanmaktadır kendisini.- Oğlu ile bağımlılık yaşayan anneler, çiftlerin cinsel yaşamlarına da olumsuz bakıyorlar mı?
Bazen gelinlerine karışan, tavsiyelerde bulunan, cinsel ilişkiyi sorgulayan anneler olduğunu duyuyoruz. Gelinine iç çamaşırı alan ya da dolaplarını karıştıran anneler olabiliyor. Oysa mahrem bir konu olan cinsel hayat sadece karı kocanın meselesi olarak kalmalıdır.- Anne bağımlısı erkeklerle evli olan eşler sanırım büyük bir yıkım yaşıyorlar?
Evet kesinlikle. Evlilik doyurucu olamıyor. Eşlerin kendilerine olan güveni sarsılıyor. Eşlerine duydukları saygı ve sevgi sarsılıyor. Çoğu zaman klinik depresyon ya da konversiyon bozukluğu denilen psikiyatrik tablolar gelişiyor ve tedavi görmeleri gerekiyor.- Onlara neler önerirsiniz? Neler yapmalılar?
Eşlerinin yaşadığı zorluğu, çaresizliği görüp, bu durumun kendileriyle ilgili olmadığını anlamaya çalışmalılar öncelikle. Buradaki sorunun anne-oğul ilişkisinde olduğunu düşünürlerse kendilerini sorundan dışlayabilirler. Eşlerine destek vermeye çalışmalılar. Ancak, eşlerine yaşanan sorunu da gösterip eşlerinin de “artık” bir yetişkin gibi sorumluluk alıp annelerine sınır koyma konusunda teşvik etmelidirler. Eşler kendi sınırlarını koyarak hep müsamahalı olamayacaklarını anlatmalılar.- Burada size göre tedavi gerekiyor mu?
Bağımlılığın derecesi ve yarattığı sorunların şiddetine göre evet tedavi gerekli olabiliyor.- Tedavide kimin destek alması gerekiyor? Anne mi, erkek mi? Yoksa her üçü mü?
Bence her üçü mutlaka psikolojik destek almalıdırlar. Profesyonel yardım zorunludur.- Sessiz kalınarak mutlu olunabilir mi?
Hayır. Sessiz kaldıkça zaman içerisinde kadınlarda depresyon gelişebilir, ya da boşanmaya kadar gidilebilir. Burada önemli olan çıkan sesin ne şiddette çıktığıdır. Yapıcı olmayan ve özellikle eşe karşı “hep annenin yanındasın” tarzında suçlayıcı yaklaşımlar işe yaramayacaktır.



01 Kasım 2010 pm31 10:40
türk erkekleri çoğu anne kuzusu o da nedeni anneler emeği güzel pişirirler
ve çocuklarına durmadan ediriyorlar.erkeklerde emeği çok severler onun için
anne ve emeklere çok bağlıdır
04 Kasım 2010 pm31 18:01
tam da benim yaşadığım durum, eski eşim (halen dava devam etse de)babasız büyümüş, annesi yememiş yedirmiş cinsten ve herşeyi kontrol etmeye çalışan bir kadın ki kontrol etti de 2 senelik evliliğim süresince.bense çok iyi bir üniversiteden mezun, çalışan, çocuğuna ve eşine çok iyi bakan, her zaman alttan alan bir kadın. ama yetmedi, eski eşime çok anlatmaya çalıştım bu şekilde olamayacağını ama ne mümkün annem de annem o ne derse doğru. sonuç; boşanma. adam annesini tercih etti, hatta dediği birşey var ki o da herşeyi özetliyo: “annem mutlu olsun da kendi mutluluğum önemli değil” 2,5 yaşında çok akıllı, sakin, tatlı bi oğlumuz var, onu bile gözden çıkardı, söylenecek birşey yok…
11 Kasım 2010 pm31 23:24
aynen yaşadığım durumu anlatmışsınız..eşimle annesi ve ablası yüzünden hiç bir zaman iletişim kuramadım ve bu evliliği 2 kez denedim…sonuç tekrar dava açıldı ve boşanıyoruz…çünkü annesi ile ablasını seçti…kızıyla beni bir kenara attı…2.5 yaşında bir kızım var..dünya tatlısı..evde hiç bir değeri yoktu…şimdi eşim 15 günde bir alıyor…evinde bir çorap bile layık görmeyen adam şimdi kızıma oyuncak alıyor…niye insan yanındayken bilmiyor..kendisi boşanmak istemiyor..ben ayrılalı 9 ay oldu…ama barışmak için hiç bir talebi yok…neye güveniceğim ben şimdi…
n
10 Ocak 2011 pm31 12:34
Ben de aynı durumdayım. Hep anlatmaya çalıştım. Sınırlardan ve sınırlarımızdan bahsettim ama olmadı. Defalarca boşanmanın eşiğinden döndük ama artık boşanmaya hayır demem. Ben de kızımla birlikte annesini tercih ederek rest çekilmiş biriyim
11 Ocak 2011 pm31 13:51
Bende aynı durumdayım.koskoca 10 yıl ve biri kız biri erkek iki çocuk.ama hepsi boş.onun için varsa yoksa annesi.10 yıl boyunca ayrı ev istegi ve sonuç hüsran.şu an iki çocukla annemlerdeyim.Dönmeyede hiçniyetim yok…..
15 Mart 2011 pm31 13:33
bende yakın zamanda bu durmda olacağım. sebep olanları allaha havale et…2,5 yıllık evliyim.malesef eşim ayrı evde oturacağız diye kandırdı.evlilik hazırlıkları herşey çok güzeldi.ailesinin maddi durumu iyi olduğu için ev alacaktık.beni 1 yıl ev eve dolaştırdı. her girdiğimiz evde hayallere soktu.. yeni alacağımız evi gez babam gez beğenmeye çalışıyoduk. derken düğün tarihi yaklaştı 6ay kala bana annesi gilin mahallesinden ev aldığını söyledi.başımdan kaynarsular döküldü. acaba nasıl bi evdi niye ordan almıştı? hani istediğim yerde ev alıp oturacaktık?verdiğim tepki karşıısnda kavgalar ettik.beni ikna edip en azından kira vermiyeceksin milyonlarca gelinden şanslısın dedi.ev daha tadilatlı diye düğüne 3 ay kala evi gördüm.olsun dedim kendimce nankörlük etme en azından ev aldı kira derdimiz olmıcak dedim bütün saflığımla.annesi gilin yaşadığı mahallede annesine 3 bina yakın bir apartmandı.biz evi düzmeye başladık bir şok daha yaşadım, annesi düğün için gelecek misafirler için benim alt katımdaki daireyi kiralamıştı. benim yeni haberim olmuştu.geçici bir süreliğine diyerek atlattılar. düğün oldu bitti. annesi alt kata taşındı…. yani zaten 3 bina ötede müstakil bi evde oturuyodu,benim alt katımı hani misafirler için geçici süre tutmuştu?bu arada binamız sıfırdı 25 dairelik apartman. ilk gelen bendim. tamamı boştu binanın.inandım mütahitten 1 aylığına gecıcı kiralanmıştır dedim. biz 2 yıl kavga ettik,halada ediyoruz. 2 kez 45 gün ayrıldık ,barıştık. her lafın içindeler, her planın içindeler,yemek beraber olsun istiyolar kanımca. ben ayrı ayrı ayrı diyerek tüy bitti dilimde.anlamıyolar.annesinin ütüsü, babasına kazak alıncak, annesinin poltosu temizlemeye gidecek,ablası hasta gece lak uyku sersemi annesi gelir.bi yemek getiri bişey ister.bölee anca 2,5 yıl gelebildik. şimdi aileler küs.kocam korkunç anneci.evi annesi aldı diye ömürlük bağımlıyız.ben böyle dert görmedim.oysa ne hayyallerle evlenıyosun, nedir bu kadar bağımlılık anlamıyorum…onlar yazmışlar planı bana verdikleri rolü zorla oynatıyolar. geçen hafta öğrendim kiraladığı yeri annesi satın almış.neden allahım neden diyorum?ben annesini silsin etsin demedim dememde hiç biz zaman ama bu kadar bağlı yaşamak nedir anlamıyorum?annesi gile gidince yemek yememden oturuşuma kalkışıma herşeye bütün aile dikkat eder bir hata bulupta mana çıkaracaklar diye ödüm kopuyo.. çünkü eşim herşeye sinirleniyo annesinin lafına he diceksin aksa kara diye tutturmıcaksın diyip aklına gelmeyen şeylerden kavga çıkarıyo.psikolojim desen allak bullak.bu arada üniversite mezunuyum iyi bir işim var 27 yaşındayım,özel sektörde eşimle malesef aynı işyerinde çalışıyorum.ayrı eve çıkma ihtimalimiz bile yok. eşim asla diyo…burası benim evim kocamın yanı diceksin diyo.erkek tarafı burası aileni unut gerekirse görüştürmem diyo… söyleyin ben napimmmmmm
06 Nisan 2011 pm31 08:32
valla şeydacım allah hepimize yardım etsin. bunun bir çözümü yok bence. benzer şeyleri yaşıyorum ben de. tek bir sorum var sana: eşini seviyor musun? kendine dürüstçe cevap vermelisin? evetse cevabın bütün bu çektiklerime değer diyorsan devam edeceksin dayanabildiğin yere kadar. düşün bir de eşin sana karşı hiç mi iyi davranmadı, hiç mi senin tarafını tutmadı, hiç mi pişman olup başka türlü telafiye kalkışmadı? en azından bunları yapıyorsa bırak annesinin dizinin dibinde kalsın. en azından evin ayrı. kapıyı kapat evinde zaman geçirmeye bak. ailesine gitmek zorunda kaldığında da resmi davran, az konuş, aldırma yani.
07 Nisan 2011 pm31 20:48
sakın çocuk yapma,eşinle konuş gerekirse ya ben ya annen de burdan çıkalım de,seni gerçekten seviyosa ev falan bahane,gelir,gelmezse bırak kalsın….biz ailesiyle uzun sürede görüşmedik şimdi ayrı şehirde oturuyoruz…yol yakınken…çok seviyorum dersen ona bişi diyemem ama durumun zor sana sormadan ev alması öyleyken böyle falan hayatını yönetmek bu…çocuk yapayım da deme çocuk eşini sana döndürmez sakın….
21 Nisan 2011 pm31 11:02
Merhaba,
ayni sorun bende de var. Esim annesine cok bagli. Kadin olmadik hastaliklar bulup ilgiyi kendine cekiyor. 3 Hafta önce yine esimle ufak bi kavgamiz oldu, esim beni babamlara birakti gitti. Ben onu hala seviyorum, ailem de bosanicaksin diyor. Ne yapicam bilmiyorum. Esim telefonlarima, mesajlarima cevap vermiyor. Cok caresizim. Bu arada 1 senelik evliyim, cok zor sartlarda evlendik (ailem esimi istemedi).
28 Nisan 2011 pm31 11:15
valla arkadaşlar benim eşimde aynısı annesi sürekli sömürü yapıyor ben eşimi seviyorum ama dayanacak gücüm kalmadı kadının eli hep üstümüzde 6 aylık bi oğlum var boşanmayı düşünüyorum 7 yıllık evliyim her yılı fitil fitil burnumdan geldi kadın daha önce boşatmış şu anda eşyalarında oturuyor ben anlatsam sizin yaşadıklarınız ne ki benim eşim felaket derecede bağımlı hiç kabahatim olmadığı çok uysal idareci bi insan olduğum halde hep annesi kardeşleri için benden bişeyler bekliyo benim ailemle olan ilişkimi çekemiyo acayip çıkmazdayım beni çok sevdiğini söylüyo ama nedense hiç değer vermiyo
11 Mayıs 2011 pm31 08:57
merabalar,
ayni sorunu bende yasiyorum,ben 6 aylik evliyim, ve esim beni 2 hafta önce terk edip gitdi türkiyeye, bide ben isdeyken.bana sadece ben gidiyorum kafami dinlicem, gelince bosanma islemlerine baslicaz diye yazmis.telefonlara cikmiyor, sonunda telinide kapatdi..babasi beni sucladi, annesi sevincinden agliyordu…balayimizdan sonra ogluna bu kizinan bosancan yoksa hakkimi helal etmem demisti..hergün iki saat tel konusmasi,4 hafta yanimza gelip kaldilar, haytimi zindana cevirdi..esimi aileme karsi doldurdu, yemeklerimi yemedi, ben is deyken esyalarimin yerini degistirdi, esimine ben yatarken sabahlara kadar sesis sesis konusmalar, benden gizli gizli izin almalar ve annesiyle tüm gün gecirmeler, annesi yatak odami bile dinledi, esim beni öpmüyordu, yüzü güldügünde veya masada bana biseyler uzatigiunda surat yapmalar ve ayni gün cok kötü hastalanmalar ..daha neler neler, ben ama esimi sevdigim icin hic bisey demedim, sustum, ama hastalandim…benimle konusmadan yüzüme demeden beni birakip gitmesi beni okadar yikdi ki anlatamam..ben hayata küstüm desem
15 Mayıs 2011 pm31 22:45
bu kaynana kıskaçlığından ne yapacağız bilmiyorum o kadar çaresiz kaldımki 4 yıllık evliğim ama sorsanız 40 yıllık derdim beni istenmeyen gelin olarak ifade ediyorlar beni ailemin maddi durumu olmadığı için küçük gördüler ama kendilerinde durumu yok eşim dinlemedi onları kaynamla altlı üstlü oturuyoruz her gün beni arayıp evdemiyim diye konturol etmesinden karşıma gecip oğluyla elele oturmasından düğün fotoğraflarımı görseniz kocam benimle elele tuşup resim çekilmesi gerekirken annesiyle elele çekildi timsağ göz yaşı dökmesinden kocama her fırsatta beni kötülemsimden hepsinden önemlisi 4yıl önce kendi işini kendi görüyordu biz evlendik beni kıskandığı için kendini saldı oğlu onunla daha çok ilgilensin diye kendini yatağa mahküm etti.gerçi istese kalkar ağa ama bü sefer ilgi çekemez şu an bakıcısı var başında ama kocamla gezip tozamıyoruz istediğimiz yerde kalamıyoruz hiç bi özelimiz yok giksek bile 40 takla atıp oğlunu geri getiriyor burnumuzdan getiriyor benim varlığım ona batıyor eşim bana destek olur ama ana kuzusu olduğu için yinede annesi ağır basıtor bu yüzden eşimle çok kavgalar etik çözüm olmadı sıkıntılardan beynimde tümör oluştu oğlunu insan nasıl kocası gibi göre bilir ben ne yapıcam bilmiyorum benden kaynanam ilgi bekliyor ama içimden gelmiyor çok soğudum onu görmeye tahalmül edemiyorum o derece nefret ettim o dili beni çok soğuttu
19 Mayıs 2011 pm31 15:09
merabalar allah yar ve yardimcimiz olsun kardeslerim….
20 Haziran 2011 pm31 14:17
mrhb esim annesine asiri bağlı benimle ilgilenmiyo bu da canımı cok sıkıyo
20 Haziran 2011 pm31 14:20
bnide aranıza alırmısınız cokyanlızım
17 Ekim 2011 pm31 08:31
ben ne yapayım.siz evleneli yıllar olmuş.ben evleneli daha 3 ay oldu.eşimle o kadar çok sorun yaşadık ki kaynanam yüzünden daha iki aylıkken boşanma kararı verdik.ama ben eşimi herşeyden çok seviyorum.ilk başlarda hiç birşey demedim.sustum ama sustukça nereye kadar.iki gün gitmesek üçüncü gün arıyor.benim adıma evime insanları çağırıyor.tabi o da onlarla beraber geliyor.laf sokup duruyor.her gittiğiğmizde cok yalnızımda bakanım yokta cok hastayımda diye yakınmalar,ağlamalar.oğlunu benden kıskanıyor.eşim benimle ilgilendiğinde suratı düşüyor,ağlıyor.ve eşime annen böyle böyle yaptı dediğimde bana kızması kadar içimi acıtan hiçbirşey yok.hem haksız yere mağdur oluyorum,hem suçlu ben oluyorum.cok canım sıkılıyor.eşim zamanla birbirinize alışcanız diyor ama benim hiç umudum yok…
17 Ekim 2011 pm31 20:46
DEEPNOT BU KADAR OLUR…YAŞANILANLARDAN ZİYADE YAZDIĞINIZ TARİH DİKKATİMİ ÇEKTİ..HANİ İNSANLAR DER YA ‘AAAA AYNI GÜNDE DOĞMUŞUZ’ DİYE BENDE AYNI GÜNDE BOŞANMA KARARI ALMIŞIZ DİYECEĞİM….ŞUAN NE DURUMDASINIZ BİLMİYORUM AMA İNŞALLAH HAYATINIZDA HERŞEY YOLUNDA VE ÇOK MUTLUSUNUZDUR…
17 Ekim 2011 pm31 21:02
SİZİN Kİ 3 AYLIKKEN BENİM Kİ BALAYINDA BAŞLADI.3.GÜN BOŞANMA KARARI ALDIK.SABRETTİM 20.GÜNDE ABİSİ DE eşi ailesinin yanına gittiği için bizimle yaşamaya başladı…güya bir kaç gündü sonra bir baktım ki daha ben 1 erkekle aynı evde yaşamaya alışmadan abisinede alışmaya çalıştım.20 günlük evliyim abisiyle eşimin çamaşırlarını ayrt etmek zorunda kaldım.ayıramamam benim kabiliyetsizliğimden değil olayı piskopatlığa döken ablası ve annesinin kocaman oğullarına aynı iç çamaşırı almasındandı…bu arada şunuda belirteyim ben yüksek lisansını bile tamamlamış kendi parasını kendi kazanan biri olmama rağmen bunu yaptım…şuan kendimi çok yıprattığıma pişmanım ama yaptığım fedakarlıklara hiç pişman değilim,çünkü verdiğim boşanma kararından hiç pişman olmadım…eğer olayların dışına çıkıp bakmayı başarabilirseniz sonunu görür ve doğru kararı verirsiniz…bu süreçte kimseden etkilenmemek çok önemli..bu kararı kendiniz vermelisiniz…mutluluklar
18 Ekim 2011 pm31 12:02
BENDE AYNI DERTTEYIM 2 SENELIK EVLIYIM ESIMIN AILESIYLE YASIYORUZ ESIMIN ANNESI SORUNLU BIRI SUREKLI YALAN SOYLEYEN IFTIRA ATAN IKI YUZLU BENCIL BI KADIN YUZUME ASLA BIRSEY SOYLEMEZ YUZUME HEP GULER AMA ARKAMDANDA SUREKLI KUYUMU KAZAR IFTIRA ATAR INSANLARA BENI SIKAYET EDER OGLUNU BENDEN ACAYIP KISKANIYOR SANKI GELINI DEGILIMDE KUMASIYIM ESIMDE ANNESINDEN AYRI BI HAYAT DUSUNEMIYO BEBEK GIBI HEP PESINDE ANNESININ NE MAL OLDUGUNU COK IYI BILDIGI HALDE HER ZAMAN ONUN TARAFINI TUTUP BENI EZER HER GUN ANNESIYLE ILGILI KAVGA EDIYORUZ ESIM ANNESINI SAVUNDUKCA BEN IKISINDENDE NEFRET ETMEYE BASLADIM EN KISA ZAMANDA ONUDA ANNESINIDE HAYATIMDAN ATICAM YASASINLAR ANA OGUL SONSUZA KADAR
26 Ekim 2011 pm31 08:01
ah kardeş kocamı o kadarçok seviyorum ki.vazgeçemiyorum.bile bile lades yani…onun için katlanıyorum.bakalım sonumuz ne olacak..
30 Ekim 2011 pm31 21:47
Slm arkadaslar sizi ck iyi anliyorum benle esim anlasamiyoruz 1,5 sene evliyiz ennesi bizim evliligimizi yonetiyo hala daha 1aylik gelinkn bas ucumda miska gordum bana ve esime yapmis kaynanam ya bu kaynanalar gelininden ne istiyorlar ya anlamiyorm hem evlendiriyorlar hemde durmuyorlar Allah hepimize sabir versin ve onlarin kotuluklerinden korusun.. Aminnnnnn….
15 Aralık 2011 pm31 10:20
bana çok yazık.ben şimdi hamileyimde.eşimle kavga ediyoruz annesi yüzünden.kadın hala evime bana sormadan insan cağırmaya devam ediyor.patlıcam birgün.ben eşimle onun hakkında konuşmaya başladığımda eşim bana sen annemle aramdaki ilişkiyi kıskanıyorsun dedi.bana dedi yaa.suçlu ben oldum üstüne.herşeyi çeken benim.bana eziyet ediliyor.ama onun bu sözünü asla unutmuyacağım…
03 Ocak 2012 pm31 03:11
slm arkadaslar ben tam 10 yildir evliyim on yil doyunca bisey anlamdim 2 cocugum 24 saat esim hep annesinden bahsediyor onsus su bile icmiyoruz kackere bosanmaya kalkistim ama beceremedim ne o annesinden vaz gecti ne ben ondan gercekten zor hepmiz icin herkese allah kolahlik versin